Plastiğin Tarihi

Plastiğin Tarihi Hakkında Bilgiler

ABD İç Savaşı’ndan kısa süre sonra, fildişinden bilardo ve benzeri eşyaları yapan kişiler fildişinin çok pahalılaşması nedeniyle yerine geçecek bir madde aramağa başladılar. New York’ta bulunan bir bilardo topu yapım şirketi böyle bir maddeyi bulacak olana 10.000 dolar ödül vereceğini duyurdu. New York eyaletinin Albany kentinden matbaacı ve kaşif John Wesley Hyatt (1837 • 1920) ödül çağrısını duydu, bu işe uygun olabileceğini düşündüğü maddelerle deneyler yapmağa başladı. 1868 yılında bilardo topu yapılabilecek iyi bir madde buldu. Bu madde selolüz nitrat idi; Hyatt bunu selüloit olarak adlandırdı. Bu madde, ABD’de yapılan ilk plastik oldu. Hyatt, selüloite kâfuru katılmasıyle maddeyi kalıba dökmenin daha kolaylaştığını da buldu.
Selüloit kısa sürede pek önemli bir madde durumuna geldi. Tokmak, tarak, düğme, toka, takma diş, gömlek balena ve fotoğraf filmi selüloitten yapılan eşyadan yalnızca birkaçıdır.
Uzun yıllar selüloit ya da selüloz nitrat, insanın yapabildiği tek plastik olarak kaldı. Sonra, 1909’da Belçika kökenli Amerikalı kimyacı Leo Hendrik Baekeland (1863 – 1944) fenol formaldehiti buldu.
Bu, plastik denilen maddelerin ilki oldu. Baekeland, aslında gomalak yerine geçebilecek bir maddeyi arıyordu. Bunun yerine ısıtıldığında sertleşen koyu renkli ve koyu kıvamlı bir madde bulmuştu. Bu yeni madde çok yararlı bir gereci oluşturdu. Adi eritici sıvılarla erimiyor, herhangi bir kalıba dökülebiliyor ve elektriği iletmiyordu. Üstelik pahalı da değildi. Fenol formaldehitin ilk önemli kullanım yeri telsiz aygıtlarındaki yalıtkan parçaların yapımı oldu. Baekeland bu yeni maddeye, kendi adına benzeterek “Bakalit” adını verdi.
1909’dan sonra plastik endüstrisi sürekli gelişti. Yeni bazı plastik tipleriyle plastiğe pek çok kullanım yeri bulundu. İkinci Dünya Savaşı sırasında hammadde sıkıntısı ve yeni hammaddelere duyulan gereksinme plastiğe ne denli yararlı madde olduğunu gösterme fırsatını verdi.

Yorum yazın