Nabız nedir – Nabız sayısı

NABIZ veya NABZ i. (ar. nabi). Tıp. Kalp atışının sağladığı kan basıncından dolayı atardamarlarda, özellikle bilek a-tardamarında görülen veya parmakla basıldığı zaman duyulan kımıldama: Bakın nabızları biçarenin nasıl vuruyor (Tevfik Fikret). Hayrullah bey, yaralının sol nabzını tutmuştu (R. N. Güntekin). [Bk. ANSiKL.] || Mec. Ruhsal durum, düşünce, eğilim: Dinle bak, vurmada nabzı ruhun (O. V. Kanık). || Nabza bakmak, nabız almak, nabzın bir dakikadaki atışını saymak. || Nabız düşüklüğü, bazı hastalık hallerinde görülen nabız yavaşlaması. || Nabızsız olmak, senkop halinde bulunmak. || Daimî yavaş nabız, kaJp içi sinir sistemindeki bir bozukluktan ileri gelen kalp hastalığı; aşırı çaba gösterilse veya kan dolaşımını hızlandırıcı ilâçlar verilse bile bu durumda nabız hızlanmaz.

— ÇEŞ. DEY. Nabzına girmek, bir kimsenin gözüne girmek, elindeki bütün imkânları kullanarak bir kimsenin gözünde çok önemli bir yer almak. || Nabzına göre şerbet vermek, bir kimsenin hoşlanacağı bir şekilde ve gururunu okşayacak tarzda davranmak. |{ Nabzını (veya nabız) yoklama, başka bir insanın niyetini, düşüncelerini ve eğilimini anlamağa çalışma.

— Esk. Nabz-aşna, karşısındaki insanın eğilimlerini, düşüncelerini anlayan, zayıf tarafını bilen. || Nabzgir, bir kimsenin hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri öğrenip o-na göre davranan ve yaranmayı bilen.

— ANSiKL Nabız, kalp karıncıklarının kasılmasından ileri gelen kan basıncı değişiklikleriyle, atardamarların esnekliğinden doğar. Nabza bakabilmek için atardamarın sert bir yüzeye, meselâ kemiğe yaslanması ve deriye yakın olması gerektir (bilek, şakak, uyluk v.b. nabızları). Genellikle bilek nabzı kullanılır. Nabız ortalama olarak erkekte dakikada 72, kadında 80’-dir; bazı insanlarda 40’m üzerine çıkmaz. Nabız sayısı ateşle artar, ama aralarında tam bir orantı yoktur, 130’a, hattâ daha yükseğe çıkabilir. Yeni doğmuş çocuğun nabzı 150 atar. Sağlıklı durumda da kuvvetli heyecan, soğuk, yemek, yürüyüş, koşma v.b. hallerde nabız sayısı değişir. Nabzın incelenmesi çeşitli âletlerle (sifig-mograf, sifigmometre v.b.) kolaylaşmıştır. Nabızdaki değişikliklerin kaydedilmesi çok önemlidir; bunları belirten birçok sıfat kullanılır: geniş, küçük, ipliksi, sezilmeyecek kadar zayii veya kuvvetli, zayıf, hızlı, yavaş, sert, yumuşak, düzenli, düzensiz. Bazen nabız çift veya dikrot olur, yahut eksik vurur, sekme yapar. (Bk. ADAMS-STO-KES SENDROMU, ARİTMİ.)

• Çin nabızları. Geleneksel çin hekimliğinde nabızlar teşhis ve pronostik aracıdır. Hekim nabızların duyulduğu çeşitli vücut noktalarına parmaklarına değişik üç basınçla (zayıf, orta, sert) dokundurarak hastalığı değerlendirir. Alman sonuçlar çeşitli şekillerde birbiriyle birleştirilerek birtakım pratik bilgiler elde edilir ve akupunktur tedavisi buna göre yapılır.

— Vet. Tek parmaklılarda ve sığırlarda nabız, dil-yüz atardamarını yoklayarak muayene edilir; bir el burun delikleri arasına, öteki elin başparmağı yanağın alt yüzüne konulur, geri kalan parmaklarla çene kemiğinin iç yüzünden atardamar üzerine hafifçe bastırılır. Koyun, domuz, köpek ve kedide nabız, uyluk atardamarının kasık kemerine yakın kısmından almır; buraya parmak uçlarıyle baldırın iç yüzünden bastırılır. Sağlam ve erişkin hayvanlarda ortalama nabız sayısı şöyledir: at, 38, öküz, 47; koyun ve keçi, 75; köpek, 95; kedi, 130.

♦ Nabzi sıf. Esk. Damarın vuıruşuyle ilgili. (LM)

Yorum yazın