Zeka Geriliği Belirtileri – Nasıl Anlaşılır

Zeka Geriliği Belirtileri – Zeka Geriliği Nasıl Anlaşılır

Birisinin gerizekâlı olduğunu insan nasıl anlar? Hekimler gerizekâlı olduğuna inanılan bir çocuğu inceledikleri zaman bazı belirtiler ararlar.
Eğer gerizekâlı bir çocuk, ailesi onun gerizekâlı olduğunu farketmeden önce okul çağına gelirse, öğretmen kısa zamanda gerizekâlılık belirtilerini görecektir. Gerizekâlı çocuklar öğrenmekte güçlük çekerler. Okumak ya da okudukları sözcükleri anlamak onlara güç gelir. Okuduklarını genellikle hemen unuturlar.
Sınıf arkadaşlarıyla bağdaşmakta da güçlük çekerler. Onlarla at başı beraber gidememenin düş kırıklığı gerizekâlı çocukları sinirli, kızgın ve gücenik yapar, öğretmen ilk ağızda onları “ağır öğrenenler” ya da “güç çocuklar” diye tanımlayabilir. Öğretmen, ya da aileler bazen bunu tembellikle yorumlayabilirler. Ama zaman geçtikçe öğretmen sorunun başka bir nedene dayandığını anlayacaktır. O zaman durumu okul müdürüne ve çocuğun ailesine haber verecektir. Zekâ derecesini öğrenmek için çocuk bir zekâ testinden geçirilecektir.
Bir çocuğun zihin gücünü ya da zekâ derecesini kararlaştırmak için psikologların ve eğitimcilerin başvurdukları çeşitli zekâ testleri vardır. Bu testler zaman zaman tüm öğrencilere uygulanır. Bunlar bir çocuğun ne kadar öğrendiğini ölçmek için yapıldığı gibi öğrenme yeteneğinin ne olduğunu öğrenmek için de uygulanır. Bir zekâ testi belirli bir yaştaki öğrencilerin altından kalkabilecekleri umulan bir dizi soru ve problemlerden oluşur. Bazı sözcükleri hatırlamak, anlam çıkarmak, karşılığını açıklamak ve hesap yapmak yetenekleri ölçülür, ölçülen konulardan biri de çocuğun dünya üstüne genel bilgisidir. Psikologlara göre zekâ testinde kendi yaş gruplarında 109 ile 81 arasında sıralamaya giren çocuklar öğrenme yeteneği bakımından normal ya da orta sayılmaktadır.
Zekâ testinde 80 ile 68 arasında sıralamaya giren çocuklar Amerikan Zihinsel Yetersizlik Derneği tarafından gerizekâlılığın sınırında diye tanımlanmıştır. 67 ile 52 arasında sıralamaya giren çocuk hafifçe gerizekâlı, 51 ile 36 arasında sıralamaya giren çocuk orta derecede gerizekâlıdır. 35 ile 20 arasında bir derece, çocuğun ciddi biçimde gerizekâlı olduğunu göstermektedir. 19 ya da daha alt bir sıralama ise ağır bir gerizekâlılığı belirtmektedir.
Gerizekâlılığın derecesini belirtmek için psikologların kullandıkları başka terimler de vardır. Bunlar; eğitim görebilir, eğitilebilir ve tümüyle başkasının yardımına muhtaçtır gibi terimlerdir. Bu terimleri açıklamadan önce akıldan çıkarılmaması gereken bir nokta çeşitli gerizekâlı çocuk grupları içinde büyük ölçüde yeteneklilik ve yeteneksizlik sıralamaları olduğudur. Başka bir nokta da gerizekâlı çocukların çoğunun eğitim görebilir ya da eğitilebilir durumda olduklarıdır.
Eğer gerizekâlı bir çocuk eğitim görebilir durumdaysa, bu onun derslerinde dördüncü ya da beşinci derece bir düzeye ulaşmasının beklenebileceği demektir. Ama çocuğun bu düzeye ulaşabilmesi için normalden fazla zaman harcamak gerekecektir. Çocuğun bu düzeye ulaşması aynı zamanda (sosyal uyum sağlama demek olan) başkalarıyla bağdaşmayı öğrenebilmesi demektir. Eğitim görebilir durumda olan çocuk gerekli eğitimi ve yönlendirmeyi görerek büyüdüğü zaman bir işde çalışabilecek ve kendi başına olabilecektir.
Eğitilebilir durumda olan gerizekâlı çocuklar okulda disiplinli bir eğitim görmeye yatkın değillerdir. Ama kendilerine bakmayı ve bir aile çevresi içinde yaşamayı öğrenebilirler. Aynı zamanda, eğitilebilir durumda olan geri zekâlıların geçimlerini sağlamak için evde ya da gerizekâlılara özgü bir iş yerinde çalışacak kadar bazı basit işler yapmayı öğrenebilmeleri mümkündür. Evde yaşayıp, çalışamayan, eğitilebilir durumdaki gerizekâlı kişiler için birçok yerlerde bu amaçla kurulmuş grup çalışma evleri vardır. Gerizekâlı olanlar gözetim altında olarak bağımsız, geçimlerini sağlayacak bir yaşam sürdürme yollarını öğrenirler.
Tümüyle başkasının yardımına muhtaç çocuk büyüdükten sonra bile her zaman için özel yardıma gereksinme duyacak ve genel ya da özel gerizekâlılar kuruluşlarında tam bir gözetim altında tutulması gerekecektir. Tümüyle başkasının yardımına muhtaç çocukta çok alçak düzeyde öğrenme yeteneğiyle birlikte körlük, sağırlık ya da felç gibi çoğu kez ciddi beden yetersizlikleri de görülmektedir. Bu durum, böyle bir kimsenin her zaman bir hastanede ya da başka bakım kurumlarında kalmasını gerektirebilir.

OKUL ÇAĞINDAN ÖNCE ÇOCUKTA GERİ ZEKALILIĞIN ANLAŞILMASI
Bir çocuğun tam anlamıyla ya da ciddi ölçüde geri zekâlı olduğunu anlamak hekimler ve ailesi için güç değildir. Ama çocuk orta derecede ya da hafifçe geri zekâlı ya da gerilik sınırında bir zekâyla doğmuşsa anlamak hiç de kolay olmayabilir. Durumun anlaşılması aile çevresine ve çocuğun ana-babasının tutumlarına bağlı kalabilir.
Çok küçük bebeklerin ana-babaları eğer çocukları normal bebekler gibi ağlamıyor ya da gülmüyorsa çocuklarının normal olup olmadığını sormaya başlayacaklardır. Bunlardan bazıları, eğer çocukları zekâ ya da beden yahut her iki yönden çok ağır gelişiyorsa farkına varabilirler durumun. Normal bir çocuk sekiz ya da on aylık olunca dik oturabilecektir. Bir yaşından bir buçuk yaşına kadar olan süre içinde yürüyebilmelidir. İki yaşına kadar oldukça rahat konuşabilmelidir.
Gerizekâlı bir çocuğun tuvalet eğitimi normal bir çocuğunkinden çok daha uzun sürecektir. Yürümeyi ve konuşmayı öğrenmesi de öyle. Oyun alışkanlıkları da oldukça basit düzeyde kalacak ve çocuk pek fazla düş gücü, serüven ve meraklılık eğilimi göstermeyecektir. Gerizekâlı bir çocuk bazen aşırı hareketli, yani normalin üstünde enerjik olabilir. Ama çevresindeki yaşam konusunda akıllıca bir merak göstermeyecektir.
Bazı aileler çocuklarının ağır gelişmesi konusunda telaşa düşmezler. Daha büyüyünce ve okulda, aradaki farkı kapatacağını umabilirler. Ama eğer çocuk geri zekâlıysa, özel yardım görmeden bekleneni veremeyecektir. Gerizekâlılık konusunda ilk belirtileri gören ama çocuklarına bunu kondurmaktan kaçınan aileler sadece durumu kötüleştirmektedir. Bu gaflet en azından çocuklarının ilkokul yıllarını çekilmez hale getirmekle sonuçlanacaktır. En kötüsü de çocuğun gelişmesini sürekli olarak engelleyebileceği ihtimalidir.
Esin’in durumunu ele alalım. Esin’in birinci sınıfa başladıktan kısa bir süre sonra, üstesinden geleceği umulan okul ödevini başaramayacağı anlaşıldı. Yıl sonuna yaklaşıldığı halde hâlâ adını yazamıyor ya da hiç yazamıyordu. Birinci sınıf aritmetiğini de yapamıyordu. İçten gelen davranışlar bakımından da, kendi yaşındaki çocuklardan daha çocukça davranıyordu. Okul yaşantısından korkmuş gibi bir hali vardı.
Sonunda öğretmeni duruma el koydu. Esin zekâ testine tabi tutuldu. 66 derece tutturdu ki, hafifçe gerizekâlı olduğunu gösteriyordu bu. öğretmeni ve okul yetkilileri durumu görüştüler. Sonra Esin’in ailesiyle temasa geçtiler ve onlara Esin’in gelişmemiş çocukların alındığı özel sınıfa verilmesinin çok iyi olacağını söylediler.
Kızının gerizekâlı olduğunu öğrenmek Esin’in annesini pek şaşırtmadı. Esin’in elinden gelen
çabayı gösterdiğini biliyordu. Kızının okul ödevini yapamadığı için nasıl ağladığını müdüre ve öğretmene söyledi. Onu sabahleyin okula göndermek bile sorun oluyordu.
Öte yandan Esin’in babası kızının durumuna inanmadı. Ailesinde hiç gerizekâlı yoktu. Kendisi kabul etmiyordu ama kızının geri zekâlı olduğunu öğrendikleri zaman dostlarının, komşularının ve iş arkadaşlarının neler düşüneceklerine üzüldüğü belliydi.
Geri zekâlılığın ilk belirtileri belki kendini göstermişti. Ama babanın tavrı açıklıkla onu bu belirtileri görmekten alıkoymuştu. Esin’in annesi de eşinin onayını almadan harekete geçememişti. Eğer özel yardım görebilseydi, okula çok daha iyi şekilde ayak uydurabilecekti. Bir çocuk okula ne kadar ayak uydurabilirse, o kadar çok öğrenebilir. Bu ise özellikle gerizekâlı çocuklar için söz konusudur.
Esin’in babası gerçekten korkuyordu – çocuğunun farklı olduğunu kabullenmekten korkuyordu.
Peki, gerizekâlıyı farklı yapan olaylar nelerdir? Gerizekâlılığı meydana getiren nedir?

Yorum yazın