Etrüsk Mimarisi

Etrüsk Mimarisi – Etrüsklerde Mimari İ.Ö. VIII. yüzyıl dolaylarında Orta Akdeniz Bölgesinde çeşitli yönlerden göçler oluşmaktaydı. Bu göç dalgasıyla gelen insanların kültürleri, yüzyıllar sonraki mimari ve sanat üzerinde derin izler bırakacak ve Romalılarla birlikte her ülkeye taşınacaktı. Göçlerle gelenler arasında Etrüskler de vardı. Bugün İtalya Yarıdamasında Toskano adı ile anılan bölgeye yerleşmişlerdi. Etrüsklerin buraya deniz yoluyla geldikleri ... Okumaya devam edin →

Minos Uygarlığı Mimarisi

Minos Uygarlığı Mimarisi Minos uygarlığının İngiliz arkeolog Sir Arthur Evans tarafından yeniden bulunuşu 1899 yılına rastlar. O yıla değin unutulmuş olan bu erken uygarlığın ne denli yüksek bir kültür düzeyine erişmiş olduğunu, günümüze kalmış olan mimarlık ve resim sanatına ait örnekler kanıtlamaktadır. Minos uygarlığı İ.ö. 1400 yıllarında doğan bir felaket sonucunda tarihe karışmıştır. Bu uygarlık sanatçılarının fresklerde (sıva resimlerde) ... Okumaya devam edin →

Girit ve Ege Mimarisi

Girit ve Ege Mimarisi Tarihöncesi ataları göçebe olan Yunanlılar, Güneydoğu Avrupa yoluyla Akdeniz’e geldiklerinde, buradaki kent yaşamına çabuk uymuşlardı, öyle ki, çok geçmeden yeni kurulan kentler Yunan Uygarlığının özelliklerini taşıyan merkezlere dönüştüler. Yunanlıların koloni çağında yayıldıkları yerlerde ilk yaptıkları iş yeni bir kent kurmaktı. Girdikleri yerin yerel yöneticilerine Mi- ken, Argos, Tirins gibi kaleler yaptırdılar. Düzlük tepelerde ... Okumaya devam edin →

İran Mimarisi ve Özellikleri

İran Mimarisi ve Özellikleri Aynı tarihlerde, Dicle ve Fırat havzasının doğusundaki yüksek platolarda bir başka kent uygarlığı ortaya çıkmıştı. Eski Pers Uygarlığı olarak anılan bu kültür, bugünkü İran’ın yer aldığı bölgelerde gelişmişti. Bu kültürü yaratan halk toplulukları yaşadıkları bölgeye değişik tarihlerde, değişik yörelerden göç sonucu gelmişlerdi. Ancak, İran’daki bu ilk kültürlerde Mezopotamya ve Sümer Uygarlığının etkileri ... Okumaya devam edin →

Babil ve Sümer Mimarisi

Babil ve Sümer Mimarisi Babil,antik dünyanın eri büyük kentlerinden biriydi. Bu kent bugün yoktur. Ancak, daha sonra onun yerine Seleucia ve onun da yerine Stesifon (İ.Ö. 55) gibi önemli kentler kurulmuştur. Bugün ise İ.S. 762’de kurulan Bağdat gene eski Babil’in bulunduğu kesim içinde bulunmaktadır. Mezopotamya’nın ana yapı gereci, sırlı kerpiç, yani bir anlamda seramik idi. Bu yöntemin kullanılışının nedeni, taş ocaklarının düşman ülkeleri elinde ... Okumaya devam edin →

Eski Mısır’da Mimari

Eski Mısır’da Mimari Barış ve bolluk içinde yaşayabilmeleri için Mısırlı çiftçilerin Nil’in belirli dönemlerde yükselen ve alçalan sularına gereksinmeleri vardı. Oysa, doğa her zaman cömert olmamaktadır. Bu nedenle rahip – kral niteliğindeki firavunun yağmur için dua etmesi günlük yaşamda çok büyük bir önem taşıyordu. Ancak firavunların kendileriyle ilgili bir diğer saplantıları daha vardı: Ölümsüzlük düşüncesi. Dinsel törenlerin yaşam ... Okumaya devam edin →

Taş Devri Mimarisi ve Kemerin Bulunuşu

Taş Devri Mimarisi ve Kemerin Bulunuşu Hakkında Bilgiler İlk insanlar, Belki de bir buçuk milyon yıl süreyle yaşamlarını sürdürebilmek için doğanın onlara sağladığı kovuk ve mağara gibi barınakları kullanmışlardı. Zamanla insanın gözlem ve denemeleri gelişti. Bunun sonunda, taş aletler yapmaya başladı. Bu aletlerle çevresindeki doğal gereçleri biçimlendirmeyi öğrendi. Barınak yapımında kullanmak için ağaçları kesti, bunlardan yapı elemanları elde etti. ... Okumaya devam edin →

Mimari Yapılarda Yalınlık

Mimari Yapılarda Yalınlık YAPILARDA YALINLIK Kulübeler yapısal özellikleri bakımından iki ayrı türde yapılır. İlki dikme ve kirişlerden oluşur; İkincisi ise iç içe geçmiş çemberlerden oluşan yarımküre biçimli yapılardır. Birinci tür genellikle kalın ve sağlam direklerden yapılır, üzeri yöreye özgü, yağmur geçirmeyen yapraklarla örtülür. Öteki türün yapılışı ise şöyledir: Önce yapının iskeletini oluşturacak ağaçlar yere bir çember biçiminde ... Okumaya devam edin →

Bororo Kabilesinin Barınakları

Bororo Kabilesinin Barınakları İlkel yapıların çoğu bugünkü uygarlığımıza erişecek biçimde korunamamışlardır. Birçoğu kendi hallerine bırakıldıklarından izleri bile kalmamıştır. Bugün Üçüncü Dünya Ülkelerinden ancak birkaçında böyle yapılardan hâlâ yararlanılmaktadır. Amazon ormanında yaşayan bir kabilede bir kulübenin yapımını izleme olanağını bulmuştum. Burada erginleşen erkek’çocuklar için ayrı kulübeler yapılır ve gençler töre ... Okumaya devam edin →

En Küçük Mimari Kulübe

En Küçük Mimari Kulübe Mimarlıkta “üst düzey”, “alt düzey” gibi değerlendirmeler olmamalıdır. Çünkü bir mimari yapı üstüne yürütülen değer yargısı, yalnızca kullanılan malzemenin niteliği ve işlevine uygunluğuna dayanır. Bir yapı, neyle, nasıl ve ne amaçla yapılmıştır, gözetilen işlevsellik amaca uygun mudur? Gerçi işin başında tasarlanan işlev hızla yön değiştirebilir, hatta yapı bittiğinde onun yerini bir başka işlev bile ... Okumaya devam edin →