Alaşımlar ve özellikleri

Alaşımlar ve özellikleri

Katı bir altın parçası ile yine katı bir bakır parçasını birbirine karıştırmak olanaksızdır. Ancak bu iki metal de belli sıcaklıkta ısıtılınca erirler ve akışkan bir sıvı biçimine dönüşürler. Bu durumda bu iki metali, tıpkı iki sıvı gibi birbirine karıştırmak olanaklı olur. Karışım soğuduktan sonra, katı bir metal parçası görünümünde bir madde ortaya çıkar. Bu metal altın renginde olmakla birlikte altın değildir. Bunun gibi bakır da değildir. Bakır ve altından oluşan bir alaşımdır.
İçlerinde en az birinin metal olduğu iki ya da daha fazla kimyasal elementin karışımına alaşım denir. Günümüzde en yaygın alaşımların başında çelik gelir. Çelik demirin, karbon ve diğer bazı maddelerle karışmasından oluşur.

Saf bakır oldukça yumuşak bir metaldir. Kalay da yumuşak bir metaldir. Her ikisi de aletlerin yapımında kullanılamaz. Bunlardan yapılacak aletler kısa sürede aşınır veya kolaylıkla eğilip bükülürler. Fakat bakır ve kalayın karışımından bronz adı verilen çok sert bir alaşım ortaya çıkar. Bronz, insanlar tarafından bilinen ilk alaşımlardan biridir. Bronz Çağı boyunca bu alaşım mızrak ucu, kılıç, kap kacak ve süsleme yapımında yaygın olarak kullanılmıştır. Bronz, bütün çağlar boyunca para yapımında da kullanılmıştır. Bronz aşınmaya karşı oldukça dayanıklı olduğu için aletlerin ve makine parçalarının yapımında kullanılabilir. Az ölçüde fosfor ya da silikonun katılmasıyla alaşım daha da sertleşir.

Pirinç ve beyaz maden

Pirincin de uzunca bir öyküsü vardır. Pirinç, bakır ve çinkonun karışımı bir alaşımdır; yaygın olarak kullanılır. Beyaz maden ise, büyük ölçüde kalayla, antimon ve az ölçüde de bakırdan oluşur. Romalılar bu alaşımı yumuşatmak için kurşun da eklerlerdi. Ancak bugün iyi cins beyaz madende kurşun kullanılmaz. Altın ve gümüş de saf durumda oldukça yumuşak olan metallerdir. Bu nedenle bunlara genel olarak az ölçüde bakır, nikel ve çinko katılır. Böylece alaşım, para veya mücevher olarak kullanılmaya elverişli sertliğe ulaşmış olur. Bu alaşım saf metalden daha ucuzdur.

Kalay, kurşun ve bizmut metallerinin hepsi de 200°C’lik bir sıcaklıkta erirler. Ancak bu metallerin belirli ölçülerde birbirleri ile karıştırılması sonunda gül metali adı verilen bir alaşım elde edilir. Bu alaşımın erime derecesi 94°C’dir. Alaşıma kadmiyum katılırsa odun metali elde edilir. Bu metalin ergime derecesi 71°C’dir. Bu tür alaşımlar, apartmanlarda otomatik su püskürtücüleri yapımında kullanılır. Bir yangın çıkması durumunda bu metal hemen erir ve püskürtme sistemi çalışmaya başlar.

İçinde cıva bulunan alaşımlara amalgam adı verilir. Ancak bu alaşımlar cıva gibi sıvı değil, katıdırlar. Bunlar, diş dolgularında kullanılabilecek ölçüde serttirler. Bu alaşımların cıvaya benzer parlak bir görünüşü vardır ve ayna yapımında da sır olarak kullanılırlar.
içinde demir olan alaşımlar en önemli alaşım türleridir. Bunlara demir alaşımlar adı verilir. Saf demirin yararlı bir metal olmasına karşılık, karbon katılarak elde edilen çelik, çok daha yararlı ve yaygın uygulama alanı olan bir alaşımdır. Çeliğe krom, nikel,molibden veya manganez gibi metallerden az ölçüde katılarak paslanmaz çelik elde edilir. Yüksek devirlerde çalışan matkapların yapıldığı çeliğin içine titanyum, kobalt veya vanadyum gibi metaller katılır. Bunlar, çeliği çok daha sertleştirir.

Etiketler: ,

Yorum yazın