Hakkaniyet sorumluluğu

Hakkaniyet sorumluluğu

Kural olarak kusurlu sorumluluk hallerinde verilen bir zarardan sorumlu tutulabilmek için, haksız fiili ika eden kimsenin temyiz kudretinin bulunması şarttır. Aksi halde kusuru olmayacağı için sorumlu tutulamaz. Ancak öyle haller olabilir ki, bir kimse temyiz kudretine sahip olmamasma rağmen, ika etmiş olduğu haksız fiilden dolayı sorumlu tutmamak, hakkaniyete aykırı düşer (msl. Akıl hastahanesinde yatmakta o-lan çok zengin bir akıl hastası, bakıcısının üstüne saldırarak bir bacağını kırar ve o-nu çalışamaz hale getirirse, genel kural uygulandığı zaman, akıl hastasının temyiz kudreti olmadığı için sorumlu tutmamak gerekir. Ancak, çalışma gücünü kaybeden bakıcının durumu ele alınacak olursa ona da hiç bir tazminat isteme imkânını vermemek hakkaniyete aykırı olur. İşte bu sebeple kanun, bu gibi hallerde hâkime bir takdir yetkisi verir). Hâkim olayın incelenmesi sonucu temyiz kudreti bulunmayan kimsenin tazminat ödemesini hakkaniyet gereği kabul edecek olursa, onu tazminata mahkûm eder (Borçlar kn. md. 54). Bu gibi hallerde sorumlu tutulma için temyiz kudreti aranmadığından objektif sorumluluğa çok yakın bir durum vardır. Buna benzer bir durum da temyiz kudretini geçici olarak kaybeden kimselerde çıkar. Temyiz kudretinin geçici olarak kaybında, kaybedenin kusuru yoksa, bu sırada vermiş olduğu zarardan sorumlu olmaz. Buna karşılık temyiz kudretinin kaybedilmesinde söz konusu kişinin kusuru varsa, bu geçici temyiz kudretinin yokluğu sırasında vermiş olduğu zarardan sorumlu olur. Bk. EHLİYET.

Yorum yazın