Haksız Rekabet Nedir

Haksız Rekabet Nedir

Haksız rekabet’in üç unsuru vardır: 1. İktisadî rekabet; 2. rekabet hakkının kötüye kullanılması; 3. aldatıcı davranış veya başka şekillerde iyi niyet kurallarına aykırı hareket.
1. İktisadî rekabet denince bundan sadece tacirler veya ticarî işletmeler arasındaki rekabet anlaşılmaz, meselâ iki dişçi arasındaki rekabet de şartları varsa, haksız rekabet teşkil edebilir.
2. Rekabet hakkının kötüye kullanılmasında Med. kn. md. 2’deki kural uygulanır. Sınırları iyi niyet kuralları ile çizilmiş olan serbest rekabet bu sınırları aşacak olursa, bu durum rekabet hakkının kötüye kullanılmasını ifade eder, istisnaî durumlar dışında, zarar verme kastının bulunması gerekli değildir.
3. Ticarî hayatta rekabetin meşru olması için bunun meşru. olan araçlarla yapılması gereklidir. Rakibini kötülemek, müşteri muhitini aldatıcı davranışlarla kandırmak gibi araçların kullanılması meşru olmadığı için, rekabet de haksız bir hal alır.
Ticaret kanunu genel olarak haksız rekabet ve unsurlarını böylece belirttikten sonra, iyi niyet kurallarına aykırı kabul ettiği 10 çeşit özel haksız rekabet halini de ayrı olarak göstermiştir (md. 57). Bu haller şunlardır: 1. başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini yahut ticarî işlerini yanlış,, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici beyanlarla kötülemek; 2. başkasının ahlâkî veya malî iktidarı hakkında gerçeğe aykırı bilgi vermek; 3. kendi kişisel durumu, emtiası, iş ürünleri veya ticarî işleri hakkında yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek veyahut üçüncü kişiler hakkında aynı şekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine oranla onları üstün duruma getirmek; 4. başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya işletmesi ile iltibas meydana getirmeğe çalışmak ve buna müsait tedbirlere başvurmak. (Bu durum özellikle, başkasının kullandığı ad, unvan veya marka işaretlerine çok benzer olanları kullanarak iltibasa mahal vermek şeklinde gözükür. Bunları kullanma ile, bu şekildeki malları bilerek satmak aynı hükümlere tabidir.); 5. üçüncü kişilerin müstahdemlerine, vekülerine veya diğer yardımcılarına çıkar sağlayarak onları görevlerini ihlâl etmeğe sevk etmek; 6. müstahdemleri, vekilleri veya diğer yardımcıları
kandırarak, rakiplerinin imalât veya ticaret sırlarını öğrenmek; 7. iyi niyet kurallarına aykırı olarak elde ettiği veya öğrendiği imalât veya ticaret sırlarından haksız yere faydalanmak veya onları başkalarına yaymak; 8. herhangi bir paye, şahadetname almadığı halde, bunlara, sahipmiş gibi hareket etmek veya bu gibi şeylere ilişkin unvan veya adları haksız olarak kullanmak; 9. iyi niyet vsahibi kimseleri kandıracak şekilde gerçeğe aykırı iyi hal ve iktidar şahadetnameleri vermek; 10. rakipleri hakkında uygulanan kanun, tüzük, sözleşme yahut meslekî veya mahallî âdetler ile tayin edilmiş bulunan iş hayatı şartlarına uymamak.
Haksız rekabetin hukukî ve cezaî olmak üzere, iki ayrı türde müeyyidesi vardır. Haksız rekabetin gerçekleşmesi halinde, şu hukuk davaları açılabilir: 1. tespit davası; bu dava, haksız rekabet zannedilen bir durumun gerçekten haksız rekabet olup olmadığının tespiti için açılır; 2. men davası; haksız rekabet teşkil eden fiüin sona erdirilmesi için açılır; 3. haksız rekabet sonucu doğan maddî durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa, bu beyanların düzeltilmesi davası (eski halin iadesi): 4. tazminat davası; bu davanın açılabilmesi için kusur aranır; 5. Borçlar kn. md. 48’e göre manevî tazminat davası.
Bu davaları açacak kimseler üç grupta toplanır: önce haksız rekabetten zarar gören rakibin dava açma hakkı vardır. Bunun yanında, fiilen zarar görmüş olmak şartıyle müşteriler de haksız rekabet davalarından birini açabilirler. Nihayet kanun. Ticaret ve Sanayi odaları, Esnaf odaları, Borsalar ve tüzükleri hükümlerine göre, üyelerinin İktisadî çıkarlarını korumağa yetkili olan diğer meslekî ve İktisadî birlikleri de dava açmağa yetkili kılmıştır. .Ancak bunlar sadece men, eski hale getirme ve tespit davası açabilirler.
Haksız rekabet davasında, davalılar ise dört grupta toplanabilir: birinci grupta, fiilen haksız rekabet yapan kimseler vardır. İkinci grupta ise, fiili bizzat yapmayan ve buna fiilen iştirak eden kimseler bulunmaktadır (msl. müstahdemler veya sırları açıklayan vekiller gibi). Üçüncü grubu ise, inli ika eden kimseleri istihdam edenler meydana getirmektedir. Ancak bunlar Borçlar kn. md. 55’teki kurtuluş beyinesini ileri sürerek sorumluluktan kurtulabilirler. Nihayet, haksız fiil basın yolu ile işlenmiş ise, dava yazı sahibi ve ilân veren kimseye karşı da açılabilir. Tic. kn. md. 60’ta belirtilen hallerde yazıişleri müdürü veya ilân kısmı şefinin de davalı olması mümkündür. Haksız rekabetten dolayı açılacak davalar, dava hakkının öğrenilmesinden itibaren bir yıl. ve her halde fiilden itibaren üç yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ancak fiil cezayı gerektirmekte ve bunun için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, bu müddet uygulanır.
Ticaret kanunu bazı haksız rekabet halleri için cezaî müeyyideler koymuştur. 57. Maddenin 1, 2, 4, 5, 6, 8 ve 9. bentlerinde fazılı olan haller takibi şikâyete bağlı suç teşkil eder. Ancak bunların suç teşkil etmesi için kasten yapılmış olmaları gereklidir. Bu gibi hallerde 500 liradan 10 (MK) liraya kadar ağır parâ cezasına veya bir aydan bir yıla kadar hapis cezasına veya her ikisine birden hükmolunur. Mahkûmiyet kararından sonra fiil aynen yeniden ika edilecek olursa, bu sefer re’sen altı aydan az olmamak üzere hapis veya 5 000 liradan 10 000 liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.

Yorum yazın