Mimari Yapılarda Yalınlık

Mimari Yapılarda Yalınlık

YAPILARDA YALINLIK

Kulübeler yapısal özellikleri bakımından iki ayrı türde yapılır. İlki dikme ve kirişlerden oluşur; İkincisi ise iç içe geçmiş çemberlerden oluşan yarımküre biçimli yapılardır. Birinci tür genellikle kalın ve sağlam direklerden yapılır, üzeri yöreye özgü, yağmur geçirmeyen yapraklarla örtülür. Öteki türün yapılışı ise şöyledir: Önce yapının iskeletini oluşturacak ağaçlar yere bir çember biçiminde çakılırlar, sonra bunların üst bölümleri
içe doğru bükülerek tepede birleştirilir. Daha sonra ortaya çıkan bu iskeletin araları yumuşak dallarla hasır gibi örülerek yapının hem duvarları hem çatısı bir bütün olarak tamamlanır. İnsanoğlu sonraları yapılarını taşlarla kurmaya başladığında bu iki yapı örneğinden yararlanmıştır. Örneğin, dikdörtgen üzerine planlanmış sütunlu tapınaklar (Mısır ve Yunan) petek biçimli mezarlar (Miken) ve daha sonra da kubbeli yapılar, (Roma) bunlara örnek gösterilebilir. Kuzey Kutbunda yaşayan Eskimolar da buz kalıplarını taş bloklar gibi kullanarak kubbeli igloolarını yapmışlardır. Buz kalıplarının kesilişleri ve birbirlerine uyumu en az Romalı bir mühendisin işçiliği kadar güzeldir.

ÖNCEKİNİN SONRAKİYE ETKİLERİ

İlk ahşap kulübelerde uygulanan ağaç yapı tekniği bir çok yönleriyle özellikle, düşey elemanlarla yatay elemanların birleşme biçimi, sonraları taş yapılara da aktarılmıştır. Yakın zamanlara kadar taşınması ve kurulması kolay bir yapı türü olan çadırın, yerleşik uygarlıkların mimarisi üzerinde hiç bir etkisi olmadığı sanılıyordu. Son yıllarda milyonlarca insan, istemeseler de, yer sarsıntıları ve su baskınları gibi doğal felaketler ya da siyasal çalkantılar nedeniyle çadırlarda yaşar oldular. Bu durum bazı mimarları, binlerce kişinin geçici olarak barınacağı geniş alanlı yapıları, örneğin, spor salonlarını, sergi evlerini hatta büyük stadyumları örtmek için çadır tekniğinden yararlanmaya yöneltti. Böylece insanın yarattığı yapılar içinde en geçici olan göçebe çadırından alman veriler çağdaş teknolojiye uygulanmış oluyordu.

Yorum yazın