Amerikan Sanatı

Amerikan SanatıAmerikan Sanatı Amerikan milletinin kökü Avrupa’dan gelmiş olduğu için, Amerikan sanatı da ilk önceleri Avrupa sanatının bir devamı olmuştur.

Ancak sonradan, çevrenin, toplumsal olayların etkileriyle, kendine özgü bir Amerikan sanatı doğmuştur. Bunu Amerikan sanatının her dalında görmek mümkündür. Bugün Amerikan sanatı, mimarlığından müziğine kadar, başlı basma büyük özellikler gösteren bir gelişmeye ulaşmış bulunuyor.

• Mimarlık: Amerikan mimarlığının 1800 yılından sonra gelişmeye başladığı söylenebilir. 1630’dan 1800’e kadarki dönem, Sömürge Çağı’dır. özellikle 1700 yılına kadar yapılan evler, son derece sade, gösterişsizdir. Binalar ancak XVIII. yüzyıldan sonra gösterişli, süslü olmaya başlamıştır. Çeşitli ülkelerin mimarlığının Amerikan Mimarlığı üzerinde etkileri olmuşsa da, en çok hâkim olan I ngiliz mimarlık tarzıdır.

1800’den sonra Amerikan mimarlığının klasik çağı başlar. Charles Bulfinch’in eserleri bu geçiş dönemini tam olarak yansıtmıştır. önceleri eski tarzda çalışan ünlü mimar, Washington’da yaptığı Senato Binası’yla klasik Amerikan mimarlığının güzel bir örneğini vermiştir. Klasik çağ 1860’a kadar sürmüş, bu tarihten sonra ise, sömürge tarzı evler artık görünmemeye başlamıştır.

İç Savaş’ın meydana getirdiği duraklama döneminden sonra, klasik eserlerin yerini Gotik tarzının aldığını görüyoruz. Bu devrin en tanınmış mimarı Richard Upjohn’dur.

Amerikan mimarlığında çığır açan bir başka mimar da H.H. Richardson’dur. Mimarlık eğitimini Fransa’da yapan Richardson, yurduna dönünce Gotik tarzında çalışmayı reddederek, Romenesk tarzda çalışmaya başlamıştır. Richardson’un ölümünden sonra Amerikan mimarlık tarzında bir geriye dönüş olmuş, 1893’ten sonraki 25 yıl İçinde her mimar İstediği üslupta çalışmıştır.

Bu sıralarda yaşamış olan Louis Sullivan, özellikle Chicago Sergisi İçin yaptığı ulaştırma binası ile, Amerikan mimarlığını büyük çapta etkilemiştir. Sullivan’ın öğrencisi Frank Llyod Wright ise, sonradan öğretmenini bile gölgede bırakmış, kendine özgü çalışma tarzıyla, kendisinden sonra gelenlere büyük etkiler yapmıştır. Bugünkü Amerikan mimarlığı hâlâ onun derin izlerini taşımaktadır. ilk kez gökdelen binalar sorununu çözen mimar İse, Saarlnen’dir. Sonraları onun etkisinde kalmış güçlü Amerikan mimarlarından biri de Raymond Hood’dur. Hood’un yaptığı Rockefeller Center Binası gökdelen binaların en güzel örneklerinden biridir.

Bugünkü mimarlık anlayışı ise, A.B.D.’de 1933 yılından sonra yerleşmeye başlamıştır. Artık mimarlıkta hacimlerde orantı ilgileri aranmaktadır.

• Resim: Amerikan resminin 300 yıllık bir geçmişi vardır. Resim sanatında Amerika’ya zaman zaman şu, ya da bu Avrupa milleti örnek otmuş, Avrupalılar’ın etkisi her zaman kendisini duyurmuştur. Amerikan resim sanatında XVIII. yüzyıl başlarındaki döneme Sömürge Çağı adı verilir. Bu çağın en önemli ressamları J.S. Copley ile Benjamin West’tir. Bu çağda resmin amacı, modele tam blr benzerlik sağlamaktan öteye gitmiyordu.

XIX. yüzyılda, New York’la Philadelphia bir sanat merkezi olmaya başladı. Yüzyılın başlarında, arka arkaya American Academy of Fine Arts (Amerikan Güzel Sanatlar Akademisi) ile National Academy of the Arts of Design (Milli Desen Sanatları Akademisi) kuruldu. Bu ikinci akademinin başkanı, telgrafı icat eden, aynı zamanda ressam olan
Samuel Morse’tu. i Ik akademi çok yaşama-dıysa da, Morse’un başkanlık ettiği akademinin Amerikan sanatında büyük etkileri olmuştur.

XIX. yüzyılın son yılları Amerikan resim sanatının en parlak çağlarından biri oldu. Bu dönemde manzara resimleri büyük önem kazandı. Bu çağın en önemli temsilcileri Alexander Wyant, Georges Inness, Winslow ‘Homer, Thomas Erkins’tir.

XX. yüzyıl daha çok gerçekçilik çağı olmuştur. Bu yüzyılda yaşamış ressamlardan W. J. Glackens, Robert Henry, Arthur B. Davies, birkaç arkadaşlarıyla birlikte, Amerikan resmini Avrupa etkisinden büsbütün kurtarmak için bir girişim yapmışlardır. Ancak, o sıralarda patlak veren Birinci Dünya Savaşı, bu girişimin başarısız kalmasına yol açmıştır. Savaştan sonra bir milliyetçilik akımı başlamış, Charles Burchfield, Edward Hoper gibi ressamlar günlük konuları işlemişlerdir. Ne var ki, Amerikan resminde asıl hamleyi yapan, gerçek Amerikalı’yı yerli özellikleriyle yansıtan Thomas H. Benton, Grant Wood, Stewart Cury’dir. Bu ressamlar kendilerinden sonraki kuşakları da etkilemişlerdir.

• Heykelcilik: Amerikan sanatında heykelcilik XIX. yüzyıldan sonra başlar. Bu çağ heykelcilerinin tümü de Roma’da eğitim görmüşlerdi. Bunların başında Horatio Gree-nough ile Howard Roberts gelir. Amerikan heykelciliğini en çok etkilemiş olan heykeltıraş ise, XIX. yüzyılın sonlarında yetişen Augustus Saint-Gaudens’tir. Bu arada, Daniel Chester French de, özellikle Washington’ da yaptığı Lincoln heykelleriyle ün salmıştır.

Zamanımızın başta gelen Amerikan heykelcileri ise Bruce Moore ile William Zorach’ tır. Birçok heykelciler, son zamanlarda yeni yeni malzemeler denemeye, yeni konuları İşlemeye başlamışlardır.

• Müzik: Amerikan müziğinin ilk eserleri dinî parçalardır. Bağımsızlık savaşından sonra, yavaş yavaş ulusal özellik taşıyan müzik akımları görülmeye başlandı. XIX. yüzyılın hemen başlarında da, klasik senfoniler çalan orkestralar kuruldu; daha sonra operalar temsil edilmeye başlandı, ilk büyük beste denemelerjnde bulunan müzisyen William Fry’dir. Stephen Foster, H.F. Gilbert, C. Skilton esinlerini Zenciler’le yerlilerin müziğinden alan eserler verdiler.

XX. yüzyılda Amerika’da caz müziğinin doğduğunu görüyoruz. Caz müziği, salt Amerikalılar’a özgü, aynı zamanda başka ülkelerin müziğini de etkileyen yepyeni bir müzik tarzı olmuştur. Zenci müziğj ritmini esas tutarak, caz müziğini ilk kuran Joseph Gorham’dtr (1915). Bu müzik alanının en büyük yaratıcısı ise G. Gershwin’dir.

Stokowski, B. Walter, Toscanini, Dimitro-pulos gibi büyük müzikçiler, orkestralarında, genç Amerikan bestecilerinin de gelişmesine çalışmış, önayak olmuşlardır.

Yorum yazın