Tektit Nedir

Tektit Nedir

tektit, kökeni henüz tartışmalı olan ve dünyanın yalnızca belirli bölgelerinde rastlanan. küçük, doğal camsı cisimlerin ortak adı. Terim Yunanca tektos (hareket) sözcüğünden türetilmiştir. Tektitlerin büyüklüğü, milimikron ile 10 cm arasında değişir. Çapı birkaç milimetreden büyük olanlar silis (silisyum oksit, SiO:) bakımından zengindir; bunlar bir bakıma Yer kökenli obsidiyenlere benzer, ama tektitleri obsidiyenlerden ve öbür Yer kökenli volkanik camlardan ayıran başlıca özellikleri su içeriklerinin düşük olmasıdır. Tektitleri asidik korkayaçlardan (granit yapılı) ayıran kimyasal özellikleri ise soda ve potas içeriklerinin düşük, buna karşılık kireç, magnezya ve demir içeriklerinin yüksek olmasıdır. Tektitlerde Yer kökenli volkanik camlara özgü küçük kristaller (mikrolit) bulunmaz.
Başlıca dört tip tektit vardır: 1) Mikrotektitler. 2) Muong-Nong tipi tektitler. 3) avustralitler, 4) damla biçimli tektitler.
Mikrotektitlerin çapı 2 mm’den daha küçüktür. Çoğunlukla küre biçimli olmakla birlikte, basık sferoit, gözyaşı damlası ve çubuk biçimli olanları da vardır. Bunlar döner sıvı damlacıklarının katılaşması sonucunda oluşmuş olabilir. Bazı mikrotektitler yenime (korozyon) uğramış gibidir; bunlann üzerinde derin izlere ya da deliklere rastlanır.
Adlarını ilk bulundukları yer olan Vietnam’daki Muong-Nong’dan alan tektitler, santimetre ile desimetre düzeyinde değişen boyutlardadır. Bulunmuş olan en büyük tektitler bu tiptendir. Çoğunlukla tablet biçimli olan Muong-Nong tipi tektitler yaklaşık 1 mm kalınlığındaki katmanlardan oluşur.
Avustralitler ve onlarla ilintili tektit türleri ise Avustralya’da bulunan tektitlerin yüzde 10’unu oluşturur. Bunlar tipik olarak mercek ya da düğme biçimlidir. İç kabarcıklarında eşmerkezli çembersel çıkıntılar görülür.
Damla biçimli tektitler, mikrotektitlere benzer ama onlardan 1 milyon kez daha kütleseldir. Büyük bölümü küreseldir, ama basık sferoit. çubuk, gözyaşı damlası, disk, silindir ve kano biçimli olanlarına da rastlanmıştır. Damla biçimli tektitlerin hepsinde yenim izleri bulunur. Bunlar, çeşitli boyutlardaki yarıküresel delikler ya da uzunlukları genişliklerinden birkaç kat daha büyük çizikler biçiminde olabilir.
Yerküre üzerinde tektitlere yalnızca belirli bölgelerde rastlanır. Başlıca tektit alanları Kuzey Amerika’da Texas, Georgia ve Massachusetts eyaletlerinin belirli kesimleri (33 milyon yıllık). Libya Çölü (26 milyon yıllık). Çekoslovakya’nın Moldavya bölgesi (15 milyon yıllık). Fildişi Kıyısı’nda belirli kara ve deniz bölgeleri (1 milyon yıllık), Avustralya’nın batı ve güney bölgeleri ile Hint Okyanusunun batı kesimleri (750 bin yıllık) ve Moritanya’daki Aouelloul Krateridir (300 bin yıllık).
Tektitlerin kimyasal bileşimi, bir bakıma Yer kökenli ultrabazik kayaçları andıran camdan, yerkürede rastlanan herhangi bir korkayaçtan çok daha asidik olan kayaçlara kadar değişen bir aralıkta değişir (bak. tablo).
Yaklaşık yüzde 70 oranında silis içeren sıradan tektitler bileşim bakımından daha çok granitlere benzer; ama bunlarda sodyum monoksit (NajO) ve potasyum oksit (K2O) miktarı daha düşük, magnezyum oksit (MgO) ve demir II oksit (FeO) miktarı daha yüksektir. Bu eğilimlere şeyller ile kumtaşları arasında yer alan kayaçlarda rastlanır. Ama yerkürede bu tür bir bileşime sahip korkayaç bulunmaz; bu nedenle. eğer tektitler Yer kökenliyse, korkayaçlardan çok tortul kayaçlardan türemiş olmaları gerektiği kabul edilir.
Son incelemeler tektitlerdeki su oranının milyonda 100 bölüm düzeyinde olduğunu ortaya çıkarmıştır; bu da Yer kökenli kor- kayaçlar ile tortul kayaçlardaki düzeyin çok altındadır. Benzer Yer kökenli kayaçlarla karşılaştırıldığında tektitler, öbür uçucu (görece düşük erime noktalı) elementler, özellikle de bakır, kurşun, çinko, talyum, indiyum ve bizmut bakımından çok yoksuldur.

Yorum yazın