Siyam İkizleri Nedir – Yapışık İkizler

Siyam İkizleri Nedir – Yapışık İkizler

Chang ve Eng adlı ikiz kardeşler, 1811 yılında Siyam’da (bugünkü Tayland) doğdular. Yaşayabileceklerini, kimsenin aklı almıyordu. Çünkü yapışık doğmuşlardı. Her ikisi birbirlerine göğüs bölgelerinde bulunan kalın ve esnek bir et şeridi ile bağlıydılar. Yapışık olmaları nedeniyle, doğum da son derece tehlikeli olmuştu, ölebilirlerdi. İkinci bir ölüm tehlikesini de yıllar sonra, ünleri tüm Siyam ülkesine yayıldığında atlattılar. Çünkü Siyam Kralı Chovvpohyi, bu ikizlerin varlığını duyduğunda, ülkesine uğursuzluk getirecekleri gerekçesiyle öldürülmelerini buyurmuştu.
Ancak, ikizlerin talihleri yardım etti, öldürülmekten kurtuldular. Üstelik son derece becerili, çalışkan ve hareketli idiler. Bir gün bir İngiliz işadamı, ikizleri ailesinden satın alarak, Siyam’dan uzaklaştırdı ve ilk iş olarak da onlara Bunker adını verdi. Siyamlı ikizler,bütün dünyada konuşulan, merak konusu insanlar olmuştular. Çok geçmeden ABD’ye getirilen yapışık kardeşler, sirklerde “doğanın yeni mucizesi olarak, gösterilerin en ilgi çekici numarası haline geldiler. Böylece yaşamlarını sürdürecek kadar kazanç sağlama yolunu bulmuşlardı.
Sonra, otuz iki yaşına geldiklerinde iki kız kardeşle evlendiler. İki ev kurdular, ancak her üç — dört günde bir, evleriyle hanımları arasında gidip geliyorlardı. Chang ile Eng kardeşler, bu arada yirmi iki çocuğun babası oldular.
Siyamlı yapışık kardeşlerin doğdukları zaman yaşayamayacağına inananların çokluğuna karşın, Chang ile Eng’in yaşamlarının gerçekten önemli ölçüde başarılı olduğu görülür. Ancak altmış yaşlarına gelince, sorunlar da ortaya çıkmaya başladı. Chang’de ciddi bir hastalık, yürek çarpıntıları baş gösterdi. Üstelik çok da içmeye başlamıştı. Oysa Eng, ağzına hiç içki koymuyordu. Yine de kardeşinin, aşırı içki sonucu davranışlarını ve duygularını denetleyememesini izlemek zorunda kalıyordu. Chang, kimi zaman eşyaları kırıp döküyor, kimi zaman da yangın çıkarıyordu.
Derken 1874 yılında, Chang,ikinci bir çarpıntı krizi geçirdi ve öldü. Eng ise sapasağlamdı. Ancak ölü kardeşine yapışık olarak bir kaç saat yaşadıktan sonra, o da öldü. Bu güne kadar hiç kimse, Eng’in neden öldüğünü kesin olarak açıklayamamıştır.
Chang ve Eng, böyle yapışık doğan ikizlerin en ünlüleri idiler. Siyam’da doğduklarından, onlara Siyamlı ikizler denmekteydi. Bugün her ülkede, böyle yapışık ikizlerin doğduğu görülmektedir, ancak yine de bu tür ikizlere genellikle Siyam ikizleri denmektedir. Günümüzde “Yapışık ikizler” tanımı da yaygın biçimde kullanılmaktadır.
Diğer ikizlere oranla, böyle ikizlere rastlamak çok zordur. Çünkü dünyada her on yedi dakikada bir, bir ikiz doğarken, yapışık ikizler iki ya da üç günde bir kez doğmaktadırlar.
Yapışık ikizler de, oluşumlarına özdeş ikizler gibi başlarlar. Ancak yumurta bölünme süreci içindeyken ve ayrılma işlemi tamamlanmadan, bölünme süreci birdenbire durur. Böylece iki vücut, birbirine yapışık olarak gelişmeye başlar.
Chang ve Eng, yapışık olup da yaşayan tek ikizler değildi. Dr. H.H. Newman, bulduğu kanıtlara dayanarak bir yazısında bundan 900 yıl önce İngiltere’de böyle ikizlerin yaşamış olduğunu ileri sürmüştür.
Kız ikizlerin öyküsü ise kısaca şöyledir: Elize ve Mary Biddendon adındaki kız ikizler İ.S. 1100 yılında İngiltere’de, kalça ve omuzlarından birbirlerine yapışık olarak doğmuşlardır. Chang ve Eng kardeşlerin sonlarına benzer bir sonları olmuş, kızlardan biri ölünce, diğeri de hemen ardından ölmüştü. Yaşayan kız, doktorların ölü kardeşini kesip ondan ayırmalarına izin vermemiş ve son olarak şöyle konuşmuştur: “Dünyaya, nasıl birlikte geldiysek, yine öyle birlikte gideceğiz”.
Dr. Newman yazısında, çağımızda yaşamış olan bir diğer yapışık ikizlerin de öyküsüne değinmiştir. Rosa ve Josepha Blazek adındaki bu ikizler de, Chang ve Eng gibi gösteri yıldızı olmuşlardı. 1922 yılında bir gün, Chicago’da gösteri yaparken kızlardan biri hastalanmış ve hemen hastaneye kaldırılmışlardı.
İkizler birbirlerine belden yapışık olup, Rosa uzun boylu ve ince, Josepha ise kısa ve şişmandı. Ancak birbirlerine uymayı başarmışlar, çocukken ağaca bile tırmanabilmişlerdi. Yetişkin birer kız olduklarında ise, akıllı ve becerili oluşları, birkaç dil bilmeleri ve keman çalmadaki yetenekleriyle herkesin ilgisini toplamışlardı.
Hastanede Josepha’nın sarılık olduğu anlaşılmıştı. Rengi sarılaşmıştı ve durumu tehlikeliydi. Doktorlar Rosa’nın sağlıklı olduğunu ve ancak ameliyatla kardeşinden ayrılırsa yaşayabileceğini söylemişlerdi. Ancak, ikizlerin erkek kardeşi, kardeşlerinin gösteri yıldızı olduklarım, birbirlerinden ayrılırlarsa, kimsenin onlara bakmayacağını öne sürerek ameliyata karşı çıkmıştı. Böylece, Josepha’nın ölümünden bir gün sonrada Rosa ölmüştü.
Son yıllarda, doktorlar yaptıkları ameliyatlarla yapışık ikizleri yalnızca ayırmakla kalmıyor, aynı zamanda onların birer sirk aracı olarak kullanılmalarını da önlüyorlar. Cerrahlık yöntemleri öylesine gelişti ki, doktorlar en yapışık ikizleri bile artık ayırabilmekte ve onlara kendi başlarına özgürce yaşama olanağını sağlayabilmektedirler.
örneğin, 1976 yılında doğan Brenda ve Linda Mc Cali adlarındaki ikizler, göğüsten göbeğe dek birbirlerine yapışık olarak doğmuşlardı. Yaşamları boyunca birbirlerinin yüzlerine dönük olarak yaşamak zorunda kalacaklarken, ameliyatla onların da diğer insanlar gibi olağan biçimde yaşamaları sağlanmıştı.
Daha ikizler altı aylıkken uygulanan ayırma ameliyatı, çok karmaşıktı. Operatör, onları keserek ayırırken, her iki çocuğun da önemli organlarını incitmemek zorundaydı. Bu nedenle, ameliyata girecek olan doktorlar, hemşireler ve diğer ilgililer Dr. Kenneth’in denetiminde, ameliyatı nasıl gerçekleştireceklerini, önceden yapma bebekler üzerinde denemişlerdi. Denemelere göre, ameliyat kırk yedi aşamalı olacak ve dört buçuk saat sürecekti.
Doktorlar,gerçekten ameliyatı yaparlarken, bu’ önceden saptanmış olan tasarıma harfi harfine
uydular. Yapışık ikizler, ameliyatla hem kesilerek ayrıldılar, hem de her ikisinin organları, kendi vücudundaki gerçek yerlerine yerleştirildi. Doktorların, ameliyat öncesi yaptıkları uygulamaların, ameliyatın başarıyla gerçekleştirilmesindeki payı büyük olmuştu. Ayrıca, ameliyat, önceden tasarlandığı gibi, dört buçuk saat içinde sona ermişti.
Ameliyattan sonra, ikizlerin yeni duruma kolayca uyabilmeleri için de onlara yardım edilmişti. Söz gelimi ikizlerin yalnızlık çekmemesini sağlamak için, her ikisi de aynı anda doyurulmuşlardı. Kimi zaman yatağa, birbirlerinin yüzüne bakacak biçimde yan yana yatırılmışlardı. Böylece, ikizlerin bir süredir alışmış oldukları sıcaklık ve yakınlıktan, ansızın koparıl mamaları sağlanmıştı.
Yapışık doğan ikizler, bundan böyle izleyici çekmek gibi bir amaçla sahnelerde halka gösterilmeyeceklerdi. Günümüzün buluşları, onların daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine olanak tanımıştır.

Yorum yazın