Ortacağ Dansı

Ortacağ Dansı

Ortaçağda savaş, kıtlık ve veba salgını çok sayıda insanın ölümüne neden oldu. Yazında ve resimde, ölüm, acımasız bir dansla tutsağını önüne katmış bir iskelet olarak betimlenir. Çoğunlukla, çaresiz kurbanlarını kendi temposuna uydurmak için keman çalar.
İlk Hıristiyan Kilisesinde dans, tapınmanın bir parçasıdır. Papazlar, dans alayını mihrabın çevresinde dolaştırırlardı. Aziz günleri, kilisenin bahçesinde dans ederek ve ilahi söyleyerek kutlanırdı. Zaman geçtikçe, dansların dinsel özellikleri azaldı. Bu dansların, eski Yunan ve Roma’daki pagan (tanrıtanımazların) ayinlerine çok benzediğini ileri süren Papa Zochorias, 744’de kilisede yapılan bu tür dansları yasakladı.
1212’de kilise, Feels Festivalini yasakladı; ama festival aynen yapılmaya devam etti. Paris’teki Nötre Dame Katedralinde, rahipler yüzlerini boyarlar ya da maske takar ve eski püskü giysiler giyerlerdi. Ekmek ve şarabın kutsanması ayininde dans edilir, şarkı söylenir, yemek yenir ve içilirdi.
XIII. yüzyılın sonunda kilise, dansı, dinsel oyunların bir parçası olarak kabul etti. İncirdeki öyküleri temel alan bu oyunlar, ilk kez papazlar tarafından sahneye kondu ve dansları yine papazlar yaptırdı. Daha sonraları toplum da bu oyunlara ve danslara katıldı.
XIV. yüzyılda Avrupa’nın birçok yerinde dans hastalıkları ya da Choreomanias denilen garip olaylar ortaya çıktı. Kalabalık insan grupları, çıl
gınca dans ederek dolaşmaya başladı. Kırlarda dolaşan bu insanların çoğu, kendilerini öldürün- ceye kadar dans ediyordu. Sağ kalanların bazıları ise, hayatlarının geri kalan kısmını titreyen bacakla acı çekerek geçiriyordu. Bugün ise, Choreomanias denilen bu insanların, zehirli çavdardan yapılmış ekmekten yiyerek zehirlendikleri biliniyor.
Ortaçağda soylu olmayan halk kesiminin dansa aşırı bir düşkünlüğü vardı. Köy çayırında yapılan köylü dansları, sert ve canlıdır. Erkekler eşlerini havaya atar, döndürür ve tutardı. Bu danslar köylüler için uygun sayıldığı halde, soylular için yeteri kadar zarif bulunmazdı. Soylular, köylü danslarını saraya yakışacak biçimde uyarladılar.

Yorum yazın