Hayvan sahibinin sorumluluğu

Hayvan sahibinin sorumluluğu

Burada hayvanın vermiş olduğu bir zarardan dolayı sahibinin sorumlu olması ortaya çıkar. Bu sorumluluk da özen göstermeye dayanır. Hayvanın vermiş olduğu zarardan sorumlu tutulabilmek için, hayvanın maliki olmak şart değildir. Hayvandan zarar verdiği anda maddî veya manevî olarak yararlanan kimse, maliki olmasa bile sorumludur. Bu sebeple bu sorumluluğu hayvan idare edenin sorumluluğu demek daha doğrudur. Hayvanı çalmış bir hırsız bile, malik olmamasına rağmen, hayvanın vermiş olduğu zarardan sorumlu tutulur. Bundan çıkan diğer bir sonuç da, hayvan Usttindeki hâkimiyetin devamlı olmasının gerekmediğidir. Hayvan zarar verdiği sırada onun üstünde hâkimiyeti olan kimsenin hâkimiyeti geçici olsa bile yine bu kimse verilmiş olan zarardan sorumludur. Zarar veren hayvanın türünün de önemi yoktur. Bu bir çiftlik hayvanı olabileceği gibi, sUs hayvanı da o-labilir. Bunun gibi, ehlileştirilmiş veya ehlileştirilmemiş olan vahşî hayvanlar da, bir kimsenin hâkimiyeti altındaysa, bunların verdiği zarardan sorumluluk söz konusudur. Mikropların vermiş olduğu zarardan sorumlu olunup olunmayacağı ise çelişmelidir. Kaçan veya terk edilen hayvanların verdiği zarardan, onları idare edenler sorumlu olmazlar. Ancak bunların kaçmaması için gerekli olan tedbirleri almayan kimse, haksız fiil kurallarına göre sorumlu tutulabilir. Hayvanm vermiş olduğu zarardan dolayı idare edenin sorumlu olması için, zararın hayvanm kendi tabiî kuvvetinden doğması lâzımdır (msl. bir atın çifte atması, bir köpeğin ısırması böyledir). Buna karşılık, zarar tamamen dış etkiler altında doğmaktaysa, sorumluluktan söz edilemez. Yolun buz tutmuş olması sebebiyle, ayağı kayan bir hayvanm zarar vermesi veya sahibinin tutup fırlattığı bir kedinin düştüğü yerde zarar doğurması halinde hayvanın kendi içgüdüsünden gelen bir hareketi bulunmadığı için hayvan idare eden sıfatıyle sorumluluktan söz edilemez. Hayvan idare edenin hayvanm fiilinden dolayı sorumlu olması için aranan diğer bir şart da, hayvanm fiili ile zarar arasında bir illiyet bağının bulunmasıdır. Bu illiyet bağının ispat edilmediği hallerde, bu sebeple sorumluluktan söz e-dilemez. Ancak, hayvan idare edene belirli hallerde kurtuluş beyyinesi getirme imkânı tanınmıştır. Buna göre, hayvan idare eden iki durumdan birini ispat edebilirse, sorumluluktan kurtulur: 1. halin gerektirdiği bütün özeni gösterdiğini ve buna rağmen zararın doğduğunu ispat edebilecek olursa, sorumluluktan kurtulur. Gösterilmesi gereken özen, her olayın niteliğine göre ayrı değerlendirilir; 2. halin gerektirdiği bütün özeni göstermiş olsaydı bile zararım doğacağını. Hayvan idare eden gereken özeni gösterseydi bile zararın yine de doğacağını ispat edebilirse yine sorumluluktan kurtulur (msl. hayvanı, zarar gören bizzat kızdırmışsa, bu durum söz konusu olur. Buna karşılık, hayvan başkası tarafından ürkütülmüş ve bir üçüncü kişiye zarar vermişse, hayvan sahibi yine kural olarak sorumludur. Bu gibi hallerde, hayvan idare eden zaraıı yine öder; fakat ürkütme sonucu zararın doğmasına sebep olan kimseye sonradan rücu eder. Aynı durum, bir kimsenin hayvanının başka bir kimsenin hayvanı tarafından ürkütülme halinde de söz konusu olur. Hayvan bir kişiye veya menkul bir mala değil de bir gaynmenku-le zarar vermişse, malikin bazı özel hakları vardır. Buna göre, gayrimenkul maliki, zarara göre hayvanı tutarak üstünde hapis hakkını kullanır. Hapis hakkını kullanması sonucu hayvan sahibi kendisine verilen zararı tazmin edinceye kadar, hayvanı ‘ geri vermekten kaçınabilir. Bunun yanında diğer bir hakkı da, eğer durum haklı gösteriyorsa hayvanı öldürmektir (msl. sirkten kaçan bir aslanın tarlasına girdiğini gören kimse bu hayvanı öldürebilir).

Yorum yazın