Tazminat Nedir

Tazminat Nedir

tazminat, hukukta, bir başkasının yol açtığı kayıp ya da hasara karşılık olarak alınan bedel. Çoğu hukuk düzeninde tazminatın amacı, kayıp ya da hasarla uğranan zararın karşılanmasıdır. Eski çağlarda verilen bir zarar “göze göz, dişe diş” (kısas) anlayışıyla ödettirilirdi. Bu öç alma yönteminin haksızlıklara yol açan ilkelliği ve maddi ilişkilerde para kullanımının yaygınlaşması, anlaşmazlıkları tazminat ödeme yoluyla çözme anlayışının gelişmesini sağladı.

Tazminat genellikle sözleşmelere uyulmaması ya da haksız eylemle zarar verilmesi gibi durumlarda ödenir. Taraflardan biri sözleşme hükümlerine uymadığında, öteki taraf üç tazminat türünden birini isteyebilir: Karşı tarafa verilmiş mal, hizmet ya da parayı geri alma, sözleşmenin getireceği kazançları da kapsayan ve sözleşme hükümleri yerine getirilmiş gibi bir sonuç yaratan beklenti tazminatı ve yapılan harcamalarla sözleşmenin yerine getirileceği düşünülerek girişilen yükümlülükleri karşılamayı sağlayan güven tazminatı. Güven tazminatı, sözleşme yapıldığında her iki tarafın da bekleyebileceği sonuçlarla sınırlıdır. Bu tazminat türleri, çeşitli biçimlerde bir araya getirilebilir. Zarar gördüğünü ileri süren tarafın, sözleşmenin yerine getirilmesiyle elde edebileceğinden daha kazançlı çıkmaması esastır.

Haksız eylemle verilen zarara karşılık olarak alınan tazminatlarda bir eylem sonunda ortaya çıkabilecek “doğal ve olası” zararların karşılığı para olarak ödenir. Gerçekte nelerin “doğal ve olası” zararlar verebileceğini belirlemek güçtür. Örneğin bir kazada tazminatı belirlemek için genellikle şu noktalar göz önüne alınır: Yaralanma yüzünden yitirilen zaman süresince elde edilecek gelir, hastane ve doktor gibi sağlık harcamaları ve yaralananın çektiği acı. Bazı hukuk sistemlerinde tek bir eylemin yol açtığı bir zarara karşılık olarak yalnızca tek bir tazminat istenebileceğinden, bu tazminatın yaralanma yüzünden ileride doğabilecek zararları da kapsaması gerekir. Geleceğe ilişkin kestirimler olmaktan öteye gitmemekle birlikte bu konuda çalışma gücünün azalması, gelecekteki sağlık giderleri ve çekilecek acılar gibi hususlar esas alınır.

Kişisel zararlarda ve öbür haksız eylemlerde, kişinin söz konusu olayı yaşamaması durumunda nasıl bir konumda bulunacağı dikkate alınır ve buradan hareketle uğranan kayıpları karşılayacak bir para alınır. Kişiyi eski konumuna getirmenin güçlüğü nedeniyle, mala yönelik zararlarda uğranan kayıpları belirlemek daha kolaydır. Karşılığında tazminat istenen zarar bir sözleşme hükümlerine uyutmamasından doğuyorsa, zarar gören taraf sözleşmeye uyulduğunda elde edeceği kazancı karşı taraftan ister. Zararla ilgili konular dışında da tazminat istenebilir. Örneğin mahkeme belli bir tarihte belli bir tazminat ödenmesine karar vermiş ve bu tazminatın ödenmesi gecikmişse yeni bir tazminat istenebilir. Bazı hukuk düzenlerinde avukat harcamaları da davayı kaybeden tarafa ödettirilebilir. Zarara yol açan eylem ihmal ya da kasıttan kaynaklanıyorsa, mahkeme zarar tazminatının yanında ceza tazminatı da ödenmesini kararlaştırabilir.

Türk hukukuna göre zararın tazmin edilmesi biçimini belirleme hususunda yargıcın takdir hakkı vardır. Zararı kanıtlama yükümlülüğü davacıya düşer. Haksız eylemden doğan tazminat davası, zarar gören kişinin, zararı ve onu yapanı öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her durumda zararı doğuran eylemin yapıldığı tarihten başlayarak 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Yorum yazın