Bina ve inşa eseri sahiplerinin sorumluluğu

Bina ve inşa eseri sahiplerinin sorumluluğu

Bu sorumluluk da bir objektif sorumluluk halidir. Buradaki objektif sorumluluğun temeli genel olarak tehlikeye dayandırılır. Ancak bunun yanında bina sahibinin sorumluluğunu, tehlike fikrine değil de özen borcuna dayandıranlar da vardır. Bina ve inşa eseri denince, bunun içine önce yapı girer. Yani toprağa bağlı olarak yapılmış, az veya çok kapalı ve insan veya hayvanların barınmasına ayrılmış bir yapı eseri. Bunun yanında diğer inşa eserleri denince anlaşılan şey, insan eliyle yapılmış toprağa doğrudan doğruya veya dolayısıyle bağlı olan her türlü madde girer. Su kanalları, yeraltı veya yerüstü elektrik tesisleri, barajlar v.b. Buna göre, bina veya inşa eseri denince önemli olan, bunların insan eliyle yapılmış ve doğrudan doğruya veya dolayısıyle toprağa bağlı olmasıdır. Taşıt araçları, hareket halinde olmadığı sürece inşa eseri sayılır. Bu şekildeki bir bina veya inşa eserinin maliki, binadaki yapım veya bakım noksanı sebebiyle meydana gelen zarardan kusuru olsun olmasın sorumlu olur. Yapım noksanından, yapılışta bir teknik eksikliğin bulunması halinde söz edilir. Bir binanın yapılmasında gereğinden az demir veya çimento kullanılması halinde yapım noksanı vardır. Binanın amacına uygun olarak kullanılması gerekli olan koruyucu tedbirlerin alınmaması halindeyse, bakım noksanı veya kötü bakımdan söz edilir: meselâ çürümüş olan merdiven tahtalarının değiştirilmemesi bir bakım noksanıdır; bu sebeple bir zarar meydana gelirse, bundan bina sahibi sorumlu olur. Bu şartlardan birinin bulunması halinde, binanın veya inşa eserinin maliki, kusuru aranmaksızın sorumlu olur. Binayı kendisi yapmamış, hattâ binayı kendisi değil de başkası kullanıyor olsa bile durum böyledir. Bina sahibi, binayı yapan müteahhidin kusurlu olduğunu veya binada bulunan kiracıların binaya iyi bakmadıklarını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz. Ancak, mücbir sebebi ispat etmesi onu sorumluluktan kurtarır. Bunun dışında kalan hiç bir hal sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Yapım veya bakımda başkasının kusurlu olması, malike ancak onlara kusurları nispetinde rücu etme imkânını verir. Malik, zararı her şeye rağmen bizzat öder ve ondan sonra bu zarara sebep olan kimselere baş vurur. Bunun dışında bina veya inşa esen henüz bir zarar vermemiş olmakla beraber, zarar verme tehlikesi ortaya çıkmışsa, ilgili bulunan herkes malikten, gerekli tedbiri almasını isteyebilir. Malikin bunu yerine getirmemesi halinde, baş vurma üzerine gerekli tedbirlerin neler olduğuna mahkeme karar verir.

Yorum yazın