Midenin Yapısı ve Özellikleri

Midenin Yapısı ve Özellikleri , Midenin Yapısı ve Görevleri

Mide, karın boşluğunda yer alan bir organdır, insan midesi J harfine benzeyen içi boş bir torbadır. Üst yanı altından daha geniştir. Mide duvarları esas olarak kastan oluşmuştur. Mide duvarları yemek sırasında yenilen besinleri içine alabilecek kadar genişleyebilir.

Midenin Yapısı ve Özellikleri

Gerçekte mide, sindirim kanalı adı verilen uzun bir kanalın genişlemiş bir bölümüdür. Mide, besinlerin parçalandığı, ya da sindirildiği bir organdır.
Sindirim ağızda başlar. Besinler burada çiğnenip küçük parçalara ayrılır. Besinler ağızda tükürük denen sıvıyla karışır. Tükürükte besinlerdeki maddeleri parçalamaya başlayan kimyasal maddeler bulunur. Bu maddelere sindirim enzimleri adı verilir.
Yutulan besin, yemek borusu adı verilen dar borudan aşağı iner. Yemek borusu yutaktan mideye kadar uzanan kısımdır. Midede, midenin iç yüzeyinden çıkan daha başka enzimler vardır. Bunlar besinleri parçalamaya devam ederler. Besin mideden ince bağırsak denen dar boruya geçer. Bu borunun ilk bölümüne onikiparmak bağırsağı adı verilir.
Doktorlar hastalarının midelerini iki yöntemle incelerler. Hastanın ağzından midesine gastroskop adı verilen içi boş bir boru indirirler. Bu borunun ucuna bir ampul ile aynalar bağlıdır. Gastroskop aracılığıyla doktorlar midenin içini inceleyip fotoğrafını çekebilirler.
Doktorlar, mideyi bir de röntgen ışınlarından yararlanarak inceleyebilirler. Röntgen filmleri genellikle vücudun yalnızca kemik gibi katı bölümlerini gösterir. Hiç kemiği olmayan mide ise, normal olarak röntgende görülmez. Ama mide röntgen ışınlarında görülen bir sıvıyla doldurulabilir. Bu sıvının içinde baryum sülfat adı verilen madde vardır. Hastaya bu sıvıdan birkaç yudum içirilir. Sıvının tadını iyileştirmek için içine tad verici bazı maddeler katılır. Hasta, özel deyimiyle bu baryum bulamacını içtikten sonra midesinin net bir filmi çekilebilir.
Doktorlar bir baryum bulamacının içilmesinden sonra midenin hareketli röntgen filmlerini alırlar. Bu filmler midenin çok etkin bir organ olduğunu ortaya koymaktadır. Besin yemek borusundan mideye gelince, mide ağzındaki kaslar gevşer. Besinin girmesine olanak sağlarlar. Besin midenin içine girer girmez mide ağzı kapanır, böylece artık besin yemek borusuna geri dönemez. İnsan baş aşağı durumda dursa da midedeki besinler ağzına gelmez.
Mide duvarındaki kaslar kasılırlar. Bu kasılma çok düzenli bir biçimde, dakikada üç kez kadar tekrarlanır. Sığamsal hareketler (peristaltis) adı verilen bu düzenli kasılmalar besinleri iyice karıştırır ve parçalar. Besin, üzerine uygulanan bu fiziksel hareketin yanı sıra, kimyasal maddelerle de parçalanır. Mide suyu sindirim enzimleriyle tuzruhunu içerir. Bu kimyasal maddeler besine etki ederek daha fazla sindirilmesini sağlarlar. Besin kimüs adı verilen sıvı bir karışım haline gelir.
Midenin üst yanının üçte ikisi esas olarak bir depo alanıdır. Burada sığamsal hareketler daha zayıf olup besin daha az hareket eder. Alt bölümünün üçte biri ise esas sindirim etkinliğinin yer aldığı yerdir. Burada kuvvetli kas kasılmalarıyla besin mide suyuyla iyice karıştırılır.
Zaman zaman mideden onikiparmak bağırsağına biraz besin geçer. Besin buraya mide duvarının kasılmalarıyla itilir. Onikiparmak bağırsağına geçen besin mideye dönemez. Midenin dar çıkış bölümündeki mide kapısı büzgeni adı verilen büzgen kas, bir kapak ödevini görür. Büzgen kas gevşediği zaman mideden biraz besinin çıkmasına olanak verir. Bu kapı, daha büyük yemek parçalarının geçmesine, ya da besinin geri dönmesine olanak bırakmayacak kadar dardır. Büzgen düzenli bir şekilde birkaç saniye kapalı kalır. Besin bu durumda hiç bir yana gidemez.
Besin iyice sindirilinceye kadar midede kalmaz. Yutulduktan hemen birkaç dakika sonra mideden boşalmaya başlar. Bütün besin maddeleri içinde midede en az kalan besinler, patates gibi nişastalı besinlerdir. Et biraz daha uzun kalır. Mideden en yavaş geçen besinler lifli sebzelerle yağlardır. Üzerine bir kez daha besin alınmadıkça, mide bu besinlerin karışımından oluşan bir yemeğin üzerinden iki saat geçince boşalmış olur. Korku, mide etkinliğini azaltır; bu durumda besin midede birkaç saat kalabilir. Baryum bulamacının mideden tümüyle boşalması altı saat sürer.
İnsan vücudundaki birçok kas insanın kendi denetimi altındadır. Örneğin kol ve bacak kaslarına istemli kaslar adı verilir. Buna neden, bu kasları insanın istediği zaman, yani istemli olarak denetleyebilmesidir. Oysa, mide kasları böyle denetlenemez. İnsan hatta mide kaslarının kasılmakta olduklarının bile farkına varmaz. Mide kası istemsiz kaslara örnektir.

Mide suyu
Midenin iç yüzeyini örten zar, bir hücre tabakasından oluşur. Bu hücreler mide suyunu salgılarlar. Mide zarından bir günde (24 saatte) üç litre kadar mide suyu salgılanır. Bazı hücreler mukus (sümü) adlı yapışkan bir sıvı üretirler. Mukus mide duvarını mide suyunun etkisinden koruyan bir tabaka oluşturur. Mukus olmasa, mide kendi kendisini sindirirdi.
Midedeki bir başka hücre grubu da pepsin adlı bir enzimi üretir. Pepsin besinler içinde önemli bir madde grubu olan proteinlere etkir. Proteinler uzun atom zircirlerinden oluşan parçacıklardan yani moleküllerden yapılmıştır. Pepsin protein zincirlerindeki bazı bağları koparır, bunun sonucu daha küçük moleküller oluşur.
Bebeğin midesinde rennin adı verilen bir enzim daha bulunur. Rennin süte etkiyerek onu sıvı ve katı kısımlarına ayırır. Kesilmiş süt iki kısımdır. Kesilmiş sütün katı kısmına kesmik denir.
Mide enzimleri besine ancak mide suyu asit olursa etkiyebilirler. Asitler bazı maddeleri aşındıran maddelerdir. Mide duvarında mide suyunun asitliğini sağlamak için tuzruhu salgılayan bir hücre grubu vardır. Bazı insanlar mide ülseri hastalığına tutulurlar. Ülsere, mide suyundaki mide duvarını yiyen tuzruhunun neden olduğu sanılmaktadır.
Bilim adamları mide suyunun hormon adı verilen bir vücut salgısı tarafından da denetlendiğini saptamışlardır. Hormonlar, kimyasal ulaklardır. Mide duvarından gastrin adı verilen bir hormon salgılanır. Mideye giren yemek, gastrini kana karışması için uyarır. Gastrin, kanla mide suyu üreten çeşitli hücrelere taşınır. Bu kez de gastrin enzim ve asitleri mideye salgılamaları için bu hücreleri uyarır.
Gevişgetirenler adıyla anılan hayvanlar grubunun \ çok değişik yapıda bir mideleri vardır. Gevişgetirenlerin mideleri birkaç odadan oluşur. Besin ilk yutulduğunda işkembe adı verilen birinci odaya j geçer. İkinci odaya geçmeden burada biriktirilir. | İkinci odaya ise börkenek adı verilir. Börkeneğin iç yüzeyi bal peteğine benzer girinti ve çıkıntılarla doludur. Besin, geviş denen yumuşak küçük parçalara ayrılır. Bu parçalar hayvanın yeniden ağzına gelir. Hayvan bunları iyice çiğner. Bir kez daha yutulan besin sindirimin devam ettiği öbür odalara geçer. Sığır midesinin bir kısmı işkembe adı altında besin olarak satılır.

Yorum yazın