Lav Türleri

Lav Türleri

Lav akışını izlemek için, lavın yeterince yakınına güven içinde yaklaşarak inceleme yapabilenler, erimiş kayanın bir çukura girerek yer altında kaybolduğunu, birkaç kilometre sonra da yerden yeniden yüzeye çıktığını görmüşlerdir. Lav o noktada bir yer altı boşluğundan geçmiştir. Geçtiği boşluk, çok ağır akan bir lav akımının daha önce oluşturduğu bir tüneldir. Lav ağdalılığını
korur ve alttan bir süre daha akar. Kraterden gelen lav akımı kesildiğinde de ısısı fazla olan kızgın kaya sertleşen lavın altından bir süre daha akar. Tıpkı musluk kapatıldığında, hortumdan suyun bir süre daha akışı gibi. Sonra bu kızgın lav da dağın eteğinde soğur, sertleşir ve geride, içinden yeni geçtiği lav kabuğundan oluşan bir tünel bırakır. işte yeni yanardağ patlamalarından sonra çıkan lavlar bu tür tünellere girip kaybolurlar. Lavdan oluşan kayaların içinde bulunan uzun, dar mağaralar da aynı biçimde sertleşen kabuğun altındaki lavın akışıyla oluşur. ABD’de idaho eyaletindeki Ulusal Ay Parkı’nın kraterlerinde 10 metre genişliğinde ve 30 metre uzunluğunda mağaralar vardır. En çok lav mağarası Hawai adasındadır. Bu adada bulunan Mauna Loa’nın yüzeyinin altında yüzlerce mağara ve pek çok tünel vardır. Bunları şimdi Hawai Ulusal Parkı’nda görebilirsiniz.

Donan lav, üzerinde yürünemeyecek kadar pürüzlü bir biçimdedir. Hatta üzerindeki kabarcıklar, uçları sivri birkaç metre yüksekliğinde konik biçimler de alabilir. Lavın düzgün olarak donduğu zamanlar da olur. Ama yine de pürüzsüz sayılamaz. Dikkatle bakıldığında sıcakken kazandan alınarak dökülmüş, sonra da donmuş izlenimini veren yapışkan katran görünümündedir. Ağdalı durumda düzgün görünümlü lav donunca, kalın bir halat yığınına benzer. Buna “halatımsı lav” denir.

Lav yüzeye yakın soğuduğunda, içinde bulunan gazlar nedeniyle, püskürme bacaları oluşur. Henüz donmamış lavların arasından dışarı sızan gazlar bazen yüksekliği 6 metreyi bulan konik bacalar meydana getirir. Sonra bunların donmasıyla- da bölgede birçok sivri kaya, aydaki görünümü anımsatan biçimler alır. Bunların altında da, sızıntı bacaları adı verilen çeşitli uzunluk ve büyüklükte mağaralar ortaya çıkar. Bir an için, böyle dik sivri kayaların, altı tünellerle, mağaralarla örülmüş halat görünümlü lavdan kayaların ve sarp konik tepeciklerin bulunduğu engebeli bir alan-da dolaştığınızı düşünün. Ayda yürüdüğünüzü sanırsınız. A.B.D.’nin Idaho eyaletinde Arco kenti yakınlarında buna benzer bir bölgeyi gezen Amerika Ulusal Park yetkilileri, aynı duygularla oraya “Ay Kraterleri Ulusal Parkı” adını vermişlerdir. Orada 120.000 metre karelik alanda donmuş lavdan oluşan çok garip biçimler görülür.
Çatlaklardan sızan bazalt lavları da belirli kofullarda sertleşince İlginç görünümler alırlar. Çok yayılgan olan bu tür lav soğuyunca yüzeyi çekilip çatlar ve altıgen biçimli kitleler oluşturur. Lav daha da soğuduğunda çatlaklar derinleşir ve altıgen kaya dikeçleri ortaya çıkar. Bu tür dikeçler A.B.D.’de Hudson nehrinin üzerindeki Pallıades’- de Columbla nehri boyunca ve Kaliforniya’daki Şeytan Bacaları’nda da görülebilir. A.B.D.’nin dışında, Avrupa’da da bu tür dikeç kayalar vardır. Turistler İçin Iskoçya’da “Fingal Mağarası”, İrlanda’da “Devler Geçidi” ve Almanya’da Ren nehri boyunca görülen dikeç kayalar ilgi çekici yerlerdir.

Yorum yazın