Psikoz Nedir – Psikoz Tedavisi

Psikoz Nedir – Psikoz Tedavisi
Çeşitli nedenlerle kişiliğin bütünlüğünü sarsan ve uyum gücünü büyük çapta azaltan ruhsal bozukluk.

Genel olarak nevrozların dışında kalan bütün akıl hastalıklarını belirten psikoz terimi,birbirinden farklı, ama temelde tümünde de ortak nokta olarak kişilik bozukluğu görülen hastalıkları da belirtmek için kullanılır. Psikoz. kişinin bedenini ve organlarını etkileyen öbür hastalıklara karşıt olarak, insan yönünü ilgilendiren ruhsal bir bozukluktur. Gerçekten kopma hali, bu hastalığı nevrozdan ayırt etmeye yarayan başlıca özelliktir. Psikiyatri uzmanı Henry Baruk’a göre sinir sisteminin hafif derecelerdeki bozuklukları, daha çok kişiye özgü, yani öznel huzursuzluklar biçiminde kendini gösterir. Bu sıkıntı durumları, iç organlarla ilgili olduğu gibi ruhsal yaşamı da etkileyebilir (sabit fikir, takınaklar, sürekli endişe [kaygı]). Ancak hasta bu durumların bilincindedir (Barak burada nevrozlardan söz etmektedir). Bir üst derecedeyse bunalımlar nesnel olmaya, yani başkaları tarafından fark edilmeye başlarlar.

Kendini denetleyememe kaygısı, yerini, denetimin gerçek anlamda yitimine bıraktığı zaman ve kaygının artık söz konusu olmadığı durumlarda psikoz gerçekleşmiş demektir. Ruhsal bozukluğunun bilincinde olmayan bir hastanın tedaviye gereksinimi var demektir. Psikozlu kişi kendisini böyle görmez; yani hastalığının bilincinde değildir (ama bu konu tartışma götürür, çünkü bazı psikozluların, durumları konusunda son derece bilinçli oldukları saptanmıştır). Zihnin çalışmasında bazı sağlam ölçütlerin aranması gerekir. Gerçek kavramının yitimi ve sınırsız bir taşkınlık, bir başka deyişle deliliğe kadar varan bir aşırıya kaçma sonucunda farklı bir kişiliğin ortaya çıkmasına yol açar; artık hasta kendine bile yabancıdır. Bu durumun ardından beden sınırlarının yitimi, dış dünyayla iç dünyamn, yani “ben” ile başkalarının ve nesnelerin birbirine karıştırılması, ayrıca zaman kavramından uzaklaşma gelir: Her şeyin sinema şeridi gibi geçmesi hissi, hareketsizlik ve sonsuzluk duygusu psikoz deneyiminin özeti olarak tanımlanabilir. Estetik açıdan psikoz deneyimi bazen kişiyi altüst edebilir, ancak temelde bozuk bir bildirişime ve bütün insan ilişkilerinde başarısızlığa bağlıdır.

SINIFLANDIRMA
Tartışmasız olarak, dış etkenlere ya da sinir sistemindeki enfeksiyonlar, zehirlenmeler, kişilik bozukluklarına yol açan beyin urları gibi sinir sistemi bozunlanna bağlı psikozlar vardır. Gerçekten de, organik rahatsızlıklar (kafa travmaları, beyin urları, içsal-gı bezleriyle ilgili bozukluklar), zihin bulanıklığı, zihinsel işlevde yıpranma, bunama ya da çılgınlık krizleri görülmesine neden olabilir. Daha önemlileri de psikiyatride, iç nedene bağlı psikozlardır: Zihinsel karışıklık; ive-ggn, geçici ama yinelenme eğilimi gösteren nöbetler; moral bozukluğunun iki aşırı ucunun (çöküntü ve taşkınlık) görüldüğü psikozlar (aşırı hareketlilik). Son olarak, psikoz dünyasının merkezinde şizofreni, paranoya, parafreni gibi hayal görmeyle ilgili ruhsal hastalıklar öbeği de yer alır. İster geçici bilinç bozuklukları olsun, ister kalıcı kişilik bozuklukları, psikozlar kişiyi ruh ve beden olarak sanki bir serüvene sürükleyen “düzen bozma ve yeniden düzenleme” oyunu gibidir. Bu serüvenin sınırları, uyuşturucu maddenin sağladığı kısa süreli yolculuktan süreğen deliliğin uzun süren yolculuğuna kadar uzanır. Hayalin günlük gerçekler içine taşması “0’’nun özgürce konuşması, kopmalar, ikiye bölünme yanılgıları. içe yansıma, parçalanma, ayrılma
mekanizmalan, yaşanmış psikoz saM nesinin eyleme geçme tehlikesi her zaman vardır: Bunlar skandallar, şidd« hareketleri korkular, intihar girişimleri biçiminde kendini açığa vurabüil Bu insanın dramında, çevrenin sorumluluk payı ne olursa olsun, ola engellemek ve önceden kestirebilmel son derece önemlidir.

TEDAVİ

Toplum, akü hastalarının, davranışlarından sorumlu tutulamayacaklarını! düşünerek bunlara karşı her zaman sert davranmıştır. Psikozdaki bir kimi senin çevresi, günlük yaşamda birtakım tehlikelerle karşı karşıya kalabilmektedir. Kısa devreler içinde, sürekli ve özel gözetim altında tutulurlarsa! da bu hastaların uzun süreli tedavileri süresinde toplum, aile ve mesleki yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak! gerekir. Günümüzde ruhsal durumları etkileyici ilaçlar ve çeşitlilik gösteren eğitim teknikleri tedaviye büyük ölçüde yardımcı olmaktadır.

Yorum yazın