Hitit Sanatı Özellikleri

Hitit Sanatı Özellikleri Hakkında Bilgiler

Küçük Asya’daki Anadolu topraklarında Hititler diye bilinen eski bir budun yaşadı. Hititler İ.ö. 1400 dolaylarında imparatorluklarını doğuda Mezopotamya’ya kadar genişlettiler.
Bildiğimiz kadarıyla, Hititler küçük tunç yontular dışında bağımsız yontular yapmamışlardır.
Gerçekte, Hitit yontuculuğu; Hitit mimarlığının ayrılmaz bir parçasıydı, dolayısıyla bu iki sanatın birlikte ele alınması gerekir.
Hititler çok büyük boyutlarda yapılar yaptılar. Anadolu, Mezopotamya’nın tersine, taş ve kereste yönünden zengin bir bölgeydi. Hititlerin askeri, sivil ve dinsel yapılarının zemini taştandı. Hitit mimarlığının ilk döneminde üç, üç buçuk metre boyunda kalın kaya parçaları kullanılıyordu. Daha sonraları düzeltilmiş ve biçim verilmiş taşlar kullanılır oldu. Taş zeminin üzerine kerpiç ya da ahşap yapılar çıkıyorlardı. Pencere ve kapı eşikleri gibi sürekli kullanılan yerler ise taşla berkitiliyordu.
Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşaş (Boğazköy) yüksek surlarla çevriliydi. Kapılardan birinin iki yanında taştan iki aslan bekliyordu. Aslanlar büyük kaya parçaları üzerine yüksek kabartma tarzında yapılmıştı. Kaya parçası aslanın başının üzerinde üç metre kadar yükseliyordu. Kentin öteki kapıları da aynı biçimde yapılmış sfenksler (insan başlı aslanlar) tarafından korunuyordu. Aslanlar ve sfenksler kapıların iki yanında sanki taştan doğmuşçasına öyle duruyorlardı.
Hitit yapılarının duvarlarında yere yakın bir yükseklikteki taş kabartmalar yürüyen insan figürleriyle süslüdür. Bu kabartmalarda kireçtaşı ya da dolantaşı kullanılmıştır; pürüzsüz bir düzey yaratmak amacıyla sıvı ya da alçıtaşıyla (tutkalla karıştırılmış tebeşir) kaplanan kaba damarlı bir taştır bu. Yürüyen insan figürleriyle bezeli kabartmalarda dinsel törenler yansıtılmıştır. Bu kabartmaların çoğu, bir tapınak ya da dinsel merkez olduğu sanılan Yazılıkaya’da bulunmaktadır. Tanrılar, uçuşan cübbeler giymişler ve genellikle kutsal hayvanların sırtına binmişlerdir. Bu kabartmalardan bazıları Yazılıkaya’daki dağ yamaçlarındadır. Yamaçların eteğinde ise üstü açık avluları ve büyük merdivenleriyle gösterişli yapılar bulunur. Bu kaoartmalarda sık sık Mısır ve Minos çizitlerine rastlanır. Demek ki, bu imparatorluklar arasında belirli bir ticaret ve iletişim söz konusuydu. Yazılıkaya Hitit krallarının taç giyme törenlerinin yapıldığı bir yer de olabilir.
Ne var ki, Hitit sanatı tam olarak gelişme olanağı bulamamış; imparatorluk İ.Ö. on üçüncü yüzyılda kuzeyden gelen barbarların ve nereden geldikleri bilinmeyen deniz insanları ordusunun istilalarına uğramıştır.

Yorum yazın