Yanardağların Faydaları

Yanardağların Faydaları

Yanardağ uzmanları, incelemelerinin sonunda topladıkları bilgilerden, bir yanardağın ne zaman püsküreceğini saptamak için yararlanırlar. Bilginler, yanardağlar daha etkinliğe geçmeden kraterlerden çıkan gazları inceleyerek, sıcaklığını ölçerek ve kraterdeki oluşumları gözleyerek çevrede oturan halkı yanardağın patlamalarına karşı uyarabilirler. Bu tür gözlemler sonucunda yapılan uyarılar, İtalya’da, Endonezya’da, Japonya- da ve Batı Sibirya’da pek çok insanın hayatını kurtarmıştır. Japonya’da Kilanes, İtalya’da Vezüv yanardağlarında ve daha birçok yanardağda insanlara yaklaşan tehlikeleri haber vermeye yarayan “Yanardağ Gözlemevleri” kurulmuştur. Bu sayede 1935 yılında Havvai’de olduğu gibi yalnızca can değil, değerli mal yitimi de önlenebilmiştir.
Bu noktada akla şu soru gelebilir: Yanardağlar bu denli tehlikeli iken, kraterden çıkan dumanları bile gören insanlar niçin hâlâ yanardağın yamaçlarında yaşamlarını sürdürüyorlar? Bunun kesin yanıtı ise, yanardağın püskürmesinden elde edilen taşlardan oluşan toprağın çok verimli ürün vermesidir. Dünyanın en iyi şaraplık üzümleri Etna ve Vezüv yanardağlarının yamaçlarında yetişir. Ayrıca günümüzde püskürmelerin önceden tam olarak kestirilebilmesi de bu bölgelerde yaşamayı eskisi gibi korkulu olmaktan çıkarmıştır.

Hawaii adasında yaşıyanlar, Mauna Loa ve Klauea yanardağları lav püskürtürken korkarak kaçmazlar. Bu püskürme olayı herkesin gelip görmesi gereken olağanüstü bir görüntüdür. İki yanardağın da tehlikesizliği kraterlerin yakınlarına rahatlıkla gidebilmeyi sağlar. Bu nedenle Hilo kentinde püskürmeyi izlemek için gelecek turistlere tüm konaklama olanakları sağlanmıştır. Parkın içindeki Volkan Oteli Klauea dağından borularla getirilen buharla ısıtılmaktadır. Hawai’den çok uzaklarda bulunan Zaire’deki Kituro dağının çevresinde yaşayan yerliler, yanardağdan hiç umulmadık bir biçimde yararlanırlar. Kituro dağı püskürmeye başlayınca kızgın lavları yakınındaki Kivu gölüne akar. Püskürme sona erince göl kıyısında oturan yerliler sandalları ile göle açılarak sıcak püskürtülerden yarı haşlanmış balıkları su yüzeyinden toplarlar. Akdeniz’de Sicilya adası yakınlarında bulunan 1000 metre yüksekliğindeki Stromboli yanardağından da değişik bir biçimde yararlanılır. Yanardağın konik tepesi ufak püskürmelerle sürekli olarak dışarıya kızgın taş parçaları fırlatır. Kızgın taşlar geceleyin gökyüzünü aydınlattığından Stromboli’ye “Akdeniz’in Feneri” adı verilmiştir. Bu yanardağdan denizciler çok eski zamanlardan beri geceleri yönlerini bulmakta yararlanmışlardır. Yanardağlardan ilginç bir yararlanma biçimine de Orta İtalya’nın Toscana bölgesinde rastlanır. Bu bölgede, yerde açılmış fümerol adı verilen çatlaklardan çok basınçlı buharlar çıkar. Yakındaki Larderello kentinde oturanlar bu buharı, Hawai Ulusal Parkındaki Volkan Otelinde olduğu gibi evlerini ısıtmada kullanırlar. Yine Japonya’da, Macaristan’da, Sovyetler Birliği’nde ve A.B.D’deki Oregon ve Idaho eyaletlerinde bazı evler böyle yer altından çıkan buharla ısıtılır.

Ama bu buharın en önemli uygulanma alanı elektrik üreten jenaratörleri çalıştırmada kullanılmasıdır. İtalya’daki Leghorn, Floransa ve bu kentlerin yakınlarındaki küçük kasabalar elektrik gereksinmelerini bu santrallardan karşılamaktadır. Kaliforniya’nın Sonomo bölgesindeki buhar, aynı biçimde elektrik elde edilmesinde kullanılmaktadır. Son yıllarda Etiyopya’da o denli büyük fümerollar bulunmuştur ki, Afrika’nın büyük bir bölümünün elektrik enerjisi gereksinimi bu kaynaklardan karşılanabilecektir. Isıtma ve enerji elde etmede doğal buhar kullanmanın sağladığı başka bir önemli yarar da, çevre kirlenmesine neden olmamasıdır.

Yorum yazın