Barok ve Rokoko Süsleme Sanatı

Barok ve Rokoko Süsleme Sanatı Hakkında Bilgiler

Barok 17. yüzyıl Avrupa sanatına verilen addır. Barok sanatın en tipik özelliği abartılı ve gösterişli bir süslemedir. Fildişi oymalar, bulutlar arasında uçuşan çocuk yüzlü melekler hemen her kompozisyonda önemli bir yer tutuyordu.
Kilise, çok usta olan İspanyol barok sanatçılarını koruyordu. Bu sanatçılar Avrupa’nın diğer ülkelerindeki barok üsluptan farklı işleme üslupları geliştirdiler. Mimar Jose Churriguera sonradan kendi adıyla anılan bir ultra-barok üslup geliştirmişti. Ünlü Churrigueresque eşyalar retable denilen boyalı ya yaldızlı oyma taş ya da tahtadan yapılmış mihrap panolarıydı.
Avrupa barok döneminin merkezi Fransa idi. Andre Charles Boulle (1642 – 1732) un adından esinlenilerek Buhlvvork diye adlandırılan süslemeciliği özellikle Kral XIV. Louis döneminde çok aranılan bir sanattı. Buhlvvork mobilyacılıkta bir tür kakma işiydi. Ahşap panolar üzerine, fildişi inci, bronz, bağa (kaplumbağa kabuğu) gibi maddelerden kakmalar yapılırdı. Bu üslupta da barok sanatına özgü nitelikler egemendi.
XIV. Louis’den sonraki dönemde Fransız sanatkarlar daha az ağırbaşlı ve daha canlı olan Rokokoyu geliştirdiler. Bu süsleme akımı genellikle mobilyada, goblen duvar panoları, porselen ve dokumacılıkta uygulanıyordu. İşlenen konular arasında en yaygını, kayalıklar, deniz kabukları, çiçekler meyveler ve yapraklardı. Bu motifler süslemede olduğu kadar mimaride ve resimde de kullanılıyordu.
Rokoko süslemeciliğinde kullanılan yöntemlerden birisi ormolu idi. Ormolu pirinç eşyaların yaldızlanmasıydı. Ahşap tabanlar üzerine yapılan pirinç saatler, şömine araçları hep bu teknikle hazırlanıyordu. Ormoluda, eşya bronzdan dökülür, sonradan daha ince ayrıntılar keskiyle işlenir ve üzerine yaldız sürülürdü.
Çin’le ticaret ilişkileri geliştikçe, Fransızlarda Çin motiflerine bir ilgi uyandı. Bunun sonucu olarak sanatkârlar, süslemelerde Çin motiflerini kullanmaya başladılar. Doğunun ipek kumaş, mobilya ve porselenler üzerinde yaptığı motifler, Fransız süsleme sanatı üzerinde etkili oluyordu. Bu akıma chinoiserie denirdi. Bu motifler aynen Çinli asıllılarının olduğu gibi kopyası olmayıp, Avrupa motifleriyle kaynaşıyordu. Böylece ortaya yepyeni, canlı ve hareketli bir süsleme üslubu çıkmıştı.

Yorum yazın