Kalp Hastalıkları Belirtileri

Kalp Hastalıkları Belirtileri – Kalp Hastalıkları Çeşitleri – Kalp Hastalıkları Nelerdir
Amerika’da, her dakika, iki kişi kalp hastalığından ölmektedir. Bu, ülkenin en başta gelen ölüm nedenlerinden biridir.
Kalp hastalığı, kalbin, vücudun sürekli gereksinmelerini karşılamasını engelleyen herhangi bir bozukluktur. Birçok tipte kalp hastalığı ve bunun da birçok nedenleri vardır. Bu hal de kalbin çok karmaşık bir organ olmasından ileri gelmektedir. Kalp atışlarının hızım ayarlayan özel kasın dokusunda bir bozukluk olabilir. Kalp çemberleri arasında, kanın doğru yönde akışını sağlayan kapakçıklarda düzensizlik görülebilir ya da kalp kasına kan götüren küçük arterler -koroner arterler-de bir bozukluk oluşabilir.

KORONER ARTER HASTALIĞI
Koroner arter hastalığı, kalp hastalıkları arasında en sık görülen ve yaşamı tehdit eden ciddi rahatsızlıklardan biridir. Kuzey Amerika ve Avrupa’da bir numaralı öldürücüdür. Kalp krizlerine neden olan hastalıktır.
Koroner arter hastalıklarının yüzde 99’una neden damar sertliğidir (arteroskleroz). Damar sertliği, kan damarlarının iç duvarlarına fazla yağ depolanması ile daralması ve dolaşan kan miktarının azalması sonucu ortaya çıkar. Başlangıçta yumuşak olan yağ birikintileri sonradan katılaşarak kalp duvarlarına yapışır. Arteroskleroz, her hangi bir kan damarında olabilir ama çoğu kez kalp damarlarında (koroner arterlerde) oluşur.
Koroner arter hastalığının en belirgin özelliği, göğüs ağrısıdır. Herkes yaşamında, bir çeşit göğüs ağrısı duyar ama koroner arter hastalığının ağrısı değişiktir. Buna göğüs anjini ya da angina pectoris denir. Bazı kimseler bu ağrıyı, göğüs kemiğinin ardındaki bir sıkışma olarak tanımlarlar.
Ama bu ağrı, kollarda, çene ve sırtta duyulan ağır ve yakıcı bir duygu olarak da anlatılabilir. Ağrı, kalp kasının bîr kısmına yetersiz kan gitmesi nedeniyle doğar. Azalmış miktardaki bu kan, normal çalışma sırasında, kalp kası hücrelerine yeterli olabilir. Ne var ki, vücut, hareket, aşırı heyecan, soğuk hava, fazla ağır yemek gibi artan bir gerilim altında kalırsa, daha çok bir oksijene gereksinme duyar ama bunu sağlayamaz. Bu oksijen yetersizliği, hipoksi diye bilinir ve sinir uçlarını harekete geçirerek, ağrı duygusunu uyandırır. Göğüsteki ağrı sadece beş dakika kadar sürer ve genellikle dinlenme ile geçer. Birçok kişi ağrı için ilaç alır. En çok kullanılan ilâç nitrogliserindir. Bu, hastaların dil altında eritebilecekleri küçük tabletler halindedir. Bu ilâç, yumuşak kasları gevşetir.
Yumuşak kas, arter duvarının orta tabakasında bulunan bir tip kastır. Barsak duvarlarında olduğu gibi, vücudun öteki kesimlerinde de bulunur. İnsanın bu kas üzerinde, bilinçli bir denetimi yoktur. Koroner arterdeki yumuşak kas nitrogliserine bağlı olarak gevşer, genişler ya da açılır. Bu, kan akışını bollaştırır ve göğüs ağrısı yok olur.
Daha ciddi bir göğüs ağrısı, kalp krizi nedeniyle olan ağrıdır. Bu ağrı birkaç dakikada kaybolmaz. Ne dinlenme, ne de nitrogliserin ile geçmez. Bunun nedeni şudur : kan akışı sadece azalmakla kalmamış, tümüyle tıkanmıştır. Bu tıkanma iki türlü olur : arterosklerozis’in oluşturduğu yağ birikintileri o derece kalınlaşırlar ki, bunlar damarı tıkarlar ya da birikintiler öylesine sert bir yüzey oluştururlar ki, kan pıhtıları takılıp kalır. Kan akışının durması ile oksijen sağlanması da kesilir. T ikalı arter tarafından beslenen hücreler oksijensizlikten ölürler. Zarar gören bölge kalbin görevini gerektiği gibi yapmasına engel olur.
Kalp tümüyle zayıflamıştır ve gerekli görevlerini yerine getirmede güçlük çeker. Kişi terler, zor soluk alır, bulantı hisseder ve kusabilir. Kalp yeterince kasılmayabilir. Tıbbi yardım yapılmazsa bu ağır durum, hızlı bir ölüme yol açar.

TEDAVİ VE ÖNLEM
Tıptaki ileri gelişmeler sonucunda, kalp krizinden ölümler önlenebilmektedir. Tedavide bir numaralı amaç, vücudun isteklerini en az düzeyde tutmaktır. Bu, kalp üzerindeki yükü azaltır. Böylece kalp kendisini onarabilir. Kalın bir doku örtüsü, ölü hücrelerin yerini alır ve çevredeki kan damarları genişleyerek kanın yeniden kalp kasından geçmesini sağlarlar. Buna yan dolaşım denir.
Bu, kalbin kendi içinde mevcut, onarım sisteminin çok önemli bir yanıdır. Eğer kalbe, kendisini onarmak için yeterli zaman verilirse, uzun yıllar görevini normal biçimde sürdürür.
Bazen, yan dolaşım, gerektiği gibi gelişmez ve tıkanan arterin bozukluğu sürer. Operatörler, ikinci krizi önlemek üzere, bir ameliyat geliştirmişlerdir. Buna, koroner arter yan yolu ameliyatı denir. Vücudun bir başka kesiminden alınan bir
damar, tıkalı artere bağlanır, böylece kan, tıkanık yerin çevresinden dolaşarak akar. Bu, ana yoldan ayrılan bir sapa yola benzer. Bu ameliyatlar başarılı olmaktadır ama, her ameliyatta bir risk payı bulunduğu da unutulmamalıdır.
Tüm hastalıklarda olduğu gibi, ana amaç, hastalığı önlemeye yöneliktir. Bu da çok kolay bir şey değildir. Çünkü doktorlar, arterosklerozun nasıl önlenebileceğini kesin olarak bilmemektedirler. Koroner arter hastalığının oluşmasında, bazı risk faktörlerinin rol oynadığı, yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Bunlar, besinlerdeki kolesterol miktarı, sigara içmek, şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, oturarak yapılan ya da gerginlik yaratan uğraşlardır. Birçok kişi, bu etkenlerin ortadan kaldırılmasıyla, koroner arter hastalığının en alt düzeye ineceği görüşündedir.

Yorum yazın