Zehir Nedir – Zehir Hakkında Bilgi

Zehir Nedir – Zehir Hakkında Bilgi

Zehir, yutma, soluma, deriden emilme, şırınga yoluyla ya da başka herhangi bir yolla vücuda girdikten sonra vücudun tümüne ya da bazı dokulara zarar vererek hastalığa ya da ölüme yol açan bir maddedir. Katı, sıvı ya da gaz durumunda olabilir. Yakın tarihlerde laboratuarlarda elde edilmiş ve doğada karşılığı bulunmayan birçok kimyasal bileşimin son derece zehirli olabildiği görülmüştür. Böcek öldürücü olarak kullanılan organik fosfor bileşikleri de zehirlidir.
Günlük yaşamda evlerde kullanılan sabun, şampuan ve boya gibi bazı maddeler de zehirli olabilirler. Normal ölçülerde alındıklarında yararlı olan ilâçlar, yanlış ölçülerde kullanıldıklarında zehirleyici etki gösterirler. Hatta bazı besinler bile zehirli olabilirler. Vücuda girdiğinde, vücuttaki kimyasal ve biyokimyasal tepkimeleri bozan her madde zehirlidir. Vücuttaki kimyasal ve biyokimyasal tepkimelerin bozulması hastalıklara hatta ölüme yol açar.
Zehir, vücuda çeşitli yollarla girebilir, örneğin, yanlışlıkla zehirli bir besin yenebilir. Mantar toplarken dikkatli olmak gerekir. Çünkü zehirli mantarlar yenilebilir olanlara çok benzerler. Zehirli mantarlarda öldürücü ölçüde zehir vardır. Bu zehir karaciğer ve bağırsaklara etki eder. Zehirli mantar yenildikten sonra en az sekiz saat hiç bir rahatsızlık duyulmaz. Bundan sonra, hasta kus-turulsa bile zehir vücuttan atılamaz. Zehirli mantar yeme olaylarının çoğu ölümle sonuçlanır. Dikenli defne ve ökseotunun çileği andıran yemişleri güzel görünüşlü olmalarına karşın aslında çok zehirlidirler.
Orta Avrupa ve Kaliforniya’da yetişen hintyağı bitkisinin fasulyeye benzeyen taneleri çiğnene-cek olursa zehirlenmeye yol açarlar. Oysa bu tanelerden çıkarılan hintyağında zararlı kimyasal maddeler yoktur.
Ravent bitkisinin gövdesi yenmek üzere pişirilmeden önce, tüm yapraklarının ayıklanması gerekir. Bazı zehirler çürümüş yiyecek maddelerinde meydana gelirler. Bozuk bir besinin hoş olmayan bir görünüşü ve kokusu vardır. Fakat bazen zehirler, bakteri gibi çok küçük organizmalar tarafından üretilirler. Bu gibi durumlarda besinlerin bozulmuş olduğu kolay kolay anlaşılamaz.
Tüm ilâçlar vücuttaki tepkimelere etki ettikleri için zehirleyici olabilirler. Yetişkin bir insan için zararsız olan bir ilâç, bir çocuk için tehlikeli olabilir. Çünkü çocuğun vücudu verilen ölçüdeki ilâç ile başa çıkacak kadar kuvvetli değildir. 1965 yılında, Amerika Birleşik Devletlerinde görülen zehirlenme olaylarının yarısı ilâçlardan ileri gelmiştir. İlâç zehirlenmelerinin büyük bir bölümünün nedeni de, evlerde çok kullanılan ve aşırı ölçüde yutulduğunda zehirlenmeye yol açan aspirindir.
Evlerde kullanılan kimyasal maddeler normal olarak vücuda girmezler. Fakat başka etiket taşıyan şişelere konmuş beyaz ispirto gibi bazı kimyasal maddeler yanlışlıkla içilebilirler. Mobilya cilâsı, naftalin gibi evlerde kullanılan bazı maddeler küçük çocuklar tarafından ağıza alındıklarında tehlikeli olabilirler. Hamamböceği, tahtakurusu ve sivrisineklere karşı, toz olarak ya da püskürtülerek kullanılan böcek öldürücü ilâçlar titizlikle kullanılmalıdır. Çünkü bu tür ilâçlar insanlar için de zehirli olabilirler.
Bazı zehirler deri yolu ile vücuda girerler. Bu tür zehirler, örneğin, bir böcek sokması sonucu vücudu etkilerler. Eşek arısı ya da bal arısı sokmaları zehirlenmelere yol açabilir. Fakat ancak 500 arı birden sokarsa ölüm olayı meydana gelir. Normal olarak vücut bu tür tehirlerle başa çıkacak güçtedir. Sokulan yer bir süre acı verirse de, hasta iyileşir. Fakat bazı kimseler bal arısı ve eşek arısı sokmalarına karşı duyarlılık gösterirler. Bu kişiler zehirlerde bulunan kimyasal maddelere karşı çok duyarlıdırlar. Sadece bir arının sokması bile onları çok hasta eder, hatta öldürebilir. Bir zehirli yılan türü olan engerek, ısırdığı zaman zehrini akıtır. Yılanın çene kasları zehri vücudun içine zorlar. Yılan sokması insanlar için öldürücü olmayabilir. Bu gibi durumlarda ısırılan yer yıkanmalı, yaranın üzerindeki bölge bir sargı ile sıkı sıkıya bağlanmalı ve vakit geçirmeden doktora başvurulmalıdır. Yılan sokmalarına karşı, zehrin etkisini durduran ve panzehir adı verilen kimyasal maddeler kullanılır.
Bazı semenderler, ufak kelerler ve kara kurbağalar da zehirlidirler. Fakat bunların zehirlerini insanlara akıtma olanakları yoktur. Yenilmedikleri ya da kesik ellerle tutulmadıkları sürece zararsızdırlar.
Bazı hayvanların kendilerini başka hayvanlardan zehirleriyle korurlar. Trakonya balığı zehirini sırtındaki dikenlerle şırınga eder. Norveç’ten Batı Afrika’ya kadar geniş bir bölgede yaşayan bu balık sığ sulardaki kumlarda saklanır. Farkında olmadan balığın dikenlerine basan bir kişi, zehiri vücuduna almış olur.
Denizanasının uzun dokunaçlarında zehir vardır. Bu zehir deride acı verici tahrişlere yol açar ve solunumu güçleştirebilir.
Zehirli kimyasal maddeler solunum yolu ile de vücuda girebilirler. Çiftçiler böcekleri, zararlı hayvanları ve zararlı otları yok etmek için ekinler üzerine püskürttükleri zehirleri solunum yoluyla alabilirler. Bu tür zehirli kimyasal maddelerin yapıldığı fabrikalarda çalışan işçiler özel giysilerle zehirin etkisinden korunurlar. Bu konuda önemli olan, zararlı hayvan ve böcek öldürücü kimyasal maddelerin, insanlar için tehlike yaratmadan kullanılabilecek biçimde yapılmalarını sağlamaktır. Birçok sanayi dalında zehirli maddelerle çalışılmaktadır. örneğin, ipek sanayiinde, bir sinir zehiri olan karbon sülfür kullanılır. İşçileri zehirlenmeden korumak için karbon sülfür kapalı kaplarda saklanır.
Savaşta kullanılmak için zehirli gazlar geliştirilmiştir. Fosjen gazı, iperitgazı. klor gazı ve hidrojen siyanür gazlan Birinci Dünya Savaşında kullanılmış olan gazlardır. Bu gazlar solunum sistemine ve akciğerler üzerine etki ederler. Büyük gösterilerde ya da şiddet olaylarında kalabalığı dağıtmak için kullanılan ve daha az zehirli olan bir başka gaz da gözlerde tahrişe yol açan göz yaşartıcı gazdır. Bununla birlikte, ne kadar az tehlikeli olursa olsun fazla ölçüde bir gazın uzun süre etkisi altında kalmak ölüme yol açabilir.
Atmosfere her gün zehirli gazlar karışmaktadır. Otomobillerin egzoslarından çıkan karbon monoksit gazı kandaki alyuvarlar üzerine etki eder. Karbon monoksit, alyuvarların, vücut hücreleri için gerekli olan oksijeni taşımalarını engeller. Sanayi artıklarından çıkan başka gazlar da havaya karışarak hava kirlenmesine yol açarlar.
Bir zehirin tehlikeli olup olmayışı vücuda hangi yolla girmiş olduğuna bağlıdır, örneğin, zararlı otlara karşı kullanılan bir zehir deriye bulaştığında zehirleyici etki göstermez; fakat yutulursa öldürücü olur. Prokain tıpta kulanılan uyuşturucu bir maddedir. Vücudun bir bölümüne şırınga edilecek olursa sinirler üzerine etki ederek hastanın acı duymamasını sağlar.

Yorum yazın