Avustralya Mimarisi – Okyanusya Mimarisi

Avustralya Mimarisi – Okyanusya Mimarisi

Avustralya Sydney Kenti

Okyanusya mimarlık tarihçilerini en çok ilgilendiren yerlerden biridir. Büyük Okyanus’a
serpilmiş olan bu adalar Asya ve Amerika’nın yüksek uygarlıklarının ortasındadır. Yine de kendilerine özgü denebilecek mimarileri vardır. Papualılar ve Polinezyalılar, XVI. ve XVII. yüzyıllarda AvrupalI kâşif ve sömürgecilerin geldikleri dönemde, kendi geleneklerine uygun, ahşaptan, çadır biçimli, çatılı ve üzeri sazla örtülü evlerde oturmaktaydılar. Bu evler birkaç bin yıl önce Çin ve Japon evlerinin gelişmesinde esin kaynağı olmuştur. Basit birkaç alete sahip oldukları halde taşları işleyerek etkileyici yontular yapıyorlardı:Bunlardan en etkileyici olanları kuşkusuz Easter Adası’ndaki dev yontulardır. Ancak bunların kökenlerinin nereye dayandığı bugün bile arkeologların gizemli sorunlarından birini oluşturmaktadır. Bunun dışında, taş yapılar, AvrupalIların adalara ayak bastığı güne değin bilinmemekteydi. Yalnız daha ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmış
Güneydoğu Asya halklarının, örneğin, Malayalıların etkilerinin görüldüğü alanlarda taş yapılar
vardı. Karolin takımadalarında temellerin taştan yapıldığı iki büyük kentin (Nan Matol ve Pot
Falat) kalıntıları vardır. Kalıntılar arasında Siklapik bazalt ve kireç taşından örülmüş yaklaşık 9 metre yüksekliğinde ve 4 metre kalınlığında kütlesel duvarlar bugün de görülmektedir. Ayrıca kanal ve liman kalıntıları da bulunmuştur. XVI. yüzyılda Portekizlilerin buraya geldiklerinde Nan Matol ve Pot-Falat kentleri çoktan boşalmış bulunuyordu.

DIŞ ETKİLER,
Batı mimarisinin etkileri bu adalarda oldukça sınırlı kalmıştır. Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi sanayi ülkeleri arasında bir köprü olduklarından gelecekteki mimarilerinin bu ülkelerden birinden etkilenme olasılığı büyüktür. Belki de bu ülkelerden gelecek olan mimarlarla adalı mimarlar bir araya gelerek batı ile geleneksel mimarinin bir karışımını ortaya çıkaracaklardır.

Yorum yazın