Nöropsikoloji nedir

NÖROPSİKOLOJİ i. (fr. neuropsychologie). Yüksek psikolojik fonksiyonlarla beyin yapıları arasındaki ilişkileri inceleyen bilim. (Nöropsikolojinin araştırma yolları, bu iki düzeyde olmak üzere, bir yandan insanda görülen zihin bozukluklarının, öte yandan da, hayvanın merkezî sinir sistemi üstünde yapılan deneysel müdahaleler yoluyle, davranışında meydana gelen değişmelerin gözlemine dayanır.)

— ANSiKL. « Tarih. Nöropsikoloji’nin gelişmesi, Broca’nın beyindeki çeşitli merkezlerin yerini tespit (lokalizasyon) amacıyle yaptığı çalışmalarla başlar. XIX. yy. sonundaki bilimci görüşler ve Jackson ile Bergson’un bunlara karşı gösterdiği tepkiler, yapılan araştırmaları, önce, beyin lokalizasyonları hakkında teorik bir tartışmaya yöneltti. Ancak Head’ın çalışmaları, sonraları, başka bir planda olmak üzere geştalt’çılık ve nihayet, Lashley’in faredeki beyin sinir dokuları üstündeki araştırmaları, bu tartışmalarını yönünü değiştirmeğe yardım etti. Böylece gerek toptancı, gerek lokalizasyoncu görüşler, bazı keşiflere yol açtıktan sonra verimsiz hale geldi. Demek-ki bu görüşlerin sathî karşıtlığını aşabilecek olan tek şey, ancak inceleme tekniklerinin değişmesiydi. Bununla beraber Yygotski, metodoloji meselesini yenileştirmekten ve bir öncü rolü oynamaktan geri kalmadı.

• Bugünkü durum. Nörofizyolojinin gelişmesi (anatomi araştırmaları, Sashley metotlarının filogenetik zincirlenmenin yüksek kademelerinde yer alan hayvan türlerine uygulanması, şartlamaların incelenmesi, nicel metotların kullanılması ve İkinci Dünya savaşında yaralananların kafatası berelenmeleri ve travmalarının gözlenmesi) beyin merkezlerinin lokalizasyonu meselesini değiştirdi. Meselâ beyinle ilgili elektriksel o-layların mikroelektrot’larla kaydedilmesi, aynı alıcı bölgedeki çeşitli hücrelerin özelliğini ve aynı zamanda, psikofizik bağlaşıklıkların varlığını tespit imkânını vermektedir. öte yandan, elektrofizyolojik metotlar da çağrışım bölgelerini, tamamlama bölgelerini ve çok-duyusal yakınsama bölgelerini tespit etmek ve hattâ bunların beyin kabuğundaki bitim yerlerini daha kesinlikle belirtmek imkânını sağlamaktadır. Bütün bu çalışmalar, gerçi lokalizasyon ilkesinin önemini yeniden ortaya koymaktadır, ama lokalizasyon şeması artık söz konusu değildir. Yapılan deneyler beyinde bazı fonksiyonlar için belli bölgeler bulunduğunu, bazı fonksiyonların ise daha geniş alanları ilgilendirdiğini gösterdi. Buralarda, birçok etkileşme meydana gelmekte ve dıştan gelme mesajlar burada, dönüşmeye uğrayarak beyin kabuğu seviyesinde yorumlanıp tamamlanmaktadır. Ayrıca, anatomi alanında, beyin kabuğunun birçok bölgeye ayrılmasına karşı kuvvetli bir tepki belirdi. Hayvan psikolojisinde yapılan deneyler, hayvanlarda bazı beyin kabuğu bölgelerinin çıkarılmasının, belirli davranışların meydana gelmesine yol açtığını gösterdi. Aynı deneyler, özellikle şu gerçeği de ortaya çıkardı: projeksiyon bölgelerinin dışında bulunan sınırlı ve iyice belirlenmiş bir art beyin kabuğu berelenmesi, duyusal bölgelerin kendi bozukluklarından kolayca ayırt edilecek niteliktedir.

İncelenen fonsiyonlara, hayvanların türüne ve gelişme aşamasına göre, çeşitli lokalizasyon tarzları ortaya çıktı. Nitel veriler üstünde kullanılan istatistik metotları, kilinik metotla elde edilen sonuçları (msl. yeniden tanıma ve jest ile ilgili bozulmaları, esaslı bir bozukluğu indirgemenin imkânsızlığı gibi) desteklemek imkânını verdi. Nihayet normal insanda veya hayvanda aynı fonksiyonları inceleyen bilim kollarıyle olan i-lişkiler, nöropsikolojinin kendi bağımsızlığını elde etmesini mümkün kıldı: nörolen-güistik, bir yandan, semiotik bozuklukların, bir yandan da, anatomik-fizyolojik sistemdeki patolojik özelliklerin birbirine paralel olarak incelenmesinden doğdu. Gerek nörolengüistik, gerek nöropsikoloji, haber ve bildirişmeler, ilişkin teorilerin etkisinde kaldı. Fazla olarak, her iki bilim dalı hayvan psikolojisiyle deneysel psikolojinin kullandığı bazı usulleri benimsedi (msl. çeşitli ölçekler, kontrol grupları metodu v.b.) [L]

Yorum yazın