Su dağıtım sistemi nedir

Su dağıtım sistemi nedir

su dağıtım sistemi, suyun çeşitli amaçlarla taşınması ve dağıtılmasında kullanılan sistem. Suyun toplanması, iletimi, işlenmesi (arıtılması, süzülmesi vb), depolanması, kullanım amacıyla evlere ve sanayi tesislerine dağıtılması ya da yangın söndürme ve sulama amacıyla taşınması vb işlemler su dağıtım sistemlerinin aracılığıyla gerçekleştirilir.

Arkeolojik kalıntılar, insanların ilk çağlardan beri su dağıtımıyla ilgilendiklerini göstermektedir. Küçük toplumlar için kuyulardan elde edilen su yeterli oluyordu. Aynca Dicle, Fırat, Nil ve İndus gibi akarsular da yeterli kullanım suyu sağlıyordu. Ama nüfusun artmasıyla birlikte, daha derin kuyu-lann kazılması ya da daha uzakta bulunan kaynaklardan su taşınması zorunluluğu doğdu. İlk dağıtım sistemleri, su kaynaklarındaki toplama havuzları ile su taşıma kanalları ve sukemerlerinden oluşuyordu. İlk gelişkin su dağıtım sistemleri İÖ 2500’lerde ortaya çıktı ve eski Roma Dönemine değin gelişerek yaygınlaştı. Roma’da, 48 km’lik bölümü taş kemerler üzerine oturtulmuş toplam 578 km uzunluğundaki 11 sukemerindeıı oluşan sistem, kente günde 189 milyon İt su sağlıyordu. Büyük sarnıçlarda toplanan su, kurşun borulardan oluşan gelişkin bir sistemin yardımıyla çeşmelere ve hamamlara dağıtılıyordu.

Ortaçağda su dağıtım işlemine gereken önem verilmedi ve sonuç olarak suda oluşan mikroplardan kaynaklanan salgın bulaşıcı hastalıklar yaygınlaştı. 17. ve 18. yüzyıllarda Londra ve Paris’te dökme demir borular, sukemerleri ve pompalar içeren su dağıtım sistemleri yapıldı.

Modern su dağıtım sistemlerinde kullanılan su kaynakları kuyular, göller, ırmaklar, baraj gölleri ve göletlerdir. Dağlardan gelen suların biriktiği yerlere ya da ırmaklara barajlar yapılarak yapay göller oluşturulur.

Kanallar, kapalı tüneller ve çok geniş boru hatlarından oluşan modern sukemerlerinde. su, çoğunlukla basınçlandırma yöntemi, bazı uygulamalarda da yerçekimi kuvveti yardımıyla taşınır. Toplama noktasına ulaştığında niteliğinin kullanılabilecek düzeye getirilmesi amacıyla, suya bazı işlemler uygulanır. Bunların en önemlisi, su içindeki bakteri ve virüslerin zararsız hale getirilmesine yönelik olan arıtma işlemidir. Modern arıtma tesislerinde bu işlem sıvı klor kullanılarak gerçekleştirilir. Bazı arıtma tesislerinde mikrop öldürücü olarak ozon ve morötesi ışınlar da kullanılır.

Suyun işlenmesine yönelik olarak uygulanan öbür işlemler uzun süreli depolama, havalandırma, pıhtılaştırma, çökeltme, yumuşatma ve süzmedir. Suyun kaynaktaki niteliklerine bağlı olarak bu işlemlerin sırası değiştirilebilir; bu işlemlerden bazılan gerekmeyebilir, ama bazı durumlarda işlemlerden bazılannın birkaç kez uygulanması da gerekebilir. Çoğunlukla yapay göllerde ya da çökeltme tanklarında gerçekleştirilen uzun süreli depolamada, suyun içindeki parçacıklann kendiliğinden çökelmesi beklenir. Bu arada su, ince kum ya da öğütülmüş antrasit yataklarından geçirilerek suda asıltı halinde bulunan tanecikler süzülür. Taneciklerin birbirine yapışarak pıhtılaşması ve böylece yerçekimi etkisiyle çökelmesini sağlamak amacıyla suya çeşitli kimyasal katkı maddeleri eklenir. Sudaki hoş olmayan koku ve tadın giderilmesi amacıyla uygulanan havalandırma işlemi sırasında ise, su ya havaya püskürtülür ya da içinde hava kabarcıkları oluşturulur. Yumuşatma ise, suyun kimyasal çökeltme ya da iyon alışverişi yoluyla kalsiyum ve magnezyumdan arındırılması işlemidir.

İçme suyu kaynaklarının bulunmadığı ya da yeterli olmadığı bazı ülkelerde deniz suyunu, atık sulan ya da yüksek mineralli yeraltı sularını tuzlardan arıtarak kullanılabilecek biçime getiren tesisler kurulmuştur. Suyun tuzdan arıtılması işlemi damıtma, kristalleştirme ve zar filtrelerden geçirme olmak üzere üç aşama halinde gerçekleştirilir. Damıtmada, tuzlu su buharlaştırılır ve tuzdan arınmış buhar yoğunlaştırılır; kristal-leştirmede su, içinde tuz bulunmayacak biçimde dondurulur ve daha sonra bu buz eritilir; zar filtreden geçirme aşamasında ise zar, içinden geçen sudaki tuz iyonlarını tutar. Suyu tuzdan arıtmak amacıyla ilk büyük tesis 1949’da Kuveyt’de kuruldu. Daha sonraki teknolojik gelişmeler daha büyük ve daha verimli tesislerin yapılmasını olanaklı kıldı. Meksika’da Tijuana yakınlarında kurulan bir tesis günde yaklaşık

28.350.000 İt su işleyebilmektedir.

İşlendikten sonra su, doğrudan kullanıcıya, dağıtım sistemine ya da su deposu gibi yüksekteki bir depolama tankına pompalanır. Dağıtımın verimli bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için su sistemleri belirli bir basınç altında çalışır. Dağıtım sistemlerindeki ortalama basınç 2-7 kg/cm2 dolayındadır. Su iletim sistemlerinde kullanılan malzemeler dökme demir, çelik, beton ve asbestli çimentodur. Tüketiciler tarafından kullanılan suyun miktarını ölçmek amacıyla su saatleri kullanılır.

Yorum yazın