Ortaçağ Felsefesi ve Özellikleri

Ortaçağ Felsefesi ve Özellikleri Ortaçağ felsefesinin Skolastik bir felsefe olduğu söylenir. Skolastik düşüncenin temel sorunu ve amacı, dinsel inançlarla (dogmalarla) aklı bağdaştırmaya çalışmaktır. Skolastisizm, aklın açıklayamadığı olayları ve durumları dinsel dogmalarla açıklamaya çalışır. Skolastik sözcüğünün kaynağı Latince okul anlamına gelen “Schola”dır. Bu nedenle bu felsefeye Okul Felsefesi de denir. Skolastik felsefede önemli olan ... Okumaya devam edin →

Helenizm Roma Felsefesi

Helenizm Roma Felsefesi Aristo ile Yunan felsefe düşüncesi doruğuna ermiş ve kısıtlı bir alanda kalan ilkçağ Yunan düşüncesi sona ermişti. Aristo, Yunanistan’ın siyasal bakımdan pek parlak bir döneminde yaşadı. Bu dönemden sonra, İskender’in Asya seferiyle başlayan Hellenistik Çağ’a giriliyordu. Bu çağda Yunan kültürü kendi içine kapalı yapısından kurtulup, Akdeniz çevresinde yer alan büyük kültürlerin arasına katılmıştı. Bu dönemde Yunan ... Okumaya devam edin →

Sokrates Sonrası Felsefe Tarihi ve Filozoflar

Sokrates Sonrası Felsefe Tarihi ve Filozoflar PLATON Sokrat öncesi dönemi düşünürlerin genellikle, oluşum, varoluşun kaynağı gibi konularla uğraşmaları nedeniyle bu dönemin Doğa Felsefesi Çağı olduğunu gördük. Sokrat’la birlikte felsefenin temel konusu insan, erdem, ahlak sorunları olmaya başlamıştı. Klasik Çağ dediğimiz Sokrat sonrası dönemlerde ise, doğa ve insanla ilgili olarak daha önceden edinilen bilgilerin bir bireşimine (sentezine) varılması sağlanmıştır. ... Okumaya devam edin →

İnsan Felsefesi ve Sofistler

İnsan Felsefesi ve Sofistler SOFİSTLER 5. yüzyılın ortalarına doğru Yunanistan siyasal ve ekonomik açıdan bir gelişme dönemine giriyordu. Yaşam düzeyinin gelişmesi, Atina’da demokratik düşüncenin gelişmesini de birlikte getiriyordu. O güne kadar İyonya, Güney İtalya, Batı Trakya gibi Yunan dünyasının uzak merkezlerinde yeşeren felsefi düşüncenin merkezi artık Atina olmuştu. Ancak düşünürler artık kozmos (yaratılış, evrensel oluşum) sorununu bir yana ... Okumaya devam edin →

İlkçağ Felsefe Tarihi – İlkçağ Felsefesi

İlkçağ Felsefe Tarihi – İlkçağ Felsefesi ANTİK DÖNEM Felsefenin gelişimiyle ilgili bilgilerimiz, onun anayurdu olarak Yunanistan’ı kabul etmemizi gerektiriyor. “Varlığın kaynağı ve temeli nedir? “/’İnsan yaşamının anlamı ve amacı nedir?”,”Bilgilerimiz nereden ve nasıl gelmektedir?”gibi sorulara ilk kez yanıt arayan eski Yunan filozofları olmuştur. Bu filozofların ilk soruları, evrenin temel maddesinin ne olduğuydu. Bu soruya ... Okumaya devam edin →

Pers Sanatı

Pers Sanatı ve Özellikleri Hakkında Bilgi İ.ö. altıncı yüzyılın ortalarında Persler tüm Mezopotamya’yı ele geçirdiler. Pers İmparatorluğu en sonunda batıda Mısır ve Avrupa’ya, doğuda Hindistan’a kadar^yayıldı. Persler, herkese din özgürlüğü tanımış , İbranilerin Filistin’e dönmelerini sağlamış , bir alfabe bulmuş ve bazı basit aritmetik sistemleri geliştirmişlerdir. Perslerin dini Zerdüştlük, tapınaklar yapmayı gerektirmiyordu. Tapınma ... Okumaya devam edin →

Yaygın Danslar

Yaygın Danslar 1789 Fransız Devrimi’nden sonra, yeni bir özgürlük ve eşitlik duygusu bütün Avrupa’ya yayıldı. Bu duygu, yeni bir dansta yankısını buldu. Valsin Viyana’dan çıktığı kabul edilir. Vals, Batının tüm uygar ülkelerine yayıldı. Bu dansta erkek eşinin beline sarılabildiği için, kilise tarafından ahlaka aykırı ilan edildi. Ama, hiçbir güç valsin ve daha hareketli biçimi olan polkanın yapılmasını engelleyemedi. XX. yüzyılın başında, ... Okumaya devam edin →

Saray Dansları

Saray Dansları Yaklaşık XIV. yüzyıldan XVI. yüzyıla değin süren Rönesans boyunca, dans, gittikçe incelik kazanmaya başlamıştı. Kusursuz şölenler düzenlemek için, şiir, dans, tiyatro ve pandomim (yalnız jest ve vücut hareketleriyle anlatılan öyküler)bu- rada yapılırdı. Sarayda yaşayanların da bu etkinliklere katıldığı olurdu. Bu eğlenceler “Mask” halinde gelişti. Maskta müzik, şiir, dans, resim ve yontu vardır. Birçok ünlü ozan, müzisyen ve ressam ... Okumaya devam edin →

Ortacağ Dansı

Ortacağ Dansı Ortaçağda savaş, kıtlık ve veba salgını çok sayıda insanın ölümüne neden oldu. Yazında ve resimde, ölüm, acımasız bir dansla tutsağını önüne katmış bir iskelet olarak betimlenir. Çoğunlukla, çaresiz kurbanlarını kendi temposuna uydurmak için keman çalar. İlk Hıristiyan Kilisesinde dans, tapınmanın bir parçasıdır. Papazlar, dans alayını mihrabın çevresinde dolaştırırlardı. Aziz günleri, kilisenin bahçesinde dans ederek ve ilahi söyleyerek ... Okumaya devam edin →

Eski Çağlarda Dans – Dansın Doğuşu

Eski Çağlarda Dans – Dansın Doğuşu Dans vücudun, özellikle de ayakların ritmik hareketidir. İlk insan, tanrılara dileğini kabul ettirmek istediğinde sihirli hareketler ya da dinsel törenler düzenlerdi. Dinsel törenleri daha etkili kılmak için birçok insan bir araya gelir ve aynı ritmik hareketi durmadan yinelerdi. Kabilede doğum, ölüm, düğün, kız ve oğlan çocukların ergenlik yaşına ermeleri gibi önemli olaylar hep dansla kutlanırdı. Bugün bile Yeni Zelanda’daki ... Okumaya devam edin →