Yanardağ Kaplıcaları

Yanardağ Kaplıcaları

Kaplıcaların yanardağ püskürmeleri ile bir ilişkisi yoktur; ama gerçekte, yer altından gelen bu sıcak sular da magma tabakalarının ısıttığı kaynaklardır. Yeryüzüne çıkan bu sıcak suların içinde pek çok mineral çözelti halinde bulunur. Bu sularla yıkanmak çok eski çağlardan beri sağlığa yararlı olarak sayılır. Ayrıca doktorlar kaplıcaların eklem romatizması ve daha birçok hastalığa iyi geldiği konusunda birleşmektedir. Kanada Rocky dağlarındaki Bauff, Arkansas’daki Hot Springs ve Almanya’daki Baden-Baden dünyanın en ünlü kaplıcalarıdır. İzlanda ve Türkiye’de de yüzlerce kaplıca vardır, özellikle yurdumuzun çeşitli bölgelerinde birçok ılıca ve sıcak çamur kaplıcaları yüzlerce yıldır çeşitli hastalıkları iyileştirmekle ün yapmıştır. İzlanda’nın başkenti Rejkjavik’de birçok evin kalorifer ve sıcak su gereksinimleri kente 16 kilometre uzaklıktaki kaynaklardan, borular içinde getirilir. Rejkjavik’den 45 kilometre uzaklıktaki Hverdagerdi kenti de kaplıcalarıyla ünlüdür. Kentteki evlerin ısıtılmasının dışında sebze yetiştiricileri pek çok serayı ısıtmakta kaplıca suyu kullanılır. Gerçekten bu kentte en- önemli gelir kaynağı çiçek, sebze ve meyva yetiştiriciliğidir. Bu seralarda incir ve muz gibi sıcak iklim meyvelerı bile yetiştirilir.

Sıcak suyun yeryüzüne çıktığı baca geniş ve düzgün değilse, kaynak sürekli olarak su akıtamaz, zaman zaman akan su durur, sonra birdenbire yine akmaya başlar. Bu biçimde, aralıklı akan bazı çeşmeleri anımsatan bu tür kaplıcalara “gay- zer”denir.
Gayzerin düzensiz olarak yerin altından yüze çıkan sularının pompalanışı ise şöyle olur : Gayzerin püskürttüğü su, yerdeki çatlaklardan besleme kanalına ya da bacaya geri döner. Bacaya geri dönen su, aşağı katlarda magma ve öteki sıcak kayalarla değişme halinde olan ve daha önce bacadan geri dönen suyun ısınmasına kadar o durumda kalır. Besleme kanalı geniş ve düzgün olmadığından sıcak su, ısınan bir çaydanlığın içindeki suyun aşağıdan yukarıya doğru yaptığı dolaşımı yapamaz. Bir süre sonra alttaki su kaynama noktasına gelir. Ama üstündeki suyun yaptığı basınçtan dolayı kaynayamaz. Nasıl kayalar basınç altında eriyebilmek için olağandan çok ısı gerektirirlerse, basınç altında bulunan suyun da kaynaması için kaynama noktasının üzerinde ısıya gereksinimi vardır. Sonunda magma ve öteki sıcak kayalar bir bölüm suyu buhar haline ge- tirebilirler.Daha yukarı kısımlarda kaynamamış halde olan suyu aşağıdan gelen hava kabarcıkları iter ve su düzeyi biraz yükselir. Su düzeyinin yükselmesi ile bir miktar su dışarı atılır. Böylece atılan su ile aşağı katlardaki suyun üzerine binen basınç biraz azalır. Basınç azaldığından daha fazla buhar ve hava kabarcığı oluşur ve yükselen su daha çok olarak dışarı çıkar. Basınç azaldığında daha çok buhar olur, böylece sürüp giden işlem sonucu kanalın en alt katında aşırı derecede ısınmış su hızla buhar haline dönüşür. Sonunda bacanın üst kısımlarında kalan su delikten büyük bir basınçla fışkırmaya başlar.
Gayzerin ne kadar ve ne zaman su püskürteceği besleme kanalının derinliğine, biçimine ve ana kanalı besleyen ufak kanalların durumuna bağlıdır. Bazı gayzerlerin birkaç santimetre yüksekliğinde
su püskürtmelerine karşın, bazıları 30- 40 metre yüksekliğe su püskürtebilirler. Bazıları yalnız birkaç dakika ve az oranda, bazıları da bir kente yetecek kadar ve saatlerce su püskürtmeyi sürdürürler. Çoğu gayzerlerin ne zaman etkinliğe geçeceği bilinemez. Ama bazı durumlarda püskürtmeler belli saatlerde kendini gösterecek kadar düzenli olabilir. Bunların en tanınmışı A.B.D’deki Yellow Stone Ulusal Parkı’ndadır. Bu gayzerin püskürtmeye başlayacağı birkaç dakika önceden bekleyenlere duyurulur. Her 66 dakikada bir püsküren bu gayzerin suları 50 metre yüksekliğe ulaşır ve püskürme 4 dakika içinde biter. Bundan sonraki fışkırma için aradan 66 dakika geçmesi gerekir. Yellow Stone Ulusal Parkı’ndaki bu gayzeri görenler güzelliğini hiçbir zaman unutamazlar. Aslında parkta daha pek çok gayzer vardır. Dünyada bu tür gayzerlerin bol göründüğü başka iki ülke Yeni Zelanda ve İzlanda’dır.

Yorum yazın