Jura Devri Jeolojisi

Jura Devri Jeolojisi Hakkında Bilgiler
Jura devri günümüzden 180 milyon yıl önceden 130 milyon yıl önceye kadar sürdü. Bu, jeolojik zamanın tümü gozönünde tutulduğunda, Jura devrindeki jeolojik değişikliklerin oldukça yeni olması anlamına gelir. Ama bir gerçek açıkça ortadadır: Bu olguların dünyamızın bugünkü biçimi üstünde dolaysız bir etkisi olmasına karşılık, dünyamızın Jura devrindeki görünümü, .bugünkünden oldukça farklıydı. Kıtalar bugünkü görünüş ve biçimlerini kazanmamış ve belki de bugünkü yerlerini almamışlardı.
Dünyanın büyük karasal alanları birleşerek iki dev kıta kütlesi oluşturmuşlardı: Kuzey yarımkürede Kuzey Atlantik kıtası ve güney yarımkürede Gondwana kıtası. Gondwana kıtasının, birbirinden uzaklara sürüklenmeyi sürdüren iki ayrı parçaya ayrılmış olduğu sanılmaktadır. Bu parçalardan biri günümüz Afrika’sı ile Güney Amerika’yı; öteki Avustralya, Madagaskar ve Hint yarımadasını kapsıyordu. Jura devrinin 50 milyon yılı boyunca, bütün kara kütlelerinin kenarları sürekli değişikliğe uğradı. Jeologlar, bu değişiklikler karşısında oldukça ayrıntılı bilgi edinmişlerdir.

DENİZ BASMALARI VE GERİ ÇEKİLMELERİ
Denizlerin karaları basmalarının ve geri çekilmelerinin öyküsü tümüyle belirlenmiştir. Yerimiz sınırlı olduğundan, bu değişikliklerin tümüne yer veremeyecek, ama en önemli bazılarından sözedeceğiz.
Günümüz Akdeniz’i ile Asya denizlerini birleştiren Teth denizi, Jura devri boyunca birçok değişikliğe uğradı. Sözgelimi devrin başlarında, ilerleyip yayılarak Asya’nın orta-batı bölümünü kaplamıştı.
Bu zaman süresince bir deniz basması da İspanya’dan Almanya’ya kadar batı Avrupa’yı kaplamıştı. Bu su çekilince büyük bir göl oluştu. Gölün içindeki çeşitli yerlerde kara su üstüne çıktı ve önemli kara birikintileri oluştu. Fosil yönünden zengin olan bu birikintiler, paleontologların Avrupa direyini en ince ayrıntılarına kadar anlamalarını sağladı.
Kuzey Afrika’yı da, Jura devrinin başlarında bir deniz basmıştı ve Arabistan, Teth denizi ile birleşen bir körfez oluşturan bir deniz tarafından ikiye ayrılmıştı.
Jura devrinin ortalarında, Teth denizi Akdeniz havzasının kuzeyini ve çevresini bastı. Bunun yanısıra güneyden gelen bir deniz, Teth deniziyle birleşerek, kuzey Afrika’nın geniş bir kara parçasını asıl Afrika kıtasından ayırmıştı. Daha da sonra, Teth denizi ve diğer denizler yavaş yavaş geri çekilerek Ispanya’nın, kuzey Afrika’nın bazı bölümlerinin ve batıdaki bazı kara parçalarının yeniden su üstüne çıkmasına neden oldular. Bununla birlikte, Teth denizi güneye doğru ilerlemeyi sürdürerek Kızıldeniz’in bir kolu ile birleşti. Kızıldeniz, Ural sıradağlarının batısında uzanıyordu. Jura devrinin sonunda Alp jeosenklinali, güney Asya’ya doğru uzanmıştı.
Jura devrinin sonlarında, Teth denizi daha önce çekildiği alanın bir bölümünü yeniden bastı. O sırada Teth denizi, Hint Okyanusu ve Himalaya dağlarının kuzeyinde bulunan bir su parçası ile ilişki halindeydi. Denizler Afrika ve Arabistan’dan çekiliyor, ama bu kez uzakdoğudaki karaları basıyorlardı.
Batı yarıkürede Alaska’yı, Jura’nın başlarında bir deniz basmıştı. Gerçekten, hemen hemen tüm devir boyunca, Alaska’dan Kaliforniya’ya kadar Kuzey Amerika’nın batı kıyıları su altında kaldı. Bu bölge, birçok deniz basmasından olduğu kadar, yer sarsıntıları ve yanardağ püskürmeleri gibi şiddetli jeolojik olaylardan da etkilendi. Orta ve Üst Jura devirlerinde, olağanüstü şiddetli yanardağ etkinlikleri bölgede izlerini bıraktı.
Jura devrinin büyük bir bölümünde, Kuzey Amerika kuzey-güney yönünde bölünmüştü. Dar bir kara şeridi batı kıyısı denizini, şimdi Kayalık dağların bulunduğu yeri basmış olan bir başka sığ denizden ayırıyordu. Bu deniz, devrin bitiminden sonra kayboldu; ama deniz kökenli tortul birikintiler, varlığının kanıtlarını sakladı.
Güneyde Meksika körfezi boyunca küçük çapta deniz basmaları oldu. Kökeni Meksika körfezi olan sığ denizler, Meksika’nın ve Teksas’ın bazı bölümlerini basarak, varlıklarını kanıtlayacak fosiller kapsayan deniz birikintileri bıraktılar. Büyük bir olasılıkla Meksika körfezine komşu öteki kara parçaları da dönem dönem deniz basmalarına uğradı.
Kuzey Amerika’nın doğu kıyıları boyunca hiç bir deniz basması olmadı. Üstelik su her nasılsa biraz geri çekilmişti ve kıyı şeridi bugünkü durumundan daha doğudaydı. Jura devri boyunca Kuzey Amerika’nın bütün doğu kesiminin şiddetli bir aşınmaya uğradığı sanılmaktadır.

DAĞOLUŞ VE MAGMA ETKİNLİKLERİ
Genel olarak Jura, geniş anlamıyla bir dağoluş devri olarak belirlenemez. Bununla birlikte devrin başlangıç evreleri Kuzey Amerika’daki Sierra Nevada dağlarının oluşumunu sağlayan Nevada dağoluşu ile ayırdedilir. Hemen hemen aynı zamanda, belki biraz sonra dev boyutlardaki magma kayaları, Kuzey Amerika’nın batı kıyısı boyunca yerleştiler. Batolit de denen bu kayalardan bazıları uzun süre aşınma etkisinde kaldı. Sözkonusu batolitlerden birinin bir parçası, bugün Kaliforniya’daki Yosemite ulusal parkında görülebilir.
Yanardağ olguları Alaska’dan Kaliforniya’ya, buradan And bölgesi ve Horn burnuna kadar Kuzey ve Güney Amerika’nın tüm batı kıyısı boyunca uzanır. Güneyde Meksika ve orta Amerika’ya doğru uzanan Cordillera jeosenklinalleri ve Şili jeosenklinali, daha sonra üstünde yanardağlar bulunan alçak sıradağların yükseldiği denizlere dönüşmüşlerdi. Bununla birlikte Kayalık dağları ve And dağlarını oluşturan büyük tektonik hareketler, İkinci zamandaki Tebeşir devrinin sonlarına kadar başlamamıştır.

Yorum yazın