Sütün Faydaları ve Zararları Nelerdir

Sütün Faydaları ve Zararları Nelerdir

Süt, bazı hayvanların yavrularını beslemek için ürettiği bir sıvıdır. Süt üreten hayvanlara memeli hayvanlar adı verilir. İnsan da memelidir. Süt üreten bezlere süt bezleri adı verilir. Memeli hayvanların yavruları, katı yiyecekleri yiyebilecek duruma gelene kadar sütle beslenirler.
Süt, bebekler kadar yetişkin insanlar için de yararlıdır. Çünkü sütün içinde insan için gerekli olan besinlerin hemen hemen hepsi vardır. Bu nedenle yetişkin insanlar inek gibi bazı memelilerin sütünü içerler. Rengeyiği, keçi, koyun ve deve de sütü insanlar tarafından içilebilen hayvanlardır.
Memeli hayvanların dişileri, yavruları doğduktan sonra süt üretmeye başlarlar. Bu sırada prolaktin (ön hipofiz hormonu) adı verilen bir kimyasal madde üretilmeye başlanır. Bu madde sütün oluşması için süt bezlerini uyarır. İnekler, yavruları büyüdükten sonra da süt vermeye devam ederler. Çünkü bunların sürekli olarak sağılması süt yapmaları için bir uyarıdır.
Süt, içinde yağlar, proteinler, süt şekeri (laktoz) ve kalsiyum, fosfor gibi mineraller bulunan bir sıvıdır. Kalsiyum ve fosfor, kemiklerin ve dişlerin iyi gelişmesi için gereklidir. Yarım litre inek sütünde, 12 yaşındaki bir çocuğun günlük kalsiyum gereksiniminin yarısı, protein gereksiniminin de dörtte biri bulunur. Sütün içinde ayrıca oldukça bol miktarda B vitaminleri (B2 vitamini de içinde olmak üzere), A vitamini, biraz da C ve D vitaminleri vardır. Bazı ülkelerde inek sütüne D vitamini eklenir. Vitaminler sağlıklı bir yaşam için çok gereklidir. Bütün memelilerin sütünde bu maddelerden vardır. Yalnız miktarları hayvanın cinsine, yaşına ve yediği yiyeceklere göre değişir.
Örneğin balinanın sütünde çok miktarda yağ vardır. Yavru balinanın bir an önce derisinin altında bir yağ tabakası oluşturması gerekir. Bu tabaka yavru balinayı, sütten kesildiği zaman annesiyle beraber göç ettiği kutup denizlerinin soğuğuna karşı korur. Aynı şekilde rengeyiğinin sütü de yağ bakımından çok zengindir. Rengeyiğinin sütünde % 22,5 oranında yağ vardır (örneğin inek sütündeki yağ oranı % 3,9’dur). Yavru rengeyiğinin kuzey İskandinavya ve Asya’nın soğuk ve sert iklimine dayanıklı olması gerekir.
Laktoz sindirildiği, yani parçalandığı zaman glikoz adı verilen daha basit bir şekeri oluşturur. Bazı bebekler bu parçalama işlemini yapamaz. Bu bebeklerde galaktosemi adı verilen bir metabolizma bozukluğu ortaya çıkar. Bu bebeklerin laktoz almamaları gerekir. Ayrıca, son yıllarda birçok yetişkin insanın da sütü sindiremediği anlaşılmıştır. Bunlar bebekken sütü sindirmişler fakat sonra bu yeteneklerini kaybetmişlerdir. Bu olgu, özellikle Afrikalılar ve Asyalılar arasında görülen bir durumdur.
Süt şişelere konmadan önce içindeki zararlı mikropları öldürmek için ısıtılır. Bu sürece pastörize etmek denir. Pastörize etmenin bir yöntemi sütü 63°C’ye gelene kadar ısıtıp sonra 30 dakika bu sıcaklıkta tutmaktır. Bu durumda sıcaklık, sütün içindeki C vitamininin de büyük bir bölümünü yok eder

Yorum yazın