Yerel kaynakları kullanma

Yerel kaynakları kullanma

Çağlar boyunca servet yaratma isteği ve fırsatı bulan çalışkan insanlar, yaşamlarını rahat halé getirmek için çeşitli yollar buldular. Eski Romalıların modern teknolojiden haberleri bile yoktu, ama Roma’ya günde yaklaşık 1 milyar litre su sağlayan su sistemleri, döşemelerin altına yerleştirilmiş kanallarda dolaşan sıcak hava ile ısınan evleri, yeterli bir kanalizasyon sistemleri ve güzel köprülerle donatılmış binlerce kilometrelik kusursuz yolları vardı. Bu başarılar, kendi kısıtlı teknolojik bilgilerinin sınırları içinde, eski insanların yerel kaynaklardan en iyi biçimde yararlanmaları sonucu meydana getirilmişti.

Maliyet Engellerini Aşma

Çağımız dünyasında çok büyük bir teknolojik bilgi birikimi gerçekleştirilmiş ve insanoğlu bu sayede aya gidebilmiştir. Ancak, bu ileri teknoloji çok pahalıdır ve bütün ulusların gerekli ödemeyi yapma olanağı yoktur. Üçüncü Dünya’-nın ana sorunlarından biri, üretimi artırmak için gerekli olan teknolojiyi satın almaya yetecek ölçüde servet yaratan bir üretimi gerçekleştirememesidir.

Parasal sorun, ya dış yardımla yada iç çabayla çözülebilir. Ayrı ayrı her iki öğenin de bu çözüme katkısı vardır ama ikisinin birleşiminden alınacak sonuç daha verimli olur. Endonezya’da, Latin Amerika’da ve kimi Afrika ülkelerinde besin üretimi, büyük sulama projeleriyle önemli ölçüde arttırılmaktadır. Teknik bilgi (know-how) Batf-dan, para ise Dünya Bankası ve benzeri kuruluşlardan sağlanmıştır, ama yapılan işlerin büyük bir bölümü yerel kaynakları kullanma sanatının ürünüdür.

Su. Enerji ve İşgücü

Nehirler tarihin başlangıcından beri boş yere akmıştır. Günümüzde kanallar ve su depoları elle kazılmakta, çıkan toprağı taşımak için hayvanlar kullanılmakta ve setler, elle sıvanan kille sugeçirmez hale getirilmektedir. Çöllerin bile altında genellikle çok miktarda su vardır. Güneş, her gün yeryüzünün milyonlarca metrekarelik alanına ışık saçarak, hiç kullanılmayan, sınırsız ve bedava enerji sağlar. Bazı az gelişmiş ülkelerde büyük miktarda işgücü yedeği vardır. Sorun suyu, enerjiyi ve işgücünü verimli topraklar, ormanlar ve madenler gibi işletilmemiş öteki kaynaklarla birljkte kullanmak ve onları, söz-konusu ülkelerin parasal olanaklarını aşan çağdaş teknolojilere yatırım yapmak zorunda kalmadan, üretken duruma getirmektir.

Yerel su kaynaklan ucuz yöntemlerle geliştirilebilir (2,3,4). Eğer suyu daha yüksek bir düzeye çıkarmak gerekiyorsa, «Humphrey» pompası (5) gibi basit bir pompa kullanılabilir. Bol su (akarsu gibi) bulunan yerlerde ise, su mengenesi geçerli olabilir. Bu aygıt, suyun düşme enerjisinden yararlanarak küçük hacimlerde suyu yükseklere pompalar. Su boruları satın almanın zor olduğu ama, bambu kamışlarının bol bulunduğu yerlerde, (örneğin, Etiyopya ve Endonezya’da yapıldığı gibi) bambular, içleri oyularak su taşıma işlerinde kullanılabilir.

Öte yandan, su ısıtmak için güneş ısısından yararlanılabilir. Bunun için cam altına yerleştirilmiş borulardan su geçirmek yeterlidir. Daha yüksek bir yere yerleştirilmiş bir su tankı bu ısı toplayıcısına bağlanırsa, güneşin ısıttığı su yükselerek soğuk suyla yer değiştirir. Bu tür bir ısıtıcı, uygun büyüklükte bir ısı toplayıcısıyla birlikte yıkama suyu ısıtabilir, hattâ pişirme suyu bile kaynatabilir.

Bir çember çizerek dönen yük hayvanları ile, basit ekin işleme makinaları çevrilebilir. Bu aygıt, gemi bucurgatı gibi yatay bir mili döndüren ayna ve konik dişliden oluşur. Nepal’in köy tipi un değirmenlerinde kullanılan sert ağaçtan yapılmış tekerleklere benzeyen basit makinaları çalıştırmak için ise, sugücünden yararlanılabilinir.

Küçük çapta sulama için, bir demirci tarafından yanılabilecek, greyder ve skraperlerle toprağa eğim vermenin birkaç yolu vardır. Bir çift öküzün çektiği, yanına çelik bıçak takılmış bir yarım varil, toprağı kazmak ve taşımak için kullanılabilir. Bunun dışında çok sayıda yeni ve geliştirilmiş tarım aracı taslağı çizilmiş ancak değersiz bulunmuştur (8,9).

Sınai Uygulamalar

Tarım dışı iş alanı yaratmak için çeşitli köy sanayileri kurulabilir. Sözgelimi, sudkostikle, yörede bulunan yağlardan yararlanılarak iyi cins sabun yapılır. Tuğladan küçük bir fırın ile çömlek yapımevi oluşturularak, bazıları özgün biçimli toprak kaplar yapılır. Yada oldukça ucuza kurulacak bir köy dökümevinde alüminyum ve demir eşyalar dökülür.

İleri teknoloji yerine, uygun teknoloji uygulamanın en güzel örneği Gana’da görülmüştür. Gana kıyılarında kurulan balıkçılık sanayii, verimlilik ve üretim gücü artışının sağlanması konusunda ilginç gelişmeler gerçekleştirmiştir. Gana’lı balıkçıların çoğu, ağaç gövdelerinden yapılma 10 m’lik kanolar kullanırlar. Küçük balıkçı gemileri kullanmak kuşkusuz, daha verimli olurdu, ama kanolara deniz motorları takarak daha az masraflı bir gelişme sağlandı. 1961 ile 1971 yılları arasında motorlu kanoların oranı yüzde 19’dan yüzde 86’ya yükseldi.

Bir başka örnek, çimento üretiminin kent gereksemelerini karşılayamadığı Hindistan’da görülür. Yüksek güçlü betonun gerekli olmadığı kırsal bölgelerde, onun verine kireç kullanılır. Bu ülkenin her yanındaki köylerde, küçük çaplı kireç üretimi yapılır. Su altında donan üstün nitelikli bir harç, surkhi (Roma’lıların oozzolana adını verdikleri volkanik küle benzer bir madde) katılarak yapılır.

Yorum yazın