Psikofizyoloji Nedir

Psikofizyoloji Nedir
Kişinin davranışlarından hareket ederek, üst sinirsel yapılarını inceleyen deneysel bilim dalı.
Psikofizyoloji, bedenle ruhsal olaylar arasındaki ilişkiyi nesnel olarak inceler. Gerçekten de yalnızca ruhbilim verilerinden hareketle ve her türlü anatomi, fizyoloji temellerinden yoksun olarak ruhsal işlevlerin yeterli bir sınıflandırmasını gerçekleştirmek olanaksızdır. Psikofizyoloji, ileri düzeydeki teknik yöntemlerle gerçekleştirilen deneysel olguların çözümlenmesine ve hayvanlar üstünde yapılan gözlem ve deneylerden yararlanılan karşılaştırmalı bir incelemeye dayanır.

RUHBİLİM VE FİZYOLOjİ YÖNTEMLERİ

Yararlanılan yöntemler aynı zamanda ruhbilim ve fizyolojiyle ilgilidir; bunlara ayrıca biyokimya ve genetiğin kaynaklan da eklenir.

Ruhbilim yöntemleri içe ya da dışa dönük olabilirler: Dışa dönük yöntem koşullu reflekslerin ve zekâ testlerinin yardımıyla gerçekleştirilir (Cattell döneminden beri, dışa dönük yöntemle ruhsal olaylar nispeten ölçülebilir duruma gelmiştir); içe dönük yöntem güç olayları incelemek için en elverişli yöntemdir, ancak yalnızca insan türüne uygulanabilmektedir.

Fizyoloji yöntemleriyse, duygusal uyarılara iç organların verdiği yanıtı ölçebilme olanağım sağlar. Bu ölçüm işlemi, biyokimyasal ve biyoelektrik yöntemlerle, özellikle de mikroelek-trotlar kullanılarak yapılabilmiştir; mikroelektrotlar belli bir küçük ve sınırlı bölgenin elektrik etkinliğini denetim altında tutabilir ya da bu bölgeyi uyarabilirler.
Biyokimya ve biyoelektrik yöntemlerinin yanı sıra psikofarmakoloji yöntemleri de kullanılmıştır; ilaçların kullanımıyla, özel bir sinir yapışım uyarma ya da işlevini durdurarak davranış değişiklikleri yaratma olanağı vardır. Hayvanlarda beyin dokusunun çeşitti bölümleri çıkartılmış (Sherrington), bu çıkartımın neden olduğu değişiklikler incelenerek ilgili bölgenin işlevlerinin ne olduğu ortaya konabilmiştir.

ÜÇ BÜYÜK BÖLÜM

Psikofizyoloji üç büyük bölüme ayrılabilir:

1. GENEL PSİKOFÎZYOLOİİ. Ruhsal durum ile beden,özellikle de özerk ya da yaşatkan sinir sistemi ve iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri belirlemeyi amaçlar. Kişisel değişikliklere bakmaksızın kuralları formül haline getirmeye çalışır.

2. KİŞİSEL PSİKOFİZYOLOJİ. Özellikle kişisel farklılıklara eğilir, bunu yaparken de bazı davranış biçimleriyle sinir sistemi ve hormon salgılarındaki değişiklikler arasında ilişki kurmaya çalışır.

3. UYGULAMALI PSİKOFİZYOLOJİ. Yeteneklilik ve kişiliği ya da özgünlüğü, karşılıklı bedensel ve ruhsal etkileşimleri bilimsel, tıbbi ya da pedagojik amaçlar için belirlemek üzere psi-kosomatik (bedensel-ruhsal) ilişkilerden yararlanır.

TEMEL SİNİR SİSTEMİ

Bir davranışın belirlenmesinin her aşamasında sinir sistemi temel görev yapar. Bu görevin incelenmesi psiko-fizyolojinin temelini oluşturur; söz konusu incelemenin başlıca bölümleri şöyle sıralanabilir: a. biyoelektrik olaylar; b. davranışlar ile merkezi sinir yapılarının üişkileri; c. davranışlar; d. davranışların biyokimyası (aracılar, psikofarmakoloji); e. koşullu reflekslerin sinirsel desteği; f. duyu algılanmasının bütünlenmesi.
Bütün bunlara hayvanlar üstündeki deneylerin karşılaştırmalı psikofizyolojisi de eklenir. Bilinen her duyu alanının yanında bunu saran ruhsal-duyumsal bir alan da vardır ve duyu haberinin hazırlanmasına ve kullanımına yönelik olarak çalışır. Aynı biçimde her hareket alanının yanında, ayrıca bir de ruhsal hareket alanı yer alır ve hareketin amaca yönelik olarak uyumunu sağlar. Üst zihinsel işlevlerin yerinin belirlenmesi oldukça güçtür, beynin alın ön loblarının bütünlüğünü gerektirir.

Beynin öbür yapılarının da davranışların hazırlanmasında önemli payı vardır; bu yapılar arasında, özellikle temel çekirdekler olan talamus ve çizgili cisimler sayılabilir. Talamusun çok sayıda işlevi vardır, ama psikofizyoloji yönünden duyum izlenimlerinin ara istasyonu ve alıcısı görevini üstlenmiştir, duyunun kökeninden çok şiddetine tepki gösterir. Çizgili cisimler iki bölümden oluşmuşlardır: Pallidum ve stratium. Pallidum heyecanla ortaya çıkan otomatik kas hareketlerinin uyumunu denetler, stratium ise pallidumu baskı altına alarak özdevinim hareketlerini düzenler. Koku beyni rinansefal ise kızgınlık ve saldırganlık tepkilerinde, cinsel davranışlarda davranış yanıtının şiddetine bağlı bir rol oynar.

Tümbeynin ve soğan iliğin öbür yapılarının davranışlar üstünde dolaysız ya da dolaylı etkileri vardır. Kalıtım, ilaçlar, sinir sistemi hastalıkları, çevre gibi öbür etkenler de davranış değişikliklerini etki altma alan etkenlerdir ve psikofizyoloji uzmanı tedaviyi düzenlemek amacıyla bu etkileri ölçmek zorundadır.

Yorum yazın