Transdüktör Nedir

transdüktör, giriş enerjisini, farklı türden ama belirli bir ilişkiyle giriş enerjisine bağlı bir çıkış enerjisine dönüştüren aygıt. Önceleri bu terim, mekanik uyarıyı elektriksel güce dönüştüren aygıtlar için kullanıldı, ama daha sonraları her türden uyarıyı (örn. ısı, ışınım, ses, titreşim, basınç, ivme vb) algılayan ve bunları elektrik sinyallerinin dışında da çıktı sinyallerine (örn. pnömatik ve hidrolik sinyaller) dönüştüren aygıtlar da transdüktör olarak anılmaya başladı. Pek çok ölçü ve algı aletinin yanı sıra hoparlör, ısılçift (termokupl), mikrofon ve pikap gibi aygıtlar da transdüktör olarak tanımlanabilir.

Yüzlerce çeşit transdüktör vardır; bunların büyük bölümü gerçekleştirdikleri enerji dönüşümüne göre adlandırılır. Örneğin piezo-elektrik transdüktör, elektrik gerilimi altında hareket üreten ya da gerilim uygulandığında elektrik sinyalleri üreten piezoelektrik bir eleman içerir. Bu ikinci etki, ivmeölçerlere, piezoelektrik titreşimli pikaplara ya da gerilim mastarlarına da uygulanabilir. Elektroakustik transdüktörler elektrik sinyallerini ses sinyallerine dönüştürür ya da bunun tersini gerçekleştirir. Bunun bir örneği sudaki ses dalgalarına duyarlı olan ve sualtı ses algılamalarında kullanılan hidrofondur. Fotoelektrik transdüktörler görünür ışığın etkisi altında elektrik enerjisi üretir. Çok çeşitli fotoelektrik transdüktör vardır, bunlardan biri de fotopildir (güneş pili). Elektromagnetik transdüktörler daha geniş bir grup oluşturur. Diferansiyel transformatörler, Hail etkili magnetik transdüktörler, indüktans transdüktörleri, indükleme transdüktörleri ve doyurulabilir tepkime kapları elektromagnetik ilkelere dayalı olarak çalışan transdüktörlerdir.

Elektrik transdüktörleri etkin ya da edilgen olarak sınıflandırılabilir. Etkin transdüktörler uyarıyı doğrudan bir elektrik akımına ya da gerilimine dönüştürür. Isıl-çift(*) bu tür bir transdüktördür; bu aygıtta, iki metalden oluşan kesintisiz bir devrede, metallerin bağlantı yerlerinin farklı sıcaklıklarda olması durumunda bir elektrik akımının oluşması olgusundan yararlanılır. Edilgen transdüktörlerde ise uyan sonucunda elektrik sığası, direnç ya da indüktans gibi edilgen elektriksel büyüklüklerde değişim oluşturulur. Bu tür transdüktörler genellikle ek bir elektrik enerjisine gereksinim duyar. Uzun bir tel ve tele değen hareketli bir kontaktan oluşan bir donanım basit br edilgen transdüktör örneğidir. Kontağın konumu etkin tel uzunluğunu ve dolayısıyla da telden akan elektrik akımına karşı direncin büyüklüğünü belirler. Bu, doğrusal yer değiştirmeli transdüktör ya da doğrusal potansiyometre olarak bilinen aletin en basit türüdür.

Transdüktörler hidrolik ya da pnömatik güç de üretir. Pnömatik sistemler sıkıştırılmış havayla çalışır. Hava akımı üfleyen bir memeye yaklaşıp uzaklaşabilen deflektör plakasına saplamalar aracılığıyla hareket uygulayan bir alet, basit bir pnömatik transdüktördür. Deflektör plakasının oluşturduğu direncin büyüklüğü deliğin arkasındaki karşı basıncın büyüklüğünü etkileyerek pnömatik bir sinyal oluşturur.

Hidrolik sistemler de pnömatik sistemlere benzer biçimde tasarımlanır. Aralarındaki başlıca fark, hidrolik sistemlerde hava basıncı yerine sıvı basıncı kullanmasıdır. Transdüktör yapımında, iki akışkan arasındaki karşılıklı etkileşim için geçerli olan akışkanlık ilkelerinden de yararlanılır.

Yorum yazın