Suç eşyası nedir

Suç eşyası nedir – Suç eşyası yönetmeliği

Suç eşyasını satın almak ve saklamak fiili Türk Ceza kanununda ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir (md. 512). Bu suçun cezalandırılmasının amacı suç ürünü eşyadan failin yararlanmasını önlemek ve suçun yol açtığı zararın giderilmesini mümkün olduğu kadar kolaylıkla sağlamaktır. Bu suçun ön şartları şunlardır: 1. daha önce bir cürmün işlenmiş olması. Eşyanın, daha önce işlenmiş bir suçun ürünü olduğu hükmen sabit olmalıdır; fakat bunun, mal aleyhine işlenen cürümlerden biri olması gerekmez. Meselâ, Türk Ceza kanununun 524. maddesinin uygulandığı durumların varlığı, yani suçun takibinin imkânsız olması halinde bu suç yine meydana gelir; 2.failin daha önce işlenmiş bu suça katılmamış olması gerekir; 3. fail Türk Ceza kanununun 296. maddesini ihlâl etmemiş olmalıdır. Bu maddede yer alan «cürüm işleyenleri saklamak, suçun eser ve delillerini yok etmek» fiilleri, ayrı bir cürüm olarak cezalandırılmıştır. Bu suçun maddî unsuru, bir cürümden elde edilen para veya eşyayı kabul etmek, saklamak, satın almak veya ne şekilde olursa olsun bu konularda aracı olmak gibi hareketlerden meydana gelir; yani seçimlik hareketli bir suçtur. Kanunun belirttiği «cürümden hasıl olan para veya eşya» deyimi bir suçun işlenmesiyle elde edilmiş olan para veya eşya demektir. Meselâ suç işletmek için, azmettiren kişi tarafından verilen para veya eşya bu türdendir. Ancak, bu suçun konusu sadece menkul eşya olabilir. Kabul etmek, saklamak, satın almak fiilleri burada sınırlayıcı olarak sayılmıştır; meselâ, çalman eşyanın yerini bilerek haber vermemek fiili bu suçu meydana getirmez. Kabul ve saklamanın bir çıkar, bir ücret karşılığında yapılması şart değildir. Hattâ miras yoluyle intikal eden cürüm mahsulü bir eşyanın kabulüyle de bu suç meydana gelir.

Yukarıdaki fiillerin yapılması için aracı olmak da ayrıca bu suçu meydana getirir. Burada kabul edecek, saklayacak veya satın alacak kişinin bu eşyanın cürüm mahsulü olduğunu bilmesi gerekmez. Bu suç «sonucu harekete bitişik», başka bir deyimle «şeklî» bir suçtur; bu yüzden, tam teşebbüse uygun değildir. Bu suçun maddî unsuru cürmî kasıttır. Maddî unsurda yer a-lan eylemler bilerek yapılmalıdır, taksir ile yapılırsa suç meydana gelmez. Hırsızlık malı satan beraat etse bile bunun hırsızlık mal olduğunu bilerek alan kimse yine de sorumlu olur. İtiyat bu suçu ağırlatıcı bir sebeptir.

Etiketler:

Yorum yazın