Asetik Asit Nedir

Asetik Asit Nedir – Asetik Asit Hakkında Bilgiler
Bilinen ilk asit.Daha İ.Ö. 300 yılma doğru, Theophratos “sirke”den (asetik aside sirke asidi de denir) söz etmiş ve cıvanın hazırlanmasında kullanıldığını belirtmiş, Anibal Alpler’den geçerken kayaları yarmak için sirkeden yararlanmıştır. Asetik asidin tuzlarından, yani asetatlardansa ancak X. yy’a doğru söz edildi ve bu tuzlar XVII. yy’da Alman johann Rudolf Glauber (1604-1670) tarafından elde edildi. Asetik asidin laboratuvarda elde edilmesiniyse, 1845’te Kolbe gerçekleştirdi.
Asetik asit, sirkenin % 4-8’ini oluşturur ve ona H+ iyonunun özel tadını verir. Arı halde, aşındırma (kemirme) gücü yüksektir ve boğucu bir kokusu vardır. Suda her oranda çözünen bu organik asidin açık formülü .Olağan sıcaklıkta pKa miktarı yaklaşık 4,75 olduğuna göre, zayıf bir asittir (bir asit, ayrışması zorlaştığı ve pK,’sı arttığı oranda zayıflar). Asetik asit, uzun süre, kireç sütüyle işlenmiş odunun damıtma ürünlerinden (pirolinyöz) elde edildi. Bu yöntemde önce kalsiyum asetat üretiliyor, o da bileşik aside dönüştürülüyordu. Günümüzde de aynı yöntem kullanılmakta, ama ayrımsal damıtma yöntemiyle de asetik asit elde edilmektedir. Ayrıca, şarabın ya da seyreltik alkollerin .havayla yaşayan mikroorganizmaların (M ycoderma aceti) etkisiyle havada yükseltgen- mesi sonucunda da asit elde edilebilir: Eskiçağ’dan bu yana bilinen sirke yapma yöntemi. Ama çoğunlukla, asetik asit, asetaldehitin yük- seltgenmesiyle ya da metanole karbon oksidin bağlanmasıyla, labora- tuvarda hazırlanır. Arı asetik asit, renksizdir; 118°G’ta kaynar; 16,5°C’ ta ve olağan atmosfer basıncı altında katılaşır. Özellikle susuz ortamda çeşitli tepkimeleri oluşturmada kullanılır.
Yükseltgeyici olmayan zayıf bir monoasit özelliği gösteren asetik asit, bakır gibi metallere etki yapmaz (Bkz. ASİT). Dolayısıyle bakır kaplarda sirkeli salata hazırlanabilir; yalnız salatayı, hazırlanır hazırlanmaz başka kaba aktarmak gerekir; çünkü havanın oksijeni, metali yavaş yavaş yükseltger ve asidin buharı katalizör görevi yapar; sonra, yükseltgenmeyle oluşmuş baz niteliğindeki oksit ile asetik asit tepkimeye girer ve aşınma başlar.
Asetik asidin bir yandan bazlara ya da metallere, öte yandan da alkollere etkisi sonucunda, asetat denilen tuzlar ve esterler oluşur. Kimya sanayisinde asetik asidin bir başka önemli özelliği, asetilene katıldığında vinil asetatları vermesidir; yapay reçinelerin başlangıcını oluşturan’ bu tepkime, aşağıdaki biçimde yazılır.
İnsan bedeninde kimyasal mekanizma kısmen, ‘‘etkin asetat”la işlerlik kazanır; bu bileşik, metabolizmada, yani besinlerin özümlenmesinde önemli rol oynar. Söz konusu etkin asetatın (gerçek adıyla A asetüko- enzimi) bireşme yeteneği çok yüksektin birçok metabolizma olayında, özellikle de Krebs çevriminde büyük rol oynar. Etkin asetat ayrıca yağ asitlerinin kimyasal bireşimini sağlar(bu yüzden doğal yağ asitlerinde, tıpkı bu asitte olduğu gibi karbon sayısı çifttir); aynca, steroyitlerin, esterlerin ve çeşitli amitlerin başlangıç noktasını oluşturur.

Etiketler: ,

Yorum yazın