Su Gücü – Su Enerjisi

Su Gücü Nedir – Su Enerjisi Hakkında Bilgiler

Yel değirmenleri ve su çarkları en eski güç elde etme biçimlerinden ikisidir. Su çarkı M.Ö. 70’te tahıl öğütmek amacıyla Roma’da, yel değirmeni ise ilk kez M.S. 644 yılında İran’da kullanılmıştır. Günümüzde hidroelektrik türbin biçimini alan su çarkı daha önemlidir. Ancak, güç kaynağı olarak rüzgardan yararlanma düşüncesi de yeniden canlanma belirtileri göstermektedir.

Su Çarklarından Su Türbinlerine

Su Gücü  - Su EnerjisiBir su çarkı yada türbin, akar sudaki enerjiyi dönme hareketine çevirir (3). İlk su çarkları alttan su alma ilkesine göre çalışırlardı, yani çarkın alt yarısı akarsuyun içine batırılmış olurdu (1). Bunlar da verim ancak yüzde 30’du. Akarsuyun çarkın üstüne doğru yöneltildiği üstten su alan çarklarda ise verim yüzde 70-90 arasında değişir. Bu oran, bugünkü türbinlerin verimine yakındır.

XIX. yüzyılın ikinci yarısında su çarklarının yerini türbinler aldı. Türbin türleri üç ana bölümde toplanabilir: etki türbinleri, tepki türbinleri ve dik türbinler (4). Etki türbinlerinde basınç gereklidir Yüksekten düşen su, bir memeden geçirilip hızla püskürtülerek çarkın çevresindeki kanatlara vurdurulur. Tepki türbini de hızla fışkıran su ilkesiyle, çimen sulama aygıtı gibi çalışır. Dik türbinde ise, geniş çaplı bir kanal içinde yüksekliği ayarlanabilen bir pervane bulunur.

Hidroelektrik Sistemleri ve Gelgitten Sağlanan Güç

Su türbinlerinin çoğu, dağlık bölgelerdeki barajların boşalma su-yuyla çalışır. Bu türbinler elektrik jeneratörlerini çalıştırır. Dağlık ülkelerde bu sistemle çevre kirliliğine neden olmayan, ucuz güç elde edilebilir. Amerika Birleşik Devletle-ri’nde büyük enerji kavnakları sıralamasında dördüncü durumda olan hidroelektrik, İngiltere’nin sadece Kuzey İskoçya bölgesinde önem taşır. Türbin gücünün önem-•i bir bölümü halen dokunulmamış bir şekilde durmaktadır: örneğin, Kanada’daki Fraser nehrinden 8700 MW’lık elektrik gücü elde edilebilir; aynı şekilde, Hindistan’da Brah-maoutra’dan 20000 MW; SSCB’de 11000 MW’lık bir bölümü halen kullanılmakta olan Yenisey-Angara havzasından daha 53000 MW’lık elektrik elde edilebilir.

Su türbinleri aynı zamanda gelgit olayı sonucu düşen sulardan yararlanarak da güç üretebilirler. Bu tür bir türbinin en iyi örneği, kuzey Fransa’da St. Malo körfezindeki Rance nehri ağzında kurulmuş güç santralıdır. Gelgit olayının neden olduğu yükselip alçalmanın düzeni, yerine göre değişir. Sözgelimi, Tahiti’de 2 sm iken Kanada’nın doğusunda Fundy körfezinde olduğu gibi 15 m’ye de çıkabilir. Ne var ki, bu tür santralla-rın kurulması için ancak bu üst sınıra yakın yüksekliğe ulaşan gelgit uygun olabilir. O zaman bile, bu tür santralların ekonomik oldukları kolayca kanıtlanamaz.

Ne yazık ki, gelgit zamanlan elektrik talebinin doruğuna ulaştığı ana çakışmayabilir. Bir gelgit güç santralı tam gücüne ancak gece yarısı, yani elektrik harcamasının en az olduğu zamanda ulaşabilir. Bu sorunu ortadan kaldırmanın bir yolu, gelgit havuzunu iki bölüme ayırmaktır: büyük ve orta yükselmelerde dolacak bir yüksek havuz, bir de küçük ve orta yükselmelerde boşalacak bir alçak havuz. Böyle bir düzenle sürekli olarak düzey farklılığı korunmuş olur.

Başka bir seçenek de, yüksek havuzu pompalı depo olarak kullanmaktır (4). Pompalı sistemde öteki santralların elektrik enerjisi fazlası, alçak havuzdan yükseğine suyu pompalamakta kullanılır. Elektrik talebi arttığında, su gene aşağı akıtılarak herhangi bir hidroelektrik santralında olduğu gibi elektrik üretilir. Bu sistem gerçek anlamda bir elektrik jeneratörü değilse de, büyük miktarda güç depolamayı sağlar.

Yorum yazın