Zihinsel Engellilerin Hayatını Kolaylaştırmak

Zihinsel Engellilerin Hayatını Kolaylaştırmak – Yetişkinliğe hazırlama

Büyümek kolay iş değildir. Okul çok ağır olabilir, öğrenecek çok şey vardır. Okulda, evde ve o- yunda başkalarıyla anlaşabilmek zaman zaman büyük çabaları gerektirebilir. Hatta sadece ileriyi, yetişkinliği düşünmek bile göz korkutabilir. Ama geri zekâlı çocuğun ana – babasının tutumu o- lumluysa ve çocuklarının büyümesi sırasında ellerinden geleni yaparlarsa, işleri çok kolaylaşabilir. Orhan ve ailesi bunun iyi bir örneğidir. Orhan yakında ergenlik çağına girecek hafif ölçüde zekâ geriliğinde bir erkek çocuktur. Yerel o- kullarda gereken yardım sağlanamadığından, geri zekâlılara özgü bir okulda özel-eğitim sınıflarına devam etmektedir.
Orhan’ın hem annesi hem de babası, oğullarına en iyi nasıl yardımcı olabileceklerini öğrenmek için bir psikologdan yardım istediler. Özellikle Orhan’ ın annesi böyle bir yardıma büyük gereksinme duyuyordu. Orhan’a çok fazla şeylerde yardımcı olmaya çalıştığı için, oğlanın kendi hatalarını bulup düzeltmesine bile olanak bırakmadığını açıkladı. Ayrıca oğluna sürekli acıyor ve gereğinden fazla ilgi gösteriyordu. Psikolog,bu tutumun Orhan’ın kız ve erkek kardeşleri açısından tutarlı ve eşit bir davranış olmadığını, üstelik Orhan’ın bazı şeyleri kendi başına yapmasının da baltalandığını söyleyince, anne bu düşüncelerin doğruluğunu kabul etti.
Orhan’ın babası da başlangıçta bu konuda suçluydu. Orhan’ın düzeltilmesi gereken davranışlarına, örneğin, ev işlerinde öbür çocuklar gibi kendi payına düşeni yapmamasına göz yumuyordu. Şimdi kendi odasını derleyip toplayarak, tabakları kurulayıp yerlerine kaldırarak ve bahçede çalışarak, Orhan da kendine düşen işleri yerine getirebiliyor.
Ana-babası, Orhan’ın büyüyünce ne yapacağı konusundaendişeliler.Başlangıçta, çocuğun geleceğinden tümüyle umutlarını kesmişlerdi. Onun hiçbir zaman ortaokula kadar okuyamayacağını biliyorlardı. Oysa şimdi Orhan’ın zekâsının sınırlılığına karşın, büyüdüğü zaman öğrenebildiğini anladılar. Kendi yaşıtı öbür pek çok geri zekâlı
çocukta görülen öğrenmeme umutsuzluğu ve duygusal çöküntü Orhan’da yoktu .Kendi yeteneklerine uygun amaçlara erişmeyi kabullenmişti.
BAŞKALARIYLA GEÇİNMEYİ ÖĞRENMEK

Normal zekâlı çocuklarda öğrenme yeteneği, büyüdükçe artar ve on altı, on yedi yaşlarına kadar sürer. Yani, zekâ dereceleri gittikçe yükselebilir. Geri zekâlı çocuklardaysaı durum böyle değildir. Akıl yaşları artsa bile bu hiç bir zaman biyolojik yaşla uyumlu bir biçimde gelişmez.
Çoğu geri zekâlı çocukların öğrenme yetenekleri artmasa bile, başkalarıyla geçinmeyi öğrenmekle pek çok şey kazanabilirler. Buna bazen duygusal olgunluk da denebilir. Kişinin sevgi, nefret, korku, kızgınlık ve umutsuzluk gibi duygularını denetleyebilme yeteneği bu kapsama girer. Duygusal olgunluğa erişen insanlar sosyal yaşamın kurallarına ayak uydurabilecek, ters düş- meyecekölçüde,duygularını denetim altına alabilen insanlardır.
Geri zekâlı çocuklar, normal çocuklara oranla duygusal bakımdan oldukça yavaş gelişirler. Öğrenmekte çektikleri güçlükler nedeniyle, genellikle öğretmenlerine ve sınıf arkadaşlarına karşı kırgın, öfkeli, hırçın ve olumsuz davranışlı olurlar. Geri zekâlı çocuğun duygularını kontrol altına alabilmeyi öğrenmesine yardımcı olmak için öğretmenlerin ve ana-babanın büyük sabır göstermeleri gerekir. Eğitilebilir geri zekâlı çocukların çoğu, zamanla kurallara uymayı, gösterilen yollardan ayrılmamayı, düzgün giyinip temiz olmayı öğrenirler. Aslında tüm bunları yapıyor olmak onlara büyük zevk verir ve bu kadarını öğrenmiş olmaktan ötürü kıvanç duyarlar.
Derin duygusal sorunları olmadıkça, ergin geri zekâlıların isyancı olmaları pek rastlanır bir tutum değildir. Gene de, öbür gençlerin karşılaştıkları sorunların çoğu onların da karşısına çıkacaktır. Bu sorunların en önde geleni, okulu bitirince ne yapacakları sorunudur.
EVLİLİK VE ÇOCUKLAR

Kendi başlarına yaşayabilen, aile ve arkadaşlarıyla iyi geçinebilen geri zekâlıların evlenmeleri ve bir yuva kurmaları olasıdır. Bazı geri zekâlı erkek ve kadınlar evlenirler. Sayıları azdır ve genellikle zekâ düzeyleri normale yakın ölçülerdedir. Çoğunlukla da zekâ gerilikleri dışında başkaca önemli fiziksel bir eksiklikleri yoktur.
Çoğu geri zekâlı insanlar kendi zekâ düzeylerine yakın kişilerle evlenirler. Bu evliliklerin çoğu başarılı olur. Hafif ya da çok az zekâ geriliği olan ana-babalar, çocuklarına nasıl bakacaklarını öğrendikten sonra, genellikle iyi birer ana-baba o- lurlar. Bu konuda oldukça isteklidirler de. Ana ya da babanın zekâca geri olması; birinin ya da her ikisinin geriliği kalıtsal nedenlerle olmadığı sürece, çocukların geri zekâlı olacağı anlamına gelmez. Hafif geri zekâlı ana-babalardan doğan çoğu çocuklar normal bir zekâ sahibi olmuşlardır.
OKUL-MESLEK PROGRAMLARI

Her çocuğun öğrenim görme hakkı yeni gelişmiş bir kavramdır. İster varlıklı, ister yoksul, tüm çocukların öğrenim görmesi amacıyla kamu okullarının açılması hemen hemen yüz yıllık bir olgudur. Geri zekâlı çocuklara kendi kendilerine yetmelerini sağlayacak bir eğitim hakkı ancak çağımızda tanınmıştır.
Bu amaçla, örneğin Amerika Birleşik Devlet- leri’ndeki çoğu okullarda geri zekâlı çocuklar için “okul-meslek” programları uygulanmasına
başlanmıştır. Bu programlarda, geri zekâlı çocuk hem öğrenimini sürdürmekte, hem de ileride yapacakları işte yararlanabileceği beceriyi öğrenmektedir. Ama genellikle bir büroda, fabrikada, dükkânda ya da başka bir iş yerinde yarım gün bizzat çalışarak eğitilmeleri yeğlenmektedir. Hafif geri zekâlıların denetim altında öğrendikleri işler arasında hayvan bakıcılığı, marangozluk, büro makineleri operatörlüğü, yemekhane görevleri, radyo tamirciliği ve fotokopicilik sayılabilir.
Okul-meslek programlarında geri zekâlılar ayrıca kazandıkları parayı nasıl değerlendireceklerini de öğrenirler. Öbür çalışanlarla nasıl geçinmeleri gerektiği, üstlerinin direktiflerine nasıl uyacakları kendilerine öğretilir. Öğrendikleri başka bir önemli nokta da üstlerinin eleştirilerini ne biçimde karşılamaları gerektiğidir.
ÖZEL İŞYERLERİ
İş yapabilir durumda olan, ancak gerçek iş ortamına uyum gösteremeyenler için Amerika Birleşik Devletleri’nin çoğu bölgelerinde “özel atölyeler” kurulmuştur. Kaliforniya’daki bir özel atölyede geri zekâlı işçiler hava yolcularının kullandığı kulaklıkları plastik torbalara yerleştirme işiyle uğraşmaktadırlar. Başka bir kentteki bir özel atölyede çalışan geri zekâlı işçiler elma şekerlerinde kullanılan çubukları paketlerler. Bu atölyelerde parça dikişlerinden, elektronik aygıt parçalarının kutulanmalarına kadar pek çok basit iş, ücret karşılığında geri zekâlı işçilerce yapılmaktadır

Yorum yazın