Boyarmaddeler Nedir – Boyarmaddeler Özellikleri

Boyarmaddeler Nedir – Boyarmaddeler Özellikleri – Boyarmaddeler Hakkında Bilgiler

• Çeşitli gereçlere, özellikle de dokumalar üstüne yapışıp kalma özelliği taşıyan renkli maddelere, «boyarmaddeler» denir. XIX. yy. ortalarına kadar pamuk, yün ve ipek için kullanılan boyarmaddeler, bitkisel ya da hayvansal kökenli bir düzine kimyasal maddeden yapılırdı ve binlerce yıllık bir deneyim sonucu gerçekleşmişti (çivit boya ya da indigo; kök boya).
• 1856’da kimyacı Hofman’ın öğrencisi İngiliz Perkin, ustasından gizli olarak ilk sentetik boyarmaddeyi (movein) hazırladı. Buluşunu küçük bir
aile şirketinde kullandı. Günümüzde boyarmadde sanayisi, tüketiciye bu tür binlerce ürün sağlamaktadır.
• Bir boyarmaddenin iki ayrı özellik taşıması gerekir: Boyama gücü; dokuma liflerine yapışma özelliği. Bunlardan ilki, ışık soğurma ile ilgilidir. İkincisi, çözünürlüğe ve lif ile boyarmadde arasındaki karşılıklı tepkimelere bağlıdır. Lif organik bir bileşik olduğundan, bu ikinci özelliği elde etmede, gene organik boyar- maddelerden yararlanılır.
• Gözümüzün duyarlı olduğu beyaz ışık, gerçekte çeşitli renkte ışıklardan oluşur (bunların, gökkuşağında kırmızıdan mora kadar dağıldığı görülür). Bir cisim, içinden geçen beyaz ışığın yapısındaki renkli ışınımlardan bir bölümünü az, bir bölümünü ise çok soğurur. Genel soğurma durumunda, «çıkan» ışık gri görünür. Tam soğurma durumunda ise, karanlıktır. Ancak, bazı ışınımlar ötekilere oranla daha çok soğurulmuşsa, çıkan ışık renkli olacaktır. Bu nedenle, yeşili soğuran bir madde, kırmızıyı (tamamlayıcı renk) ileten bir ışık verir. Kaldı ki, günümüzde bir organik maddenin şu ya da bu ışınımı niçin soğurduğu bilinmektedir: Bu madde molekülünün belli noktalarda özel bir yapı göstermesi yeterlidir. Renkli cisimler üretmek için kimyacı, işte bu tür moleküllerin özelliklerinden yararlanmaya çalışır.
• Renkli bir cisim, boyama işlemiyle bir lif üstüne bağlanır. Dokuma lifleri, 100° C’lık suda çözelti halinde boyarmadde bulunan bir banyoya, değişik sürelerle daldırılır; lif suda şişer; ardından, boyarmadde moleküllerini tutacak genişlikte kanallar oluşur. Bu moleküller hem lifin, hem de boyarmaddenin yapısına bağlı olan kimyasal çekimlerle, söz konusu kanallara yapışır ve böylece sağlam bir boyama gerçekleşmiş olur.
• Bu yüzden kimyacı, çeşitli liflerin suda şişmesini inceleyerek, kullanılabilir boyarmadde molekül boyunu çıkarmak zorundadır. Ardından, bu moleküller arasında belli noktaları life kimyasal olarak bağlanabilenleri araştıracaktır. Geleneksel boyamanın bir türü de, bir dış ayıraç etkisiyle, çözünmeyen boyarmadde moleküllerine kolayca dönüştürülebilecek renksiz bir madde çözeltisini life emdirmektir. O halde pamuk, yün ve ipek için suda çözünen ve çözünmeyen iki çeşit boyarmadde vardır.
• Naylon, tergal, orlon gibi yeni kimyasal maddeler, klasik yöntemlerle boyanamaz. Gerçekten, iplikleri sudan etkilenmez ve şişmezler. Bu nedenle, boyarmaddenin yüksek sıcaklıkta lif içinde dağılmasını sağlamak gerekir. Plastik levhalar, kauçuk, kağıt, vb., hep bu yöntemle boyanır.

Yorum yazın