Ortaçağda Süsleme Sanatı

Ortaçağda Süsleme Sanatı

Ortaçağ insanı acımasız bir dünyada yaşadığı halde, canlı renklere ve zengin süslemelere düşkündü. Şövalyeler savaşlara, süslemeli zırhlar içinde giderdi. Din adamları altın ve değerli taşlarla süslü giysiler giyerlerdi. Önemli yapılar, kiliseler çeşitli renk ve süslemelerle bezenirdi.
Ortaçağda, süsleme sanatları daha çok manastırlarda yaratılıyordu. İncil ve diğer dinsel kitapların altın, gümüş, fildişi, mine ve değerli taşlarla süslü, çok ince deriden yapılmış kapları vardı. Keşişler el yazması metinlerde ve kitaplarda boyadıkları resimlerde de parlak renkler kullanıyorlardı.
Ortaçağda metal işçiliği de önem kazanmıştı. Britanya’nın ve İrlanda’nın Kelt asıllı ustaları kitaplarda kullandıkları motiflerin aynısı ile süsledikleri takı eşyaları ve dinsel eşyalar yapıyorlardı. Alman demir ve bronz ustaları, yarattıkları şamdanlar ve kilise kapıları ile Un yapmıştı. Katedrallerin kapı ve tahta bölmeleri görkemli süslemelerle bezeniyordu. Büyük kapıların tahta kısımları, ince bir beğeniyle yapılmış metal menteşelerle birbirine tutturuluyordu. Menteşeler yaprak ve çiçek motifleriyle süslüydü.
Bir tür metal işçiliği olan dinanderie yönteminde, pirinç ve bakırdan yapılan yararlı eşyalar gerçekdışı hayvan ve ejderha resimleriyle süsleniyordu.
Gotik mimaride pencerelerin taş kısımlarında görülen oymalara trachery adı veriliyordu. Bu oymalarda, çiçek, yaprak, dal gibi motifler kullanılıyordu. Bu motifler, mobilyalarda, duvar panolarında ve metal eşyalarda da işleniyordu.
Sivri kemerler daha çok gotik mimarisine özgüdür. Oysa taştaki yaprak motifleri gibi, sivri kemerler de diğer ev eşyalarında etkisini gösteren bir model oldu. Bu model, mobilya, resim çerçeveleri ve el yazması metinlerin süslenmesinde kullanıldı.
Ortaçağ, zırhlı şövalyeleri çağrıştırır. İlk dönemlerde zırh savaşçıyı ölümden korumak için yapılırdı. Gotik dönemin başında ise bazı savaş sporları ve oyunlar oynanıyor, yarışmalar yapılıyordu. Bu yarışmalarda takınılan zırhların süslenmesi yaygınlık kazanmıştı.Bu süslemeler, motifleri indirme yoluyla metal yüzeyine geçirmekle yapılıyordu. indirme bir metal plakayı asitle yakarak bir biçim çizme işlemine verilen addır. Kabarık motifler ise niello adı verilen bakır ya da gümüş – kükürt alaşımı ile yapılıyordu. Altırçgümüş ya da bakır tellerin oyulan çizgiler içine dövülerek yerleştirilmesi ile yapılan kakmacılık da kullanılan yöntemlerden biriydi.
Ortaçağda süslemecilik alanında pek çok değişiklik oldu. Gotik çağın son döneminde dinsel eşyaların yapımında bir azalma görüldü. Artık varlıklı tacirler dinsel eşyalar yerine ev eşyaları almak istiyordu. Bu eşyalar üzerine işlenen motifler, av sahneleri, savaşan şövalyeler ve bir bahçede oturan sevgilileri konu alıyordu. Vazolar, el dokuması halılar, giyim eşyaları, masa köşeleri göz alıcı motiflerle işleniyordu.
önceleri zırhların üzerine yapılan süslemeler son derece yalındı. Hep aynı yönde uzanan düz çizgiler süsleme işini görüyordu. Fakat taş oymacılığı zırhların süslenmesini de etkilemişti. Savaşa giderken kullanılanların süslemesi yine yalın kalmakla birlikte günlük giysileri tamamlayan zırhların süslemeleri zengin ve abartılı yapılıyordu. Ortaçağın son dönemlerinde ise zırh süslemeleri bütünüyle göz kamaştırıcı bir hale gelmişti. Zırhların üzerine hayvan, şeytan, aziz ve savaşan şövalye motifleri işleniyordu. Şövalyelerin kılıç ve kalkanları renkli figürlerle bezendi. Miğferlerin tepesine, şeytan, kuş, ejderha ve diğer hayvanlar yerleştirildi.

Yorum yazın