Narkoanaliz nedir

Narkoanaliz blş. i. (fr. narco-analy-se). Psikiyalr. Hastanın bilinçli olarak kendisini kontrol etme yeteneğini zayıflatan uyuşturucu bir madde zerk ederek, bilinçaltı ve bilinçdışmı araştırma usulü.
— ANSİKL. 1936’da Horsley tarafmdan tavsiye edilen narkoanaliz tekniği, vücuttan kısa zamanda dışarı atılacak uyuşturucu bir maddeyi ağır ağır damara zerk etmekten ibarettir. Bunun için özellikle pen-tiobarbital veya amobarbital kullanılır. Bilinci azaltma derecesi narkoanalizi uygulayan uzmana göre değişir. Bazıları, ko-nuşmanm peltekleşmesini, sayı saymanın ağırlaşmasını, zihnî yeteneklerin belirgin bir şekilde yavaşlamasını ve apaçık uyuklamayı yeterli bulur. Bazıları hastanın normale yakın bilinçli bir duruma döndüğüne kanaat getirir getirmez, yeni bir doz daıbitüıik şırınga etmek üzere iğneyi damarın içinde tutar. Bazıları ise gerekli araştırmayı uyanma devresinde yapmak ü-zere, hasta uyuyuncaya kadar zerke devam eder.

Narkoanaliz, teşhis konması için önemli bilgiler sağlayabileceği gibi, tedaviye de yön verebilir. Psikiyatri alanında olduğu kadar nöroloji alanında da çok büyük teş his değeri taşıyabilir (msl. tipik bir Paı-kinsen belirtisiyle birlikte, hafif bir piramit belirtisinin varlığını ortaya çıkarabilir). Narkoanaliz iki şekilde etki gösterir: 1. uyanıkken var olan hastalık belirtilerini (felç, kasılma, söz yitimi, disartri, amnezi v.b.) ortadan kaldırır; narkoanalizin bu çeşidi, hastanın kendini yalancıktan hasta gösterdiği yahut histeriden şüphelenildiği hallerde işe yarar; 2. hastanın bilinçaltında bulunan bazı duygusal eğilimleri ortaya çıkarır; bu eğilimler, nevıotik bir davranışa sebep olan «çatışmalı» problemler hakkında hekimi aydınlatır. Bu gibi hallerde narkoanaliz, tedavi evresini daha büyük bir başarı ihtimaliyle hazırlar.

Narkoanalizin tedavideki faydası, müşahede edilen bozuklukların mekanizması hakkında yeni bir görüş getirdiği ölçüde önemlidir. Bu şartlar altında yapılan psikoterapi, vakaların çoğunda etkili olur. Psikoterapi-nin, için için işleyen gİ2İi bir çatışmanın dışa vurmasını kolaylaştırmakla beraber, genellikle, orada kesin olarak yerleşmiş gibi görünen verileri bilinçdışmdan geri getirerek aydınlığa çıkarmağa uğraşır. Böylece, büyük bir duygusal yük taşıyan ve nevro-tik sıkıntıları besleyen hatıralardan hastayı kurtarmağa çalışır. Hekim, bu şekilde elde edilen bütün hatıraları toplar, bunlardan bir sentez yapmağa ve hastayı, günlük problemlerini eski olaylarla birleştiren bağlar hakkında aydınlatmağa çalışır (oysa bu olaylar hatırında olduğu halde hasta, onlarla kendi ruhsal durumu arasında bir ilişki kuramamakta, onlara bir anlam verememektedir). Bazı nevrotik hastalara, kendiliğinden ortaya çıkan duygusal durumları «yenmelerine» yardım etmek için, az çok muntazam aralarla narkoz uygulamak gereklidir.

Narkoanalizin adlî tıptaki uygulaması gayet tartışmalı biı konudur. İkinci Dünya savaşında esirleri itirafa zorlamak için, alman polisi tarafmdan kullanıldığını hatırlatmak gerekir. «Hakikat serumu»ndan söz edilmiştir; aslında bu metodun etkisi tartışma konusudur. Bir insan bir problemi gizli tutabilir ve carî klinik uygulamada bir hastanın bir dereceye kadar kendi kendini kontrol imkânını elinde tuttuğu bilin-mektediı; hasta telkin altında kalabilir ve muayene eden kimsenin istediği cevapları verebilir; nihayet, gizlemek isteyeceği ve kendisini kesin olarak suçlayan gerçek o-laylan da itiraf edebilir; oysa bu son nokta, sanığa suçsuzluğunu iddia etme imkânını veren yürürlükteki Ceza Usulü kanununa aykırıdır: bu durumda, insan kişiliğinin bütünlüğü bozulmuş olur. Şunu da kabul etmek gerekir ki, bu metot yasaklanmadığı takdirde suistimallere yol açma tehlikesi mevcuttur. Birçok ülkede barolaı ve tıp akademileri bu metoda karşı çıkmışlardır. Buna karşılık birçok psikiyatri hekimi, sınırları belli edilmek, yani diğer araştırma usulleri başarısız kaldıktan sonra sadece teşhis maksadıyle ve tıbbî gizlilik garantisi altında başvurulmak şartıyle narkoanalizin uygulanmasını faydalı bulmaktadır. (L)

Yorum yazın