Yanardağ Kuşakları

Yanardağ Kuşakları

Haritaya bir kez daha bakınız. “Yanardağ Kuşaklarını parmağınızla izleyiniz. Alaska’da birçok yanardağ görünmektedir. Parmağınızı harita üzerinde batıya doğru kaydırınız. Aradaki denizden Asya’ya geçip, güneyde Sibirya, Japonya, Filipin- ler, Endonezya ve Yeni Zelanda’ya geliniz. “Ateş Kuşağı” bu noktada okyanus altında yok olmaktadır. Büyük Okyanus’un karşısında Güney Amerika’nın güney ucunda bir kuşak daha görülür. Kuşağı buradan kıyı boyunca kuzeye doğru izleyiniz. And dağlarından geçen kuşağın, Orta Amerika’ya, oradan da Meksika’ya uzandığını göreceksiniz. Bu noktada, şeritte bir kopukluk belirir. Meksika’dan Alaska’ya uzanan bir tek yanardağ (Kaliforniya’daki Lassen Dağı) yer alır. Yeryüzünün öteki yörelerinde de yanardağ kuşakları görülmekte ise de, hiçbiri Büyük Okyanus’taki “Ateş Kuşağı” büyüklüğünde değildir. Atlas Okyanusu kıyılarında hemen hemen hiçbir yanardağ görülmez. Buna karşın, Batı Hint adalarındaki
yanardağ şeridi oldukça uzundur. Burada bulunan yanardağların en ünlüsü Martinik adasındaki Pele’e dağıdır. Bu yanardağ 1902 yılında patladığında St. Pierre kentini yok etmiştir.
Atlas Okyanusu’nda bir başka yanardağ kuşağına daha rastlanır. Parmağınızla kuzeyde İzlanda’dan başlayarak^Azor adaları, Kanarya adaları, Cape Verde adaları, Ascension, St. Helena ve Güney Atlas’ta Tristan’da Cünha adalarına değin bu şeridi izleyebilirsiniz. Antarktika’da da etkin bir yanardağ vardır. Bundan başka, doğu-batı yönünde birkaç volkanik kuşak uzanır. Bunlardan biri Parikutin’in bulunduğu bölgede Meksika’yı boydan boya geçer. Bir başkası da Akdeniz’i çevreleyen ülkeleri içerir. Bu kuşak üzerinde Vezüv ve Etna yanardağları, Stromboli ve Vulcano adaları bulunmaktadır. Yerkabuğu üzerinde bilinen tüm yanardağların toplam sayısı beş yüzdür. Bu yanardağların hepsi sözünü ettiğimiz kuşakların birinde yer alır.

Yıllardır bilim adamlarını şaşırtan ve henüz yanıtlanmamış bir soru vardır. Yanardağ kuşakları neden dünyanın belirli yörelerinde bulunmaktadır? 1956 yılında okyanus tabanı incelendiğinde bu soruya yanıt olabilecek bir ipucu belirdi. Denizbilimciler,bir süreden beri derinliğini ölçerek denizin taban haritasını çıkarıyorlardı. Deniz bilimcileri şaşırtan, okyanus tabanı boyunca uzanan 6500 kilometrelik sıradağların bulunuşu oldu. Bunların arasında Orta Atlantik sıradağları önce Atlas Okyanusu’nun ortasında boydan boya yer alır. Oradan da Afrika’nın güneyine geçerek Hint Okyanusu’na uzanır. Hint Okyanusu’ndan Avustralya’nın güneyine geçer ve Kaliforniya körfezine varır. Bu dağlar okyanus tabanından yaklaşık 1500 metre yükselirler, kimi yerde 2500 metre su altında kalır, kimi yerde de su yüzüne çıkarak ada oluştururlar. Pasifik adalarının bir bölümü Orta Pasifik sıradağlarının tepeleridir. Atlas Okyanusu’nda ise İzlanda’dan Trista da Cunha’ya uzanan adalar Orta Atlantik sıradağlarının tepeleridir.
Bu sıradağlar, ilk oluşan dağların sırtları boyunca açılan yara benzer bir tür çatlaktan çıkan lavların birikiminden oluşmuşlardır. Kızgın lavlar yavaş yavaş, ama sürekli olarak yerkürenin kılıfından çıkarak dışarı taşmış sıradağları ortadan ayırıp iki yana itmiştir. Dağlar uzunlamasına ikiye bölünür gibi görünürler. Aslında, deniz tabanının, ortadan yanlara doğru sürekli olarak genişlemekte olduğu, şimdi denizbilimcilerce saptanmıştır. Atlantiğin ortasındaki sıradağlar her iki yana doğru itilen taban bölümünü yeni fışkıran lavlarla hemen doldurmaktadır. Taban, yerine göre yılda 3 ile 15 sm. arasında bir yayılma yapmaktadır. Bu yayılma, okyanusun ortasındaki sıradağlar üzerinde büyük bir baskı yapar ve sonuç olarak, sıradağlara dik bir açıda başka faylar ve çatlakların açılmasına neden olur. Bu faylar yerkabuğunda dayanıksız kuşaklar oluşturur. Birçok yanardağ patlamaları bu kuşaklar üzerindedir. Patlamalarla püsküren cisimler deniz üzerine çıkmayan tepecikler oluşturur. Ama yine de zaman zaman bu cisimlerle yanardağ adası meydana getirecek kadar çok birikir.

Yorum yazın