Mimarlıkta İdeal Çözümler

Mimarlıkta İdeal Çözümler
Ne yazık ki, aşırı kalabalık, sevimsiz ve sıkıntılı kentlerimizden kaçıp, kendimize, çok daha iyi yaşanabilir, doğal yapımıza daha uygun yeni yerleşme merkezlerini kolayca kuramamaktayız. Oysa, bu yolda yüzyıllar öncesinden bu yana atılmış adımlar vardır. Örneğin, İ.Ö.IV. yüzyılda yaşayan Eflatun, kendi düşüncesine göre ideal bir kentin nasıl olabileceğini anlatmıştır. Rönesans’ın son dönemlerinde Sir Thomas More’un yazdığı Utopia Avrupa’yı oldukça etkilemişti. İngiliz sosyologlarından Robert Owen de kendi düşüncelerini İskoçya’daki Nevv Lanark ve ABD’deki New Harmony’de uygulamaya koymak istemiş, ancak, özellikle ikinci tasarısında başarısızlığa uğramıştı. Trafiğin ve sanayi kuruluşlarının, kentin tarihi sokaklarına kadar sokulup yerleşmelerini yasaklamak ve buraları kendi güzellikleri ile koruyarak ziyaretçiler için çekici duruma getirmek, sorunu belki bir derece çözümleyebilirdi. Ama nüfusu milyonları aşan büyük kentlerde yerleşen insanlar tarihi yapıların hatırı için evlerini bırakmak istemeyeceklerdir. Onlar için önemli olan tarihi değerler değil, kendi çevrelerinde diledikleri gibi yaşamaktır. Bu insanlar alıştıkları yuvalarını bırakarak, başka bir çevrede yeni evlerde mutlu olamayacaklardır. Hatta çoğu, böyle uygulamalara karşı çıkarak, günümüz teknolojisinin sağlayacağı rahatlığı bile geri iterek evlerinde kalmayı yeğleyeceklerdir.

Yorum yazın