Auguste Rodin ve Heykel Sanatı

Auguste Rodin ve Heykel Sanatı

Romantik akımın hızla gelişmesine karşın, akademilerde klasik geleneğe bağlılık hâlâ sürüyordu. 1860’larda Auguste Rodin adında bir genç, Paris Güzel Sanatlar Akademisi’ne girebilmek için üç kez başvurmuş ama üçünde de geri çevrilmişti. Oysa Rodin, yüzyılın sonuna doğru Fransa’nın ve bütün Avrupa’nın en ünlü heykelcisi olmuştu. 1877’de yaptığı Bronz Çağı adlı heykelini canlı bir modeli doğrudan kalıba aktararak yaptığı öne sürülmüş ve bu, büyük çalkantılara yol açmıştı.
Rodin, doğada olanları doğal biçimleriyle yansıtmayı amaçlamıştır ve yeni teknikleri geliştirmiştir. Onun için, bir yüzeydeki çöküntüler ve boşluklar da kabartmalar kadar önemli olmuştur. Rodin heykelciliği “tümseklerin ve oyukların sanatı” olarak tanımlamıştır. O da izlenimci (empresyonist) ressamlar gibi biçimlerin yüzeyinde ışığın etkisini incelemiştir. Heykellerinde gölgede kalmış ya da tam yontulmamış bir taşta görünen betilere yer vermiştir. Konusu ister edebi, ister klasik, ister dinsel olsun Rodin yaşamın doğal ve içten olan anlarını yansıtmıştır.

Yorum yazın