Ozon Nedir Nerelerde Kullanılır

Ozon Nedir Nerelerde Kullanılır

Ozon bir gazdır. Demiryolu ya da yeraltı tren yollarında zaman zaman parlaklıklar görülür. Bu parıltıların nedeni araca çarpan elektriktir. Daha sonra havada keskin bir koku duyulur. Aynı koku şimşek çakmasının görüldüğü bir fırtına sonrasında da duyulur. Bu koku ozon adı verilen gaza aittir.
Ozon, Yunanca koklamak anlamına gelen bir sözcüktür. Ozonun kokusu bilim adamları tarafından ancak 1785 yılında bulunabilmiştir. Gaz yapısı 1840 yılında, kimyasal yapısı ise 1877’de bulunmuştur. Ozon, oksijen elementinin değişik r şeklidir. En küçük ozon tanecikleri, üç oksijen omu içeren (03 ile gösterilir) moleküllerdir, normal oksijen molekülünde ise sadece iki atom bulunur(02 ile gösterilir).
Ozon, genellikle havadaki oksijen molekülleri tek atomlara ayrıldığı zaman meydana gelir. Her bir oksijen atomu öbür iki oksijen atomu ile birleşebilir, ya da bir ozon molekülü oluşturmak için bir oksijen atomu parçalanmamış bir oksijen molekülü ile birleşebilir. Oksijen moleküllerinin parçalanması elektrikle olabilir. Havadan geçirilen bir elektrik akımı yeterlidir. Böyle bir elektrik yüklenmesinin sonunda iki metal arasında kıvılcım görülebileceği gibi havada da şimşek görülür.
Morötesi ışınlar da oksijen moleküllerini parçalar. Bu ışınlar gözle görülmez fakat Güneş ışığı ile beraber atmosferin yüksek tabakalarına girerler. Oksijen moleküllerini parçalayarak ozon meydana gelmesine sebep olurlar. Üst tabakalarda oluşan ozon hava akımları ile daha alçak tabakalara iletilir. Ozonun havadaki oranı yüksekliğe, günün ve yılın değişik zamanlarına ve yeryüzünde bulunulan yere göre değişiklik gösterir. Ozonun yoğunluğunun en yüksek olduğu zaman, ilkbaharda, 25 km. yükseklikte ve ekvatordan uzak olan bölgelerdedir. Ozonun yoğun olduğu atmosfer tabakasına iyonosfer adı verilir. Atmosferde, her bir milyon molekül içinde sadece birkaç ozon molekülü bulunur. Ancak bu düşük oran bile yerkabuğunu morötesi ışınlardan korumak için yeterlidir. Ozon, insanlar ve diğer canlı organizmalar için zararlı olan bu ışınları emer. Bu nedenle ozon tarafından emilmeyen morötesi ışınlar insanda sadece Güneşten yanmaya sebep olur.
Dünyada yaşam 3 milyar yıl önce başlamıştır. O devirde atmosfer bileşiminin hemen hemen tamamı hidrojen gazından oluşmaktaydı. Atmosferde çok az oksijen bulunmaktaydı. Bu nedenle Güneşin morötesi ışınlarına karşı karada canlılığı koruyacak bir ozon tabakası da yoktu. Bilim adamları ilk canlıların ancak denizlerin çok derinliklerinde yaşadıklarını düşünmektedirler. Morötesi ışınlar denizlerin üst tabakaları tarafından emilmekte ve derinliklerde canlılığın var olması sağlanmaktaydı.
Evrim sonucunda yeşil bitkiler meydana gelmiştir. Bu bitkiler Güneş enerjisini besin yapımında kullanmışlardır. Bu yönteme fotosentez adı verilir. Fotosentez sonucu atmosfere oksijen verilmeye başlanmıştır. Havanın bileşimi değişerek gittikçe artan oranda oksijen oluşmuştur. Ancak oksijen morötesi ışınlar tarafından parçalanmış, oksijen atomları meydana gelmiştir. Oksijen atomlarının bir kısmı birleşerek ozonu oluşturmuştur. Sonuç olarak zararlı ışınıma karşı yerkabuğunu koruyan iyonosfer tabakası meydana gelmiştir. Ozon tabakasının alt kısmında oksijen oluşmaya devam etmiş ve karalar üzerinde yaşamın başlamasını sağlamıştır.
Ozon, içerdiği bir fazla oksijen atomu ile oksijenden ayrılır. Mavi renktedir ve zehirlidir, ancak doğada tehlikeli olacak kadar büyük miktarına rastlanılmaz. Ozon kimyasal olarak aktiftir, bunun nedeni fazla olan oksijen atomunun gevşek bağlı olması ve başka elementlerle kolayca birleşmesidir. Bu özelliği ile endüstride ozondan çok yararlanılır. Ozon su ve havanın arıtılmasında, mikropların öldürülmesinde, çamaşırların ağartılmasında, sıvı ve katı yağ ve başka bazı kimyasal maddelerin yapımında kullanılır.

Yorum yazın