İshak Paşa Külliyesi – İnegöl

İshak Paşa Külliyesi – İnegöl

İshak Paşa Külliyesi, Bursa’nın İnegöl ilçesinde II. Mehmed (Fatih) ve II. Baye-zid’in sadrazamlarından İshak Paşa’nın 15. yüzyılın ikinci yansında yaptırdığı cami, medrese ve türbeden oluşan külliye. Caminin yazıtı olmadığı için miman ve kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Daha sonra yapılan medresenin tarihi ise yazıtına göre 1483/84’tür. Caminin beden duvarları taş ve tuğlayla almaşık olarak örülmüştür. Altı tane kalın ayağa oturan beş kubbeli son cemaat yerinin dış yüzünde, kemerlerin arasında kalan alanlar tuğladan yatay zikzak sıralarıyla kaplıdır. Cami kütlesinin batı ve kuzey duvarlarının birleştiği köşede, son cemaat yerinin sağ ucunda tek şerefeli minare yükselir. Zaviyeli ya da ters “T” planlı tipe giren caminin iç mekânı, mihrap ekseni üzerindeki iki büyük kubbe ve arkadaki kubbenin iki yanındaki daha küçük birer kubbeyle örtülüdür. Yanlardaki mekânlar dikdörtgen planlı olduğu için, üzerlerindeki kubbeler bunları tümüyle örtmemiş, son cemaat yeri tarafında kalan boşluklar, enlemesine birer aynalı tonoz eklenerek kapatılmıştır. Büyük kubbelerden arkadaki-nin üstünde bir fener vardır. Öndeki mihrap kubbesine geçiş bademlerle, arkadaki üç kubbeye geçiş ise Türk üçgenleriyle sağlanmıştır.

Medrese, caminin kuzey cephesinin karşısında yer almakta, böylece ortada bir şadırvan avlusu oluşmaktadır. Medresenin planı, açık yanı camiye dönük bir “U” harfi biçimindedir. “U”nun dibinde, ortada, tam caminin mihrap ekseninin uzantısı üzerindeki dershanenin iki yanında hücreler vardır. Hepsinin önünü ise aynalı tonozlarla örtülü bir revak dolanır. Üç yanı kapalı, bir yanı açık bu plan düzeniyle İznik’teki daha eski tarihli Süleyman Paşa Medresesi’ne benzeyen İshak Paşa Medresesi, bugün kütüphane olarak kullanılmaktadır. Caminin güneybatısındaki türbe kasnaksız bir kubbeyle örtülü, altıgen planlı, yalın bir yapıdır. İçindeki üç mezardan ikisi adsızdır, üçüncüsü İshak Paşa’ya aittir. Türbenin İshak Paşa’nın karısı Tacü’n-Nisa Hatun için yaptırıldığını, paşanın mezarının önce dışarıdayken, sonradan türbenin içine alındığını belirten kaynaklar da vardır. İshak Paşa’nın mezarının baş ve ayak taşları dönemin taş işçiliğinin çok güzel örnekleridir. Külliyenin öbür parçaları olan ve vakfiyede adları geçen imaret, han ve ahırlardan bugün hiçbir iz kalmamıştır.

Yorum yazın