Kanserin Belirtileri ve Çeşitleri

Kanserin Belirtileri ve Çeşitleri

Bugün insanlığı kasıp kavuran hastalıklar arasında, kanser kadar korkuncu yoktur. Dört kişiden birinde kanser ya vardır ya da olma eğilimindedir. Her ne kadar günümüzde kanser olaylarının sayısı artmakta ise de, kanser belki de hastalıkların en eskisidir. İ. Ö. 5. yüzyılda Hipokrat, bu hastalığı, Yunanca “yengeç” sözcüğü ile tanımlamıştı. “Cancer” yengeç sözcüğünün Lâtincesi- dir. Bu ad, kanserli büyümelerin, sağlıklı dokuları bir yengecin kıskacı gibi nasıl boğduğunu tanımlamak üzere verilmiştir.

KANSERİN ÇEŞİTLERİ
Kanser bir değil, birçok hastalıktır; insanlarda 150 tip kanser saptanmıştır. Kanser tipleri, vücudun hangi bölümünde ve ne tip dokuda ise ona göre tanımlanır. İki ana grup vardır. İlki, karsinom denilen ve boğaz, akciğerler, mide, bezeler ve bunun gibi dokularda; epitel dokuda görülen kanser tipidir. Karsinomlar, insanlarda görülen kanserlerin yüzde 85’ini oluştururlar. İkinci grup
ise sarkomlardır. Bu kanserler, kemikler, kaslar, kıkırdaklar, tendonlar, kan ve çoğalabilen öteki organlarda görülür. Sarkomların iki büyük ve ikinci derecedeki grubu, lösemi ve lenfomlardır. Lösemi, kan ve kemik iliğinde, anormal lökositlerin (akyuvar hücreleri) birikmesi nedeniyle oluşan kanserdir. Lenfom ise, lenf düğümleri ve dalağın, anormal sayıda lenfosit üretmesine yol açan bir hastalıktır. Bunun en bilinen örneği hongkin hastalığıdır.
Bütün bu kanser tiplerinin ortak bir özelliği vardır. Bu da hepsinde, anormal vücut hücrelerinin rastgele çoğalmasıdır. Hastalığın önemi, kişide kanserin hangi bölgede yerleştiği ve kanser hücrelerinin ne süratle çoğalıp, yayıldıklarına bağlıdır. Her kanser, bir tek anormal yapılı hücrenin, kendini vücudun her tür normal kontroluna karşı kapalı tutması ile başlar.
Vücudun bu normal kontrollerinden biri temas ile engellemedir. Bunun anlamı şudur: Normal kontrolda bir hücrenin başka hücreye temas etmesiyle yaptığı basınç, bu bölgede daha fazla hücre bölünmesini engeller, ya da durdurur. Kanser hücrelerinde ise, böyle bir kontrol yoktur.

SELİM VE HABİS TÜMÖR BÜYÜMELERİ
Kanserli büyümeler olan habis tümör büyümeleri ile kanserli büyümeler olmayan selim tümör büyümeleri arasındaki farkı bilmek önemlidir. Selim sözcüğü “iyi huylu” anlamına gelir. Böylece, selim tümör, “iyi tipte bir tümör büyümesidir”. İyiliği de şudur: tümör büyümesi, vücudun bir bölümünde kalan, yavaş ve belli bir büyümedir. Vücuda büyük ölçüde zarar verip, öldürücü olmaz, tabii eğer çevresindeki dokulara zarar verecek kadar büyümezse. Birçok olayda, kolayca alındığı görülmüştür. Buna karşılık, habis tümör büyümeleri, hastanın sağlık durumu ve yaşamı için ciddî birer tehdit olurlar. Habis sözcüğü “kötü” anlamına gelir. İşte bu, saldırgan ve düzensiz bir biçimde büyüyen “kötü huylu tümör büyümesidir”. Bu tümör büyümeleri; çevrelerindeki dokuları sararak, içlerindeki besleyici maddeleri yok ederler. Daha kötüsü, habis tümör büyümelerinin, kanser
hücrelerini, lenf sıvısı ve kan içine salmalarıdır. Bu hücreler böylece vücudun öteki bölgelerindeki dokulara giderek, buralarda yeni habis büyümelere yol açarlar. Yerinden ayrılarak, yayılan kanser hücrelerinin hareketine metastaz denir. Başka deyişle metastaz hastalık etkenlerinin kan ya da lenf yoluyla taşınarak yeni odaklar oluşturmasıdır.
Metastaz, kanser hastalığının en öldürücü yanıdır. Kanser hücrelerinin metastaz yapma yeteneğinde rol oynayan üç etken vardır:
1) Normal hücrelere oranla kanser hücrelerinin birlikte olma ya da birbirlerine yapışma özelliği düşük olduğundan, bu hücreler birbirlerinden ayrılırlar. 2) Kanser hücrelerinin, belirli bir süre ile başka hücrelerden ayrı olarak yaşama yetenekleri vardır. 3) Kanser hücreleri, normal dokuları ele geçirerek, buralarda büyüyebilirler.

BELİRTİLER VE TEDAVİ
Habis büyümelerin erken dönemlerinde hiçbir belirti yoktur. Bu bir sorun yaratır, çünkü, kanser kendisini büyümenin, çok daha geç ve tehlikeli bir gelişme dönemine girmesinden sonra gösterir. Ortak uyarı belirtileri, yorgunluk, barsak çalışmalarında değişiklik, iyileşmeyen yaralar, süratli kilo kaybı, vücutta bir şişkinlik ya da sertlik, alışılmamış kanama ya da akıntı, hazımsızlık ya da yutma güçlüğü; bir ben ya da siğil de önemli bir değişikliktir.
Eğer kanser, erken bir dönemde anlaşılırsa, kanserli büyümenin tümüyle önlenebilmesi olanağı büyüktür, önleme, ameliyat, ilaçlar, hormonlar, fizik tedavi ya da bu sayılanların birleşimi ile sağlanır. Sondaki üç uygulama etkilidir; çünkü bunlar, vücutta sürekli bölünen hücreleri durdurur ya da süratle yok ederler. Ama bu arada bazı sağlıklı hücreler de zarar görür.

KANSERİ OLUŞTURAN NEDENLER
Çeşitli tiplerde görülen kanserli büyümelere neden olarak belirli bir etken gösterilemez. Kanser oluşumunda kesin etkisi olan —ki bunlar sayıca pek çoktur- yalıtıcı etmenlerin rolü konusunda bazı gelişmeler elde edilmiştir. Listenin başında çevre etkenleri gelmektedir. Soluduğunuz havadaki kirli maddeler, (sigara dumanı dahil), aldığınız besinler ve içtiğiniz su; bunların tümü kanserin gelişmesinde etken olabilir. Radyasyon da kansere neden olarak gösterilmiştir. Radyasyon hem yararlı, hem de zararlı olabilir. Radyasyon tedavisi kanserli dokuyu yukarıda anlatıldığı gibi tahrip edebilir.
Bununla birlikte denetimsiz radyasyon, sağlıklı hücrelerin genetik yapısını değiştirerek, onların da kanserli olmalarına yol açabilir. Virüslerin hayvanlarda, çeşitli kanserlere yol açtığı da kanıtlanmıştır. Büyük bir olasılıkla, insan kanserlerine de virüsler neden olabilir. İnsanların, hasta bir kişiden, kanser virüsü “kapmamalarına” karşın, yine de kansere neden bir virüs olabilir.
Bir kurama göre, belki de her bir vücut hücresinde, aktif olmayan bir kanser virüsü vardır. Yeryüzünde, gelişmiş organizmalar oluşmadan önce, belki de virüs DNA’in bir parçasıydı. Bu virüs ne zaman her hangi bir nedenle harekete geçerse, normal dokuyu kanserli hücre haline getirir.
Viral (virüslerin oluşturduğu) faktörler ile genetik faktörler arasında ilişki vardır. Geçerli bir kuram şudur: Kanserli hücreler değişmeler göstererek fazla miktarda çoğalırlar. (Değişme, bir hücrenin DNA’sında olmaktadır) Değişmeler, sürekli olarak, süratle bölünen hücreler arasında görülür. Birçok olayda, bu değişken hücreler, vücudun bağışıklık sistemi tarafından derhal yok edilirler. Kuram şöyle gelişmektedir: Bazı kimselerde kanserin ortaya çıkması, bunların bağışıklık sistemlerinde bir bozukluk olmasından ileri gelmektedir. Bilinmeyen bir nedenle vücudu yabancı ve tehlikeli maddelerden koruyan antikorlar, nedense kanser hücrelerini tanıyamamak yanılgısına düşmektedirler. Daha ötesi, bu kanser hücreleri, bağışıklık reaksiyonunu geciktiren ya da durduran bir enzim de salgılıyor olabilir.
Bağışıklık sisteminin kanser üzerinde önemli bir etkisi olduğu görüşünü destekleyen üç kanıt vardır. Birincisi; ileri yaştaki yetişkinlerin kansere yakalanmalarının daha büyük olasılık taşımasıdır. Bazı bilim adamları bunu, kişi yaşlandıkça, bağışıklık sisteminin daha pasif çalışacağı görüşüne bağlamaktadırlar. İkincisi; kanserin, bağışıklık sisteminde zayıflık yapan ilaçları kullanan hastalar arasında daha hızla yayıldığıdır. Üçüncüsü; bazı kimselerde, kanserler, hatta “tedavi edilemez” kanserler, önemli biçimde küçülmüş ya da tümüyle kaybolmuş olabilmektedir. Belki de bu olaylarda vücudun bağışıklık sistemi kansere karşı saldırıya geçmiştir. Eğer araştırmacılar, bu önemli sönüşün (hastalık belirtilerinin yok olması) nasıl ve hangi nedenle ortaya çıkışının gizini çözebilirlerse, aynı uygulamayı, vücudu kanserden kurtarmak amacıyla da kullanabileceklerdir.
Kanseri oluşturan etkenler ne olursa olsun, kanser araştırmalarında zihinleri sürekli kurcalayan soru şudur: “Normal bir vücut hücresini, bir kanser hücresi haline getiren şey nedir?” Bazı araştırmacılar incelemelerini normal hücre değişimi üzerinde yoğunlaştırarak kanserin nedenini burada aramaktadır. Siz de yaşama bir tek hücre olarak başladınız ama şimdi milyonlarca ayrı yapıdaki hücrelerden oluşmuş karmaşık bir organizma haline geldiniz. Bu hücreler nasıl değişti? Bu, bilimin gizemini çözemediği bir sorudur. Bilim adamları bu oluşum üstüne daha çok şey öğrendikleri zaman, bir hücrenin de nasıl kanserli hale dönüştüğü konusunda daha çok şey bilebileceklerdir.

Yorum yazın