Narh nedir

Narh nedir , Narh koyma , Narh sistemi
NARH i. (fars. nirh*ten narh). 1da. huk. Kanunun yetkili kıldığı kamu makamları tarafından, özellikle bazı zorunlu ihtiyaç maddelerinin satış fiyatları için tespit edilen, uyulması mecburî azamî had. || Narh koymak, ihtiyaç maddeleri için sabit fiyat tespit etmek.

— ANSİKL. 1da. huk. Narh, genellikle azamî fiyat tespitini ifade etmekle birlikte, haksız rekabeti önlemek, üreticiyi korumak gibi sebeplerle taban fiyatın tespiti amacıy-le de konabilir. Ancak, yaygın anlamıyle narh, günlük dilde ve belediyeler mevzuatında zorunlu malların azamî satış fiyatlarının tespitini ifade eder. Narh, idarenin, İktisadî alandaki zabıta görev ve hizmetinin aracıdır. Belediye kanunu, «azamî ücret tarifesi» ve «narh» terimlerini aynı zamanda kullanır. Narh, bir İdarî işlemdir. Bununla birlikte, bir yasama işlemiyle (bir kanunla) tarifeler, dolayısıyle de narh tespiti mümkündür. Genel olarak narh koyma görev ve yetkisi olan belediyelerin, narhın İktisadî zabıta amacına uygun olacak yan tedbirleri alması da gerekir. Nitekim, yalnız narhla yetinilmez ve tanzim satışları da yapılır. 1580 Sayılı Belediye kanunu da, açıkça ihtikâra engel olmak için, zorunlu ihtiyaç maddelerinin alım satımını yapmayı, hayatı ucuzlatacak tedbirleri almayı belediyenin görevleri arasında saymıştır.

— Tar. Osmanlı devleti, mal kalitesinin bozulmasını önlemek için aynı çeşit mallardan kaliteli olanına kalite hakkmı tanıdı. OsmanlI devletinde, hem tüketiciye hem üreticiye, narh için yetkililere başvurma hakkı tanınmıştı. Bunun başlıca sebebi, esnaf arasında rekabeti önlemekti. Kendi aralannda bu konuda anlaşan esnaf, ortaklaşa kararlarını mahkeme aracılığıyle tescil ettirirdi. Aynı loncaya bağlı esnaf arasındaki rekabeti önlemek amacıyle taban fiyatlar tespit ettirilirdi. Hammadde alışları için konulan narhlar ise, ödenecek en yüksek fiyatı (tavan) gösterirdi. Osmanlı devleti yönetiminde narh koyma işi normal ve mevsimlik bir faaliyet haline geldi; yiyecek maddelerine kış ve yaz olmak üzere yılda iki defa narh konulurdu. Devlet, resen de narh tespit e-debilirdi.
Narhın tespiti işi adlî makamlara bırakılmıştı. Osmanlı ülkelerinde narhı koyan ve tescil eden, mahkeme sicillerine yazan kadılardı. Fakat bu işi yaparken narh koymada hiç bir zaman kendi başlanna hareket e-demezler, ihtisap ağasına da (muhtesip) danışırlardı. Aynca, narh takdiri sırasında, şehrin ilerigelenleri, narh konacak malın âmili veya satıcısını temsil eden esnaf loncası ketküdasıyle yiğitbaşılar ve yaşlılar hazır bulunurdu. Bilgisine güvenilen muhte-siplerin doğrudan doğruya narh tespit ettikleri de olurdu. Fakat konulan narh günün şartlarına göre tespit edilmemişse, ilgili esnafın kadıya başvurarak tekrar narh isteme hakkı saklı tutulmuştu. Kadı, meseleyi kendi başına çözümleyemezse Divana baş vururdu. Divan, anlaşmazlığın çözümünü belirten bir ferman çıkarır ve işlem yapılması için kadıya gönderirdi. (M

Yorum yazın