Hacir Altına Alınma Nedir

Hacir Altına Alınma Nedir ,Hacir Altına Alınma Nedenleri , Hacir Altına Alınma Sebepleri

HACİR veya HACR i. (ar. hacr). Birinin kendi malını kullanmasını kanun yolu ile yasaklama. || Hacir etmek, birisinin bir şey yapmasını veya malını kullanmasını engellemek. || Hacir altına almak, birini mallarını kullanmaktan men etmek: Bir insan yedi yıl kürek cezasına çarpıldı mı, «Hacir» altına alınır! (Kemal Tahir).
— Huk. Bir şahsın, kanunda belirtilen şartlardan birinin varlığı halinde, fiil ehliyetinin tamamen kaldırılması veya kısıtlanması. ihtiyarî hacir, ihtiyarlık, sakatlık veya tecrübesizlik sebebiyle, işlerini gereği gibi görmekten âciz olduğunu ispat eden reşit bir kimsenin kendi rızasıyle hacir altına alınması (Med. kn. md. 358). Bk. AN-
SİKL.
— ansİkl. Reşit bir kimsenin vesayet altına konulması için onun mahkeme kararı ile hacir edilmesi gereküdir. Bunun sonucunda hacredüen kimsenin fiil ehliyeti, ya tamamıyle ortadan kalkar veya kısıtlanır. Hacir işleminin olumlu ve olumsuz olmak üzere iki yönü vardır. Olumlu yön, vasi tayinidir (bk. vasi, vesayet). Olumsuz yönü ise, fiil ehliyetini kısıtlamasıdır. Hacir sebeplerini
Medenî kanun tespit etmiştir: 1. a) akıl hastalığı, bir kimsenin aklî, ruhî veya iradî fonksiyonlarının marazî olarak bozulması; b) akıl zayıflığı, zekâ ve genel olarak aklî fonksiyonların hiç olmaması veya yeteri kadar gelişmemiş olması veya sönmeğe yüz tutması (Med. kn. md. 355). Bir şahsın bu sebeplerden biri ile hacir altına alınabilmesi için, onun sırf bu hallerden birine tutulmuş olması yeterli değildir. Bir kimsenin bu sebeplerle hacir altına alınabilmesi için, bu hastalık sonucu, aciz haline düşmesi, daimî bakım ve gözetime muhtaç olması veya başkalarının emniyetini tehlikeye düşürmesi gereklidir. Bu şekilde bir durumu öğrenen adliye veya idare memurları sulh mahkemesine hemen ihbar ile mükelleftirler (Med. kn. md, 355/11). Velâyet, Vesayet ve Miras nizamnamesi ise bu mükellefiyeti, belediye reisleri, ihtiyar heyetlerijyg^sıhhî müessese- lerin idareîerine de yüklemektedir (md. 2);
2. israf, ayyaşltk, suihal ve suiidare, israf, malî durumu aşan ve aynı zamanda yararsız ve maksatsız harcamada bulunmakdır. Ayyaşlık, içkiye aşırı düşkünlüktür. Suihal, cemiyet nizamını daimî surette bozacak şekilde çirkin, ahlâka aykırı, haysiyetsiz bir hayat sürmedir. Suiidare ise, malvarlığının idaresi konusunda kabiliyetsizlik ve aciz şeklinde ortaya çıkan irade zaafıdır. Bunların da hacir sebebi olabilmesi için, söz konusu kişinin kendisini veya ailesini zarurete maruz bırakması, daimî bakım ve gözetime ihtiyaç göstermesi veya başkalarının emniyetini tehlikeye sokması şartlarından birinin varlığı aranır (Med. kn. md. 356);
3. hapis, bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olan kimselere vasi tayin edilir (Med. kn. md. 357/1). Ayrıca Ceza kanununa göre de beş yıldan daha fazla bir ağır hapis cezasına mahkûm olan kimse, ceza müddeti için hacir olunur ve kendisine bir vasi tayin edilir (Ceza kn. md. 33/1). Dikkat edilecek nokta şudur: hacir hapis cezasının ancak beş yıldan daha uzun ve ağır olması halinde işler ve hacir altına alınma kendiliğinden doğar (Ceza kn. md. 331/7). Vesayet makamına ise sadece bir vasi tayin etmek görevi düşer. Buna karşılık, hapis cezası bir yıldan çok, fakat beş yıldan azsa yahut beş yıl veya daha fazla olmakla birlikte ağır değilse, o zaman, Medenî kanunun ilgili hükümleri işler (md. 357) ve Sulh mahkemesinin hacir kararı vermesi de gerekir. Hacir karan vermeğe yetkili olan mahkeme, hacir altına alınacak kimsenin i- kametgâhının bulunduğu yerin sulh hâkimidir (Med. kn. md. 361). Hâkim seri muhakeme usulüne göre karar verir (Huk. Us. Muhakemeleri kn. md. 501). Sulh mahkemesi, ihtiyarî hacir hali dışında kalan hacir sebeplerinde re’sen hareket eder. Bu, bizzat öğrenilmesi sonucunda olabileceği gibi, ihbar mükellefiyeti olan kimselerin tahrik etmesi sonunda da olabilir. Mahkeme, hacir sebeplerinin varlığını tahkik etmek zorundadır. israf, ayyaşlık, suihal veya suiidarenin tahkikinde mahkeme, bizzat hacir altına a- lmacak kimseyi de dinlemek zorundadır. A- kıl hastalığı veya akıl zayıflığının tahkikinde ise, bilirkişi raporuna başvurulur (Med. kn. md. 359). Bu işlemler yapıldıktan sonra, mahkeme hacir kararı verirse, karar kesin hüküm halini alır almaz ilân edilir. Bu i- lân, hacir altına alman kimsenin doğum kütüğünün bulunduğu yerde ve ikametgâhında en az bir defa yapılır (Med. kn. md. 360/1, 362). Hacir edilen kimse, akıl hastalığı veya zayıflığı yahut ayyaşlık sebebiyle bir müessesede bulunuyorsa, istisnaî olarak Asliye mahkemesi, ilânın geri bırakılmasına müsaade edebilir. Hacir altına alınan kimselerle işlem yapan iyiniyetli kişilere karşı hacir kararı ancak ilândan sonra etki yapar. Buna karşılık kötüniyetli kişiler yönünden, hacir kararı ilân edilmemiş olsa bile hükümlerini gösterir. Ancak, eğer hac- redilen kimse temyiz kudreti olmayan biriyse, hacir ilân edilmiş olsun veya olmasın iyiniyetli kişileri de etkiler. Zira temyiz kudreti olmama hali karşısında iyini- yet ileri sürülmez. Bk. vesayet.
• ihtiyarî hacir, hacir altına alınacak o- lan kimse, bunu bizzat kendisi de isteyebilir (Med. kn. md. 358). Yani hacir altına alınma, bu durumda şahsın iradesine bırakılmıştır. İhtiyarî hacir halinde mahkeme re’sen harekete geçmeyerek, bir talep üzerine karar verir. Ancak, hacir altına alınmak istenen kimse, bunun için kanunda yazili olan sebeplerden birini ileri sürmek zorundadır. Bu sebepler malûliyet, ihtiyarlık, tecrübesizlik ve bunlardan doğan aciz halidir (Med. kn. md. 358). ihtiyarî hacir talebinde, mahkeme talepte bulunanı bizzat dinler ve şartların bulunup bulunmadığını araştırır. Ancak, hacir kararından farklı o- larak kararın kaldırılması artık talep üzerine olmaz. Hacir kararının kaldırılması için, hacre esas olan durumun ortadan kalkması gerekir (Med. kn. md. 420).
♦ Hacren zf. Esk. Hacir yoluyle, hacir altına alarak, (m)

Etiketler: ,

Yorum yazın