Borca aykırı hareketten dolayı sorumluluk

Borca aykırı hareketten dolayı sorumluluk

Borçlunun borca aykırı hareket etmesi değişik hukukî sonuçlar doğurur, önce, borçlu, borcunu ifa eder, ancak bu gecikmiş bir ifadır. Bu halde temerrütten söz edilir (bk. TEMERRÜT). Bunun yanında diğer bir borca aykırılık hali, imkânsızlıktan doğabilir (bk. İMKANSIZLIK). İmkânsızlık, borçlunun sorumlu olmadığı bir sebepten ileri gelmekteyse, borç ilişkisini sona erdirir ve borçlu bundan sorumlu olmaz. Ancak imkânsızlığa kendi kusuruyle sebep olan borçlu, bundan sorumlu olur. Diğer bir borca aykırılık hali de, sözleşmenin müspet ihlâli veya kötü ifa halleridir. Bu hallerde borçlu borcunu yerine getirmektedir. Fakat, bu ifa, sözleşmenin şartlarına tam uymaz (msl. bir deniz motorunun satılması halinde, teslim edilen motorun deposu çatlaksa ifa yapılmış, fakat bu ifa sözleşmeyi müspet olarak ihlâl etmiştir; yapılan ifa kötüdür). Bu gibi hallerde, özel bir hüküm bulunmadıkça, kural olarak, sözleşmenin ifa edilmemesi hükümleri uygulanır ve borçlu bu sonuçtan sorumlu o-lur. Her türlü borca aykırı hareketten borçlu sorumludur. Ancak onun sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olması şartı a-ranır. Kural olarak borçlu her türlü kusurundan sorumludur. Kusurunun ağır veya hafif olması onu sorumluluktan kurtarmaz. Ancak sorumluluğunun derecesini etkiler. Hâkim, kusurun ağırlık derecesini göz önünde tutarak, gerekli hallerde tazminatı indirebilir. Ancak belirli hallerde borçlunun sorumlu olabilmesi için kanun belirli bir kusur derecesini arar ki, bu da genellikle kasıt’tır (msl. hayvan alımsatım-larında, satıcı alıcıyı iğfal etmemiş ve ayrıca yazılı olarak taahhütte bulunmamışsa, hayvandaki ayıplardan dolayı sorumlu olmaz). Bunun gibi, bağışlayanın ancak kasıt veya ağır ihmali varsa, bağışlananın uğradığı zarardan sorumlu olur. Bunun aksine olarak, borçlu alacaklıyle yaptığı bir anlaşma sonucu, belirli bir dereceye kadar vermiş olduğu zarardan sorumlu olmayacağını belirtebilir. Buna sorumluluktan kurtulma anlaşması denir. Böylece bir anlaşma yapan borçlu, hafif kusuruyle vermiş olduğu zararlardan dolayı alacaklıya karşı sorumlu olmaktan kurtulur. Ağır ihmal veya kasıt için böyle bir anlaşma yapılamaz. Bunun dışında kanunda belirtilen iki halde, borçlu, hafif kusurundan dolayı bile sorumlu olmayacağını belirtemez. Bu iki hal şudur: 1. alacaklı, borçlunun hafif kusurundan dolayı sorumlu olmayacağını kabul ettiği zaman borçlunun hizmetindedir (msl. işveren, bir işçiye karşı, hafif kusuruyle vermiş olduğu zarardan sorumlu olmayacağını ileri süremez); 2. sorumsuzluk kaydı, hükümet veya yetkili amme tüzel kişisi tarafından imtiyaz şeklinde verilen bir işletmenin faaliyetinden dolayıdır (meselâ, petrol ortaklığı, kendisine verilen imtiyaz sonucu yapacağı araştırmalar sırasında, a-rama alanındaki gayrimenkul sahipleriyle anlaşarak, arama sırasında, hafif kusuru ile vereceği zarardan sorumlu olmayacağını ileri süremez). Ticaret kanununda bulunan diğer bir sorumsuzluk anlaşması yasağı da taşıma sözleşmesine ilişkindir. Buna göre, taşıyıcı her türlü kusuru için sorumsuzluk anlaşması yapamaz. Borcun ihlâl edilmesi sonucu borçlunun sorumluluğu ya aynen ifanın zorla yaptırılması veya tazminattır. Borçlunun borcun yerine getirilmemesinden dolayı sorumlu tutulması i-çin, alacaklının, borçlunun kusurunu ispat etmesi gerekmez. Aksine borçlunun, borcun ihlâl edilmesinde hiç bir kusurunun bulunmadığını ispat etmesi gerekir ki, sorumluluktan kurtulsun. Durum haksız fiil-lerdekinin tamamen tersi olmaktadır. Haksız fiilerde, zarar gören kimse, faili sorumlu tutmak için onun kusurunu ispat etmek zorundayken, burada ispat yükünün yer değiştirdiğinden söz edilmektedir. Zira borcun ihlâlinde kusuru ispat edecek o-lan alacaklı değil, aksine, kusursuzluğu ispat edecek kimse tam borçlu olmaktadır. Bk. ifa.

Yorum yazın