1940lar Sineması

1940lar Sineması
1940’LARDA SİNEMANIN DURUMU
Orson Welles (1915 – 1981)’un yapımı olan Yurttaş Kane, çağının en önemli filmi sayılmaktadır. Varlıklı bir adamın yaşam öyküsünü farklı açılarda ele alan ve öyküyü çeşitli sinema teknikleriyle ustaca dile getiren bu film, montaj deep-focus gibi yeni teknikleri ve kusursuz kamera açılarıyla görüntüyü olağanüstü ölçüde etkili hale getirmesi bakımından önem taşır.
II. Dünya Savaşındaki işgal yıllarında Fransız filmciliği önemli bir sınırlamaya uğradı. Dönemi eleştiren filmler yapılamıyordu. Ama Marcel Carna (1909 – ), ayrı düşmüş iki sevgiliyi öykülediği,
şiirsel yapıtında, dünyadaki haksızlıklara değinmiştir. Bu filmin adı Les Enfants du Pa- radis (1943) Cennetin Çocukları’dır.
İngiliz film yapıcılarıysa bu dönemde güldürü ve gerilim filmleri yapmaya başlamışlardı. Kimi zaman da iki unsuru bir arada kullanıyorlardı.
1940’ların sonlarıyla, 1950’lerin başlarına kadar süren dönemde Alec Guinness bir dizi güldürü filmi çevirdi. Yumuşak ve sevimli güldürü anlayışıyla seyirciyi kendine o denli bağladı ki, Lavender Hill Mob (Altın Hırsızları) (1941) filmindeki serseri rolünde bile sempati kazandı.
Japonya’da Yasujiro Ozu, (1902 – 1963 ) bir Japon ailesinin yaşam biçimini görüntüleyen bir seri film yaptı. Bunlardan biri 1949’da çekilen Late Spring (Geç Gelen Bahar) dır. Filmlerinin çoğunda, Ozu’nun kişisel yaşam duygusunun izleri görülmektedir. Kenji Mizoguchi (1898 – 1956) ise, kadınları ve onların zor yaşam koşullarını dile getirmesiyle ün yapmış bir başka Japon yönetmendir. 1940’larda Rus filmciliği birkaç belgeselin ve Sergei Eisenstein’in Korkunç ivan adlı filminin dışında pek ürün veremedi.

Yorum yazın